6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8156 E. 2011/874 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi usulsüz tevdi sözleşmesi kusur oranı emredici hüküm mahsup işlemiş faiz uyuşmazlık konusu vade taşıyan kusur hasar eksik inceleme temerrüt i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesaplarından uyuşmazlık konusu paranın internet yoluyla çekildiği, davalının gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, hafif kusurundan bile sorumlu olacağı, objektif sorumluluk uyarınca parayı hesap sahibine ödemek durumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.549.78 TL’nin 11.08.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaplardaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle davacı hesaplarından para çekildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, işlemlerin nasıl yapıldığı, ne kadar para çekildiği, davacının bir kusurunun olup olmadığı yönlerinde hiçbir inceleme yapılmamıştır. Bu durum karşısında, iddia ve savunma doğrultusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, hesaplardan ne kadar para çekildiği, işlemin nasıl yapıldığı, davacının kusurunun olup olmadığı, sistemin nasıl işlediği yönlerinde denetime uygun rapor alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekli bakımından da; davacı taraf, ayrıca dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağını da talep etmiştir. O halde, salt asıl alacağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, emredici hüküm niteliğindeki BK.nun 104/son maddesi dikkate alınmadan işlemiş faiz alacağına faiz uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16513 E. 2012/6009 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12474 E. 2010/11284 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2039 E. 2012/8440 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5529 E. 2010/11538 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8156 E.  ,  2011/874 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Datça Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/165-2009/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalının üç ayrı şubesinde hesabı olduğunu, rızasına aykırı şekilde internet yolu ile 07.06.2005 tarihinde paralar çekildiğini, zararının karşılanmadığını ileri sürerek, faiziyle birlikte toplam 7.549.78 YTL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının kusuru ile hesaptan paraların çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesaplarından uyuşmazlık konusu paranın internet yoluyla çekildiği, davalının gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, hafif kusurundan bile sorumlu olacağı, objektif sorumluluk uyarınca parayı hesap sahibine ödemek durumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.549.78 TL’nin 11.08.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaplardaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle davacı hesaplarından para çekildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ancak, işlemlerin nasıl yapıldığı, ne kadar para çekildiği, davacının bir kusurunun olup olmadığı yönlerinde hiçbir inceleme yapılmamıştır. Bu durum karşısında, iddia ve savunma doğrultusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, hesaplardan ne kadar para çekildiği, işlemin nasıl yapıldığı, davacının kusurunun olup olmadığı, sistemin nasıl işlediği yönlerinde denetime uygun rapor alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekli bakımından da; davacı taraf, ayrıca dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağını da talep etmiştir. O halde, salt asıl alacağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, emredici hüküm niteliğindeki BK.nun 104/son maddesi dikkate alınmadan işlemiş faiz alacağına faiz uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013875100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.