Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3054 E. 2013/19223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ bloke↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ mahsup↗ vade↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın kendi sistem güvenliği açısından tedbirler almasının yeterli olmadığı, müşterisinin internet bankacılığına girişte güvenliğinin sağlanması bakımından da sorumluluklarının bulunduğu, davacının da asgari düzeyde dahi olsa herhangi bir güvenlik önlemi almadığı, virüs programı kullanmadığı, tarafların % 50 oranında kusurlu kabul edildikleri, davacının suça iştirak ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, davacının bloke halde tutulan 6.930 TL ile kalan 4.400 TL'nin yarısını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.130 TL'nin 09.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan
kendine özgü bir sözleşmedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davacının % 50 oranda kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, dava konusu iddia edilen zarar, aslında davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu kanıtlanmadığından, davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. O halde, davacının hesabındaki paranın tamamının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16513 E. 2012/6009 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı hesap sahibinin davaya konu «havale» işlemini gerçekleştiren üçüncü kişilere karşı «husumet» yöneltmesi yerinde değildir.
Kaldı ki mahkeme kabulünün aksine, dosya kapsamında davalılardan ...’nın işbu «havale» işlemini gerçekleştirdiğine yönelik hiçbir delil ve tespit de mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8156 E. 2011/874 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · işlemiş faiz · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, salt asıl alacağın dava tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, «emredici» hüküm niteliğindeki BK.nun 104/«son» maddesi dikkate alınmadan «işlemiş faiz» alacağına faiz uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesaplarından «uyuşmazlık konusu» paranın internet yoluyla çekildiği, davalının gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, hafif kusurundan bile sorumlu olacağı, objektif sorumluluk uyarınca parayı hesap sahibine ödemek durumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.549.78 TL’nin 11.08.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle davacı hesaplarından para çekildiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durum karşısında, iddia ve savunma doğrultusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, hesaplardan ne kadar para çekildiği, işlemin nasıl yapıldığı, davacının kusurunun olup olmadığı, sistemin nasıl işlediği yönlerinde denetime uygun rapor alınmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın kendi sistem güvenliği açısından tedbirler almasının yeterli olmadığı, müşterisinin «internet bankacılığına» girişte güvenliğinin sağlanması bakımından da sorumluluklarının bulunduğu, davacının da asgari düzeyde dahi olsa herhangi bir güvenlik önlemi almadığı, virüs programı kullanmadığı, tarafların % 50 oranında kusurlu kabul edildikleri, davacının suça iştirak ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, davacının «bloke» halde tutulan 6.930 TL ile kalan 4.400 TL'nin yarısını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.130 TL'nin 09.06.2004 tarihinden itibaren işleyec …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · husumet
Benzer bu karardaŞayet usulsüz işlemde davalı ...'in bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», zarar gören davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...'e «husumet» düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12474 E. 2010/11284 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü · havale
Benzer bu karardaOysa, davacılara ait para, davalı bankalara karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankaları aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankalar, davacılara vermiş olduğu şifre ve parolanın davacıların kusuruyla ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın kendi sistem güvenliği açısından tedbirler almasının yeterli olmadığı, müşterisinin «internet bankacılığına» girişte güvenliğinin sağlanması bakımından da sorumluluklarının bulunduğu, davacının da asgari düzeyde dahi olsa herhangi bir güvenlik önlemi almadığı, virüs programı kullanmadığı, tarafların % 50 oranında kusurlu kabul edildikleri, davacının suça iştirak ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, davacının «bloke» halde tutulan 6.930 TL ile kalan 4.400 TL'nin yarısını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.130 TL'nin 09.06.2004 tarihinden itibaren işleyec …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu, ceza davasında davalı ... yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.200 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Şayet usulsüz işlemde davalı ...'in bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», zarar gören davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...'e «husumet» düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2039 E. 2012/8440 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, «ispat yükü» üzerinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirilip geçirilmediğini ispatlayıp ispatlayamadığı, davacının olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle 3/5, davacının da kişisel bilgilerini korumakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle 2/ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3054 E. , 2013/19223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/187-2012/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesindeki hesabında bulunan 11.300 TL'nin internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara havale edilerek çalındığını, durumun bankaya bildirilmesi üzerine 6.930 TL'lik kısma bloke konulmuş ise de, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, gerekli sistem güvenliğini sağlamayan bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 11.300 TL'nin 09.06.2004 olay tarihinden itibaren işleyecek mevduat faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın kendi sistem güvenliği açısından tedbirler almasının yeterli olmadığı, müşterisinin internet bankacılığına girişte güvenliğinin sağlanması bakımından da sorumluluklarının bulunduğu, davacının da asgari düzeyde dahi olsa herhangi bir güvenlik önlemi almadığı, virüs programı kullanmadığı, tarafların % 50 oranında kusurlu kabul edildikleri, davacının suça iştirak ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği, davacının bloke halde tutulan 6.930 TL ile kalan 4.400 TL'nin yarısını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.130 TL'nin 09.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'inci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan
kendine özgü bir sözleşmedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davacının % 50 oranda kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, dava konusu iddia edilen zarar, aslında davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu kanıtlanmadığından, davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. O halde, davacının hesabındaki paranın tamamının davalı bankadan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 487,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045619200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz