İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2881 E. 2013/21287 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile; icra dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, takip alacaklarının %40'ı oranında icra inkar tazminatının ayrı ayrı davalıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı şirkete verildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı şirket vekili ise, davacıların şirkete borç para verdiklerini iddia ettikleri dönemde, şirketin yönetim kurulunda bulunduklarını ve şirket kayıtlarının kendileri tarafından lehlerine tutulduğunu, lehlerine delil oluşturulduğunu savunmuştur. Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında, dava konusu borçların dayanağının, şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinden ve dosya içeriğinden anlaşılamadığı belirtilmiş ise de dava konusu borçların ortaklara borçlar hesabında kayıtlı olması sebebiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin savunmaları üzerinde durulmaksızın sırf defter kaydına dayanılarak, kaydın tutulduğu dönemde davacıların davalı şirketteki konumları ve defter kayıtlarındaki sorumlulukları değerlendirilmeden ve bu değerlendirme sonucuna göre kaydın dayanağı belgeler aranmaksızın, gerektiğinde bu konuda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3599 E. 2015/5234 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaDosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında, dava konusu borçların dayanağının, şirket «defter» ve kayıtlarının incelenmesinden ve dosya içeriğinden anlaşılamadığı belirtilmiş ise de dava konusu borçların ortaklara borçlar hesabında kayıtlı olması sebebiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin savunmaları üzerinde durulmaksızın sırf «defter» «kaydına» dayanılarak, kaydın tutulduğu dönemde davacıların davalı şirketteki konumları ve defter kayıtlarındaki sorumlulukları değerlendirilmeden ve bu değerlendirme sonucuna göre kaydın dayanağı belgeler aranmaksızın, gerektiğinde bu konuda ek rapor alınmadan «eksik inceleme» ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her iki şirket «defterlerinin» lehlerine delil olarak kullanılamayacağı, davalı ...'ın «şirket müdürü» olarak yaptığı satış işleminin «dürüstlük kurallarına» ve mevzuata uygunluğunun ayrı bir konu olduğu, davacı iddialarının soyut ve yetersiz kaldığı, aksine satışlar sonucu davacı şirkete ait kredi borçlarının ödendiğine ilişkin banka kayıtlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, her iki şirket «defterlerinin» lehlerine delil olarak kullanılamayacağı, davalı ...'ın «şirket müdürü» olarak yaptığı satış işleminin «dürüstlük kurallarına» ve mevzuata uygunluğunun ayrı bir konu olduğu, davacı iddialarının soyut ve yetersiz kaldığı, aksine satışlar sonucu davacı şirkete ait kredi borçlarının ödendiğine ilişkin banka kayıtlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, araçların şirketin tek mal varlığı olup olmadığı, tek mal varlığı olması halinde devir için «ortaklar kurulu» kararı alınmış olması gerektiği, ortaklar kurulu kararı alınmamış olması durumunda ise devrin hükümsüz olacağı hususu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11828 E. 2013/10313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · vekalet ücreti takdiri · davadan feragat · bono · vade · istirdat · feragat · yargılama gideri
Benzer bu karardaYargılama sırasında davalı vekili, davacı tarafın 02.08.2011 ve 02.09.2011 «vade» tarihli «bonolar» karşılığında «davadan feragat» ettiğini beyan ederek 10.06.2011 tarihli “İbraname ve Feragatname” başlıklı belgeyi mahkemeye sunmuş olup, mahkemece bu belgenin aslında taraflar arasında gerçekleşen bir «sulhun» içeriğini de ortaya koyduğu, tarafların gerçek iradesinin bu dava ile ilgili «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» istenmeyeceği yönünde olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine ve davalı yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HMK’nun 311.maddesi uyarınca «feragat nedeniyle davanın reddine», feragat belgesinin içeriğine ve işbu davaya konu edilen alacak karşılığı «bono» tanzim edilmiş olmasına göre davalı lehine «yargılama gideri» ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı taraf vekili, davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmesi yanında lehlerine «vekalet ücreti takdir» edilmesini de talep etmiştir.
Dava, hisse devir bedeli için yapılan ödemenin devrin gerçekleşmemesi nedeniyle «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2881 E. , 2013/21287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
SALİHLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2008/411 E.
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2012/654-2012/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili ...'in davalı şirkete 155.634 TL borç verdiğini, birleşen davada ise müvekkili .....'in 43.070,50 TL borç verdiğini, o günden beri müvekkillerinin alacaklarını geri alamadıklarını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine, davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra dosyalarına vaki itirazların iptali ile müvekkilleri lehine ayrı ayrı %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş,
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile; icra dosyalarına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, takip alacaklarının %40'ı oranında icra inkar tazminatının ayrı ayrı davalıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı şirkete verildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı şirket vekili ise, davacıların şirkete borç para verdiklerini iddia ettikleri dönemde, şirketin yönetim kurulunda bulunduklarını ve şirket kayıtlarının kendileri tarafından lehlerine tutulduğunu, lehlerine delil oluşturulduğunu savunmuştur. Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında, dava konusu borçların dayanağının, şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinden ve dosya içeriğinden anlaşılamadığı belirtilmiş ise de dava konusu borçların ortaklara borçlar hesabında kayıtlı olması sebebiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin savunmaları üzerinde durulmaksızın sırf defter kaydına dayanılarak, kaydın tutulduğu dönemde davacıların davalı şirketteki konumları ve defter kayıtlarındaki sorumlulukları değerlendirilmeden ve bu değerlendirme sonucuna göre kaydın dayanağı belgeler aranmaksızın, gerektiğinde bu konuda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045837000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz