İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14155 E. 2013/21411 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kadri maruf↗ ilk itiraz↗ sigorta ettiren↗ sigorta sözleşmesi↗ yenileme↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, sigorta ettirenin davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin ilk itirazlarını süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat ehliyetinin bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacı ...'nün 13.10.2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın sigorta sözleşmesi kapsamında kaldığı, 21.12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu yenileme güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde ihbar dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve kadri maruf olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına ve sair taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4946 E. 2013/5174 K.
Ortak:kadri maruf · ilk itiraz · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · yenileme · taraf ehliyeti · ihbar · icra inkar tazminatı · hak düşürücü süre · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «sigorta ettirenin» davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin «ilk itirazlarını» süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat «ehliyetinin» bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında «sigorta poliçesinin» düzenlendiği, davacı ...'nün 13.10.2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, 21.12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu «yenileme» güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde «ihbar» dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve «kadri maruf» olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 «icra inkar tazminatına» ve sair taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca «sigorta ettirenin» davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin «ilk itirazlarını» süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat «ehliyetinin» bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında «sigorta poliçesinin» düzenlendiği, davacı ...'nün ........2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, ....12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu «yenileme» güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde «ihbar» dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve «kadri maruf» olduğu gerekçesiyle itirazın ipt...ne, %40 «icra inkar tazminatına» ve sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
… rtışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir. ...- Sigorta ettirenin «ihbar yükümlülüğü» ...'da sözleşme yapılması sırasında, «sigorta sözleşmesi» müddeti içinde ve «rizikonun» gerçekleşmesi h...nde olmak üzere üç «bölümde» düzenlenmiş bulunmaktadır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ank.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ....12.2004 tarihinde geçirdiği rahatsızlık ve konulan teşhisi «sigorta poliçesi» şartlarında yerini bulan otomatik «yenileme» güvencesi ile ömür boyu yenileme güvencesi maddeleri kapsamında «ihbar yükümlülüğü» altında olup olmadığı ve bu kapsamda ........2010 tarihinde geçirdiği ameliyat «masraflarının» «sigorta teminatında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · mal sigortası · poliçe özel şartları · ihbar yükümlülüğü · hayat sigortası · sigorta teminatı · emredici hüküm · iyiniyet
Benzer bu kararda1290 ve 1291. maddeleri «emredici» düzenleme olup taraflar arasında geçerli «poliçe özel şartları» 5........ maddesi de "... sigortalının, «sigorta teminatına» konu etmiş olsun veya olmasın maruz kaldığı tüm rahatsızlık/hastalıklarını sigortacıya zamanında ve derhal ve yazılı olarak bildirmiş olması kayıt ve koşulu ile Ot …
81 vd.) 6762 sayılı ...'nın 1290. maddesi her ne kadar «mal sigortalarına» ilişkin bulunmakla beraber, Dairemizin yerleşik kararlarıyla «hayat sigortalarında» da uygulanmakta olup hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartları'nda sözleşme hükmü h...ni almıştır.
Esasen, «sigorta sözleşmeleri» «iyiniyet» sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini «aydınlatma yükümlülüğü» altındadırlar.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ....12.2004 tarihinde geçirdiği rahatsızlık ve konulan teşhisi «sigorta poliçesi» şartlarında yerini bulan otomatik «yenileme» güvencesi ile ömür boyu yenileme güvencesi maddeleri kapsamında «ihbar yükümlülüğü» altında olup olmadığı ve bu kapsamda ........2010 tarihinde geçirdiği ameliyat «masraflarının» «sigorta teminatında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11707 E. 2011/10684 K.
Ortak:yenileme · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «sigorta ettirenin» davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin «ilk itirazlarını» süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat «ehliyetinin» bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında «sigorta poliçesinin» düzenlendiği, davacı ...'nün 13.10.2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, 21.12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu «yenileme» güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde «ihbar» dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve «kadri maruf» olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 «icra inkar tazminatına» ve sair taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle …
Benzer bu kararda2- Ancak dava, sağlık «sigorta poliçelerinin» davalı tarafından iptalinin ve yeni poliçelerde ömür boyu «yenileme» «garantisine» yer verilmemesinin haksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu poliçelerin bir kısım «primlerinin» zamanında ödenmediği, davalı ... şirketinin BK'nun 101. maddesi uyarınca «ihtar» yazısını davacıların en «son» bildirilen adresine gönderdiği, PTT Genel Müdürlüğü cevabı yazısına göre ihtarların davacı ...'nin kendi imzasına 20.07.2006 ve 23.08.2006 tarihlerinde tebliğ edildiği, dolayısıyla poliçelerin davalı tarafından iptali işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı, ömür boyu «yenileme» «garantisinin» davacılara verilmesini zorunlu kılan bir düzenlemenin olmadığı, tarafların poliçe genel ve «özel şartlarına» uymak zorunda oldukları, somut uyuşmazlıkta da bu özel şartlar uyarınca sözleşmeye aykırı hareket ederek poliçelerinin iptal edilmesine neden olan davacıların, yen …
Davacıların 1999 yılından bu yana davalı ... şirketi ile devam eden sigortalılık ilişkilerinin bulunduğu, Poliçe Özel Şartları uyarınca dört yılın sonunda ömür boyu «yenileme» «garantisi» hakkını kazandıkları, ancak davacı ...'nin 25.03.2006, davacı ...'nin 26.03.2006 tarihinde başlayan bir yıl süreli poliçelerinin devamı sırasında, ... için 25.07.2006, ... için 26.06.2006 tarihli «prim» taksit borçlarının ödenmediği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · ek prim · garantörlük · kâr dağıtımı · ihtar · tebligat · taahhütname · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu poliçelerin bir kısım «primlerinin» zamanında ödenmediği, davalı ... şirketinin BK'nun 101. maddesi uyarınca «ihtar» yazısını davacıların en «son» bildirilen adresine gönderdiği, PTT Genel Müdürlüğü cevabı yazısına göre ihtarların davacı ...'nin kendi imzasına 20.07.2006 ve 23.08.2006 tarihlerinde tebliğ edildiği, dolayısıyla poliçelerin davalı tarafından iptali işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı, ömür boyu «yenileme» «garantisinin» davacılara verilmesini zorunlu kılan bir düzenlemenin olmadığı, tarafların poliçe genel ve «özel şartlarına» uymak zorunda oldukları, somut uyuşmazlıkta da bu özel şartlar uyarınca sözleşmeye aykırı hareket ederek poliçelerinin iptal edilmesine neden olan davacıların, yen …
Bu konuda davacılar vekilince müvekkillerine hiçbir «tebligatın» yapılmadığı savunulmuşken, davalı tarafından davacıların poliçelerinin kendilerine «ihtarda» bulunulduktan sonra iptal edildiği iddia edilmiş ve 10.07.2006 ve 08.08.2006 tarihli iadeli «taahhütlü» «ihtarnameler» sunulmuştur.
Davacıların 1999 yılından bu yana davalı ... şirketi ile devam eden sigortalılık ilişkilerinin bulunduğu, Poliçe Özel Şartları uyarınca dört yılın sonunda ömür boyu «yenileme» «garantisi» hakkını kazandıkları, ancak davacı ...'nin 25.03.2006, davacı ...'nin 26.03.2006 tarihinde başlayan bir yıl süreli poliçelerinin devamı sırasında, ... için 25.07.2006, ... için 26.06.2006 tarihli «prim» taksit borçlarının ödenmediği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Zira anılan Poliçe Özel Şartlarının 5.2.3. maddesi uyarınca, bu güvenceyi kazanmış sigortalının «prim» borcunu ödememesi nedeniyle poliçenin iptal olması veya herhangi bir nedenle sigortalılığın kesintiye uğraması durumunda, sigortacının güvence «taahhüdü» «son» bulur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14155 E. , 2013/21411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 17/01/2012 gün ve 2010/574-2012/44 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/03/2013 gün ve 2012/4946-2013/5174 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'nün sigorta ettiren sıfatıyla davalı şirket ile sağlık sigortası sözleşmesi kurduğunu, eşi ...'ın da sağlık sigortası güvencesi altına alındığını, her iki davacının sigortalı olduklarını, sigorta sözleşmesi kapsamında bütün primlerin ödendiğini ve poliçenin limitsiz sağlık sigortası poliçesi niteliğinde olduğunu, yatarak tedavilerin de sigorta poliçesi kapsamında yer aldığını, müvekkillerinden ...'nün 13.01.2010 tarihinde Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde dizlerinden ameliyat olduğunu ancak davalının tedavi masrafını ödemediğini, başlatılan takibin de itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve sigorta sözleşmesinin hiç bir sınırlamaya tabi olmaksızın ve bütün kazanılmış haklarla devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ...'ın davada taraf ehliyeti bulunmadığını, ömür boyu yenileme güvencesinin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın yeniden verilmesinin olanaklı olmadığını, itirazın iptali davasında bu türden taleplerin dinlenemeyeceğini, davacılardan ...'ye poliçe tanziminden sonra ve fakat ömür boyu yenileme güvencesi verilmezden önce gonartz teşhisinin konulduğunu, dolayısıyla davacının Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 7. maddesindeki beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, sigorta ettirenin davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin ilk itirazlarını süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat ehliyetinin bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacı ...'nün 13.10.2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın sigorta sözleşmesi kapsamında kaldığı, 21.12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu yenileme güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde ihbar dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve kadri maruf olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına ve sair taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045949600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz