Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5153 E. 2013/21136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil↗ makul süre↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ alacak davası↗ ihtarname↗ çek↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın İzmir 2. Noterliği'nin 18/09/2008 tarihli ihtarnamesi ile iptal davası açıldığını davacıya bildirildiği, çekin iptaline ilişkin 30/03/2009 tarihinde kesinleşen karardan sonra davacı tarafından keşideci hakkında alacak davası açılmadığı gibi icra takibinin de neredeyse 1 sene sonra 05/02/2010 'da başlatıldığı, kaldı ki davacının çek elinde olmasa bile alacak davası açma hakkı olup, bu davada ödemenin çekle yapıldığını ve ödendiğini ispat edecek olanın borçlu olduğu, burada gecikmeye meydan veren ve makul sürede dava ve takip açmayan alacaklının bankayı zarardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil için davalı bankaya ciro edilen çekin banka tarafından kaybedilmesi üzerine açılmış bulunan tazminat davasıdır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere çekin banka tarafından kaybedildiği hususu çekişmesiz olduğu gibi, davacının da dava dışı keşideciden çek bedelini tahsil edemediği anlaşılmaktadır. Vekil hamil durumunda bulunan bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle davacı bir zarara uğramış ise zamanaşımı süresi içerisinde bu zararını davalı bankadan isteyebilir. Davacının keşideci aleyhine geç takipte bulunması bankanın sorumsuzluğu sonucunu doğurmaz. Davalı banka davacının vekili durumunda bulunduğundan tek başına çekin kaybedilmesi de bankanın çek bedeli kadar tazminat ödemesini gerektirmez. Bankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının keşideci aleyhine hukuki yollara başvurması gereken makul süre içerisinde var ise çek hesabında bulunan paranın tahsilinin imkansız hale gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin malvarlıklarını elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması halinde banka ispatlanan zarardan sorumlu olur. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlarda araştırma yapılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş mümeyyiz davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5194 E. 2017/7082 K.
Ortak:makul süre · malvarlığına ilişkin dava · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaBankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının «keşideci» aleyhine hukuki yollara başvurması gereken «makul süre» içerisinde var ise «çek» hesabında bulunan paranın tahsilinin imkansız hale gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin «malvarlıklarını» elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması halinde banka ispatlanan zarardan sorumlu olur.
Noterliği'nin 18/09/2008 tarihli «ihtarnamesi» ile «iptal davası» açıldığını davacıya bildirildiği, çekin iptaline ilişkin 30/03/2009 tarihinde kesinleşen karardan sonra davacı tarafından «keşideci» hakkında «alacak davası» açılmadığı gibi icra takibinin de neredeyse 1 sene sonra 05/02/2010 'da başlatıldığı, kaldı ki davacının «çek» elinde olmasa bile alacak davası açma hakkı olup, bu davada ödemenin çekle yapıldığını ve ödendiğini ispat edecek olanın borçlu olduğu, burada gecikmeye meydan veren ve «makul sürede» dava ve takip açmayan alacaklının bankayı zarardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere çekin banka tarafından kaybedildiği hususu çekişmesiz olduğu gibi, davacının da dava dışı «keşideciden» «çek» bedelini tahsil edemediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, bankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının «keşideci» aleyhine hukuki yollara başvurması gereken «makul süre» içerisinde var ise «çek» hesabında bulunan paranın tahsilinin imkansız hale gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin «malvarlıklarını» elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması halinde banka ispatlanan zarardan sorumlu olur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, asıl «çek» borçlusu hakkındaki davayı kazandığı, ancak asıl borçlunun «malvarlığının» bulunmaması sebebiyle alacağını tahsil edemediği, bu durumda zarara uğrayan davacının, çeki kaybeden bankadan alacağını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 5.250 TL'nin «ibraz» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere çekin banka tarafından kaybedildiği hususu çekişmesiz olduğu gibi, davacının da dava dışı «keşideciden» «çek» bedelini tahsil edemediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · eksik inceleme · vekalet ücreti · avans faizi · ibraz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, asıl «çek» borçlusu hakkındaki davayı kazandığı, ancak asıl borçlunun «malvarlığının» bulunmaması sebebiyle alacağını tahsil edemediği, bu durumda zarara uğrayan davacının, çeki kaybeden bankadan alacağını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 5.250 TL'nin «ibraz» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-) Kabule göre de, davacı kendisini bir vekil ile «temsil» ettirmediği halde davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması da doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Bu itibarla, mahkemece anılan hususlarda araştırma yapılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14561 E. 2017/2104 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaBankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının «keşideci» aleyhine hukuki yollara başvurması gereken «makul süre» içerisinde var ise «çek» hesabında bulunan paranın tahsilinin imkansız hale gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin «malvarlıklarını» elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması halinde banka ispatlanan zarardan sorumlu olur.
Noterliği'nin 18/09/2008 tarihli «ihtarnamesi» ile «iptal davası» açıldığını davacıya bildirildiği, çekin iptaline ilişkin 30/03/2009 tarihinde kesinleşen karardan sonra davacı tarafından «keşideci» hakkında «alacak davası» açılmadığı gibi icra takibinin de neredeyse 1 sene sonra 05/02/2010 'da başlatıldığı, kaldı ki davacının «çek» elinde olmasa bile alacak davası açma hakkı olup, bu davada ödemenin çekle yapıldığını ve ödendiğini ispat edecek olanın borçlu olduğu, burada gecikmeye meydan veren ve «makul sürede» dava ve takip açmayan alacaklının bankayı zarardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere çekin banka tarafından kaybedildiği hususu çekişmesiz olduğu gibi, davacının da dava dışı «keşideciden» «çek» bedelini tahsil edemediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, «keşidecinin» «çek» «ibraz» tarihinde «malvarlığının» bulunup bulunmadığı ve bunları elinden çıkarıp çıkarmadığının araştırılması gerekirken bu konuda araştırma ve değerlendirme yapılmadan, salt keşideci şirketin ibraz tarihinden sonra aciz halinde olduğuna ilişkin belgenin alınması nedeniyle davanın kabulü doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle sorumluluğunun doğabilmesi için dava dışı «çek» «keşidecisi» olan şirketin «ibraz» tarihinde çek bedelini ödeme gücü olduğunun saptanması, bir başka deyişle, çek kaybedilmeseydi keşideciye başvurma halinde keşidecinin ödeme gücü olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından «çek» bedelinin tahsili hususunda «keşideci» aleyhine takip yapılmış ve borç ödemeden «aciz vesikası» alınmış ise de bu durum, davalı bankanın sorumluluğu için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · ticari faiz · ibraz
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin ilamında da belirtildiği üzere söz konusu «çek» bedelini davalı bankanın davacıya ödemesi gerektiği, davacının iddialarının doğru olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının kabulü ile 14.185,00 TL'nin 22/06/2004 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle sorumluluğunun doğabilmesi için dava dışı «çek» «keşidecisi» olan şirketin «ibraz» tarihinde çek bedelini ödeme gücü olduğunun saptanması, bir başka deyişle, çek kaybedilmeseydi keşideciye başvurma halinde keşidecinin ödeme gücü olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda, her ne kadar davacı tarafından «çek» bedelinin tahsili hususunda «keşideci» aleyhine takip yapılmış ve borç ödemeden «aciz vesikası» alınmış ise de bu durum, davalı bankanın sorumluluğu için yeterli değildir.
Zararın doğabilmesi için «keşidecinin» «çek» «ibraz» tarihinde ödeme gücünün olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5153 E. , 2013/21136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2012 tarih ve 2011/1109-2012/1400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi ... Bahçe Mob. Ltd. Şti olan Şekerbank Manavgat Şubesi'nin 25157756 hesap 000006 seri nolu, 30/08/2008 keşide tarihli 7500 TL bedelli çekin Türk Ekonomi Bankası İzmir Çankaya Şubesi 'ne tahsil için verildiğini, ilgili şubenin çeki aslını uhdesinde iken kaybettiğini, bunun üzerine Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi'nce çekin iptaline karar verildiğini, çekin karşılıksız olup olmadığının dahi belirlenemeden banka şubesinde kaybolduğunu, bu sebeple keşideci şirket hakkında icra takibi yapıldığını ancak borçlunun menkul ve gayrimenkul malvarlığı banka hesabı bulunmadığından fiilen yapılmak istenen haczin de borçlu adresinde bulunmadığından sonuçsuz kaldığını, banka şubesine 15/09/2008 tarihli ihtarname keşide edilerek, çek bedelinin talep edildiğini, banka tarafından talebin reddedildiğini, çekin karşılıksız olup olmadığı sorgulanamadan yani takas odasına sorulmadan kaybolması sebebi ile de karşılıksız çek keşide etmeden dolayı da ceza davasına konu edilemediğini ileri sürerek, çek bedeli olan 7500 TL'nin keşide tarihi olan 30/08/2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini ayrıca çek bedelinin %5'i oranında karşılıksız çek tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın İzmir 2. Noterliği'nin 18/09/2008 tarihli ihtarnamesi ile iptal davası açıldığını davacıya bildirildiği, çekin iptaline ilişkin 30/03/2009 tarihinde kesinleşen karardan sonra davacı tarafından keşideci hakkında alacak davası açılmadığı gibi icra takibinin de neredeyse 1 sene sonra 05/02/2010 'da başlatıldığı, kaldı ki davacının çek elinde olmasa bile alacak davası açma hakkı olup, bu davada ödemenin çekle yapıldığını ve ödendiğini ispat edecek olanın borçlu olduğu, burada gecikmeye meydan veren ve makul sürede dava ve takip açmayan alacaklının bankayı zarardan sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil için davalı bankaya ciro edilen çekin banka tarafından kaybedilmesi üzerine açılmış bulunan tazminat davasıdır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere çekin banka tarafından kaybedildiği hususu çekişmesiz olduğu gibi, davacının da dava dışı keşideciden çek bedelini tahsil edemediği anlaşılmaktadır. Vekil hamil durumunda bulunan bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle davacı bir zarara uğramış ise zamanaşımı süresi içerisinde bu zararını davalı bankadan isteyebilir. Davacının keşideci aleyhine geç takipte bulunması bankanın sorumsuzluğu sonucunu doğurmaz. Davalı banka davacının vekili durumunda bulunduğundan tek başına çekin kaybedilmesi de bankanın çek bedeli kadar tazminat ödemesini gerektirmez.
Bankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının keşideci aleyhine hukuki yollara başvurması gereken makul süre içerisinde var ise çek hesabında bulunan paranın tahsilinin imkansız hale gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin malvarlıklarını elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması halinde banka ispatlanan zarardan sorumlu olur. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlarda araştırma yapılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş mümeyyiz davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045800400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz