6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanının terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4925 E. 2013/20791 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini ticaret unvanı marka hakkına tecavüz terkin tacir haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, marka hakkında tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ünvanın terkini istemine ilişkin olduğu, ticaret ünvanının sadece taciri, markanın ise mal ve hizmetleri ayırt etmede kullanıldığı, ancak, ticaret ünvanı veya ünvanda yer alan bir kelimenin, mal ve hizmetler ile bağlantılı olarak kullanılması, yani artık markasal değer atfedilmesi halinde marka hakkına tecavüzün söz konusu olabileceği, somut olayda, davalının sözkonusu ticaret ünvanını markasal olarak kullandığına ilişkin davacının herhangi bir iddasının bulunmadığı, davalının da markasal kullanımda bulunmadığını savunduğu, ortada bir marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği TTK'nın 57/5. maddesi uyarınca haksız rekabete karşı korunmasının da ticaret ünvanı yada markanın öncelikli kullanım hakkının bunların kendi mecralarındaki kullanım alanları ile ilgili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, adına tescilli markanın aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ticaret ünvanının esaslı unsuru olduğunu belirterek işbu davayı açmıştır. Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif hakime aittir. Davada uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 57/5. maddesi hükmüne göre başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak haksız rekabet teşkil eder. Haksız rekabetin oluşması için davalının ticaret unvanını markasal olarak kullanması da şart olmadığı gibi kullanım şeklinin bu maddede yazılı sıraya göre oluşması da şart değildir. Asıl olan, söz konusu maddede "ad, ünvan, marka, işaret gibi" denilmek suretiyle tahdidi olarak sayılmamış olan tanıtma işaretlerinin kullanımının iltibas tehlikesine yol açtığı hususunun belirlenmesidir. Somut olayda davacı adına uzun süredir tescilli ve kullanılmakta olan "Lescon" ibareli markalarının birebir aynısı aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından ticaret unvanının esaslı unsuru olarak tescil ettirilmiştir. Bu nedenle davalı şirketin ticaret unvanının terkini talebinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4925 E.  ,  2013/20791 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2013 tarih ve 2011/444-2013/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "Lescon" ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalının ünvanında ayırt edici ve temel unsur olan " Lescon" kelimesinin müvekkili markasındaki "Lescon" ibaresi ile birebir aynı olduğunu, davalının müvekkili markasına konu mal ve hizmet sektörü ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, "Lescon" kelimesini ticaret ünvanında kullanmasının müvekkili markası ile iltibas oluşturduğunu, aralarında irtibat olduğu izlenimi verdiğini, davalının basılı evraklarındaki grafik görünüşünün dahi müvekkili markasının taklidi olduğunu, müvekkil markasının davalının faaliyette bulunduğu ilde de satıldığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalının ticaret ünvanındaki "Lescon" kelimesinin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin "Lescon" ibaresini marka olarak değil, sadece ticaret ünvanı olarak kullandığını, toptan triko ticareti yaptığını, davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, marka hakkında tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ünvanın terkini istemine ilişkin olduğu, ticaret ünvanının sadece taciri, markanın ise mal ve hizmetleri ayırt etmede kullanıldığı, ancak, ticaret ünvanı veya ünvanda yer alan bir kelimenin, mal ve hizmetler ile bağlantılı olarak kullanılması, yani artık markasal değer atfedilmesi halinde marka hakkına tecavüzün söz konusu olabileceği, somut olayda, davalının sözkonusu ticaret ünvanını markasal olarak kullandığına ilişkin davacının herhangi bir iddasının bulunmadığı, davalının da markasal kullanımda bulunmadığını savunduğu, ortada bir marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği TTK'nın 57/5.

maddesi uyarınca haksız rekabete karşı korunmasının da ticaret ünvanı yada markanın öncelikli kullanım hakkının bunların kendi mecralarındaki kullanım alanları ile ilgili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, adına tescilli markanın aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ticaret ünvanının esaslı unsuru olduğunu belirterek işbu davayı açmıştır. Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif hakime aittir. Davada uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 57/5. maddesi hükmüne göre başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak haksız rekabet teşkil eder. Haksız rekabetin oluşması için davalının ticaret unvanını markasal olarak kullanması da şart olmadığı gibi kullanım şeklinin bu maddede yazılı sıraya göre oluşması da şart değildir. Asıl olan, söz konusu maddede "ad, ünvan, marka, işaret gibi" denilmek suretiyle tahdidi olarak sayılmamış olan tanıtma işaretlerinin kullanımının iltibas tehlikesine yol açtığı hususunun belirlenmesidir.

Somut olayda davacı adına uzun süredir tescilli ve kullanılmakta olan "Lescon" ibareli markalarının birebir aynısı aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından ticaret unvanının esaslı unsuru olarak tescil ettirilmiştir. Bu nedenle davalı şirketin ticaret unvanının terkini talebinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045860900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.