Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13348 E. 2013/19208 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bina haricindeki zararın meydana geldiği yerde kanalizasyon sisteminin çalıştırılmasından ve bakımından davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün sorumlu bulunduğu, kanalizasyon sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir sebebin bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ASKİ'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında kusuru bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı, toplam zararın 27.686 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 23.613,04 TL'nin davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ... haricindeki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.07.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalılar yararına bozulmuştur.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7310 E. 2013/6614 K.
Ortak:kusur · dava sebebi · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir «sebebin» bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ASKİ'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında «kusuru» bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı, toplam zararın 27.686 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 23.613,04 TL'nin davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ... haricindeki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 0 …
Benzer bu kararda… sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir «sebebin» bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ...'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında «kusuru» bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebi …
Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ... haricindeki davalılardan 30.09.2009 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
3- Öte yandan, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda «kusur» paylaştırması yapılmış ise de, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalılar davacının sigortalısına karşı müştereken ve «müteselsilen sorumludur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · rücu · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında meydana gelen su baskını sebebiyle rucuen tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesi ile 28.771,00 TL'nin davalılardan (davalı gayrimenkul maliklerinin arsa payları oranında sorumlu olması «kaydı» ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Ancak yapılan yargılama neticesinde, «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olacak şekilde davacının talebi aşılarak toplam 29.516,30 TL üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hüküm bölümünde arsa malikleri yönünden arsa payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, arsa payları gözetilmeksizin zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmaları da davacı talebinin aşılması mahiyetinde olup hükmün mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, işbu dava nedeniyle sorumluluğu bulunan davalılar yönünden zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, BK'nın 50. maddesi uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki «rücu» ilişkisinde dikkate alınacak olan «kusur oranı» üzerinden tahsile karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı-birleşen dosya davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda «kusur» paylaştırması yapılmış ise de, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalılar davacının sigortalısına karşı müştereken ve «müteselsilen sorumludur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4834 E. 2010/10598 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir «sebebin» bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ASKİ'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında «kusuru» bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı, toplam zararın 27.686 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 23.613,04 TL'nin davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ... haricindeki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 0 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı yüklenicilerin, iş sahibi olan davacıdan bağımsız olarak işleri yürütürken başkalarına verdiği zarardan bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yazılı gerekçe ile davalı iş sahibi olan ASKİ hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı işveren ASKİ'nin pasif dava «ehliyetinin» bulunduğu nazara alınmak suretiyle işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ASKİ aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · eser sözleşmesi · ifa · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · hasar
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı işveren ASKİ'nin pasif dava «ehliyetinin» bulunduğu nazara alınmak suretiyle işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ASKİ aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı yüklenicilerin, iş sahibi olan davacıdan bağımsız olarak işleri yürütürken başkalarına verdiği zarardan bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» olduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ bulunduğu, yüklenici olan dava dışı firmaların yaptığı kazı ve benzeri çalışmalar sonucu davacının sigortalısına ait taşınmaz ve imalatların «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Yazılı gerekçe ile davalı iş sahibi olan ASKİ hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4022 E. 2012/10568 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · tacir sıfatı · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · haksız eylem · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2-Dava «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davalı ASKİ yönünden haksız eylemden kaynaklanmasına ve davalı ASKİ'nin söz konusu faaliyetlerinden dolayı «tacir» olması nedeniyle anılan davalının «tacir sıfatına» göre «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmediği gibi, «haksız eylem» tarihi de 06.10.2008 olduğu halde «temerrüt faizi başlangıcının» 06.12.2008 olarak kabulü de doğru görülmeyip hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapıl …
… 6.12.2008 tarihinde düzenlenen içme suyu şebeke arıza takip formuna göre su baskınına neden olan arızanın davalı ASKİ’nin bakım ve denetiminde olduğu, meydana gelen «hasarın» «teminat kapsamında» bulunduğu, davacının «ibraz» ettiği faturalarla hasar gören emtiaların işyerinde bulunduğunu kanıtladığı, olay tarihi ve «ıslah» tarihi dikkate alındığında ıslah tarihinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, davalı ASKİ yönünden «haksız fiil» hükümleri uyarınca «yasal faiz», davalı ... yönünden «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması nedeniyle «avans faizi» uygulanması gerektiği kanaatiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulü ile,10.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa davalı ASKİ yönünden 06.12.20 …
… bulunmamasına ve her ne kadar mahkemenin gerekçeli kararında olay tarihi olarak 06.12.2008 tarihi kabul edilmek suretiyle davalı ASKİ yönünden bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiş ise de, dosya içeriği itibariyle esasen «uyuşmazlık konusu» «hasar» 06.10.2008 tarihinde meydana gelmiş olup; bu tarih ile «ıslahın» yapıldığı 22.11.2010 tarihi arasında TTK'nun 1268. maddesinde belirtilen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolmuş olmasına göre, davalı ASKİ ve davalı ... vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların redd …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4833 E. 2010/10722 K.
Ortak:husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir «sebebin» bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ASKİ'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında «kusuru» bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı, toplam zararın 27.686 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 23.613,04 TL'nin davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ... haricindeki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 0 …
Benzer bu kararda… esi uyarınca iş sahibinin ASKİ olduğu, dava dışı şirketlerin bedeli karşılığında yüklenici sıfatı ile iş yapmayı yüklendiği, davalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, yüklenici şirketlerin iş sahibinden bağımsız olarak sonuca yönelik eseri gerçekleştirmek için işleri yürütürken başkalarına verdikleri zarardan bizzat sorumlu oldukları, sözleşmede buna dair hüküm bulunduğu, iş sahibinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yüklenici şirketlerin iş sahibinden bağımsız olarak sonuca yönelik eseri gerçekleştirmek için işleri yürütürken başkalarına verdikleri zarardan bizzat sorumlu oldukları gerekçesi ile davalı asıl iş sahibi ASKİ hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eser sözleşmesi · ifa · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · hasar · ibraz
Benzer bu karardaTeks. ve Tic.Ltd.Şti. ve diğer şirket arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, asıl iş sahibinin davalı ASKİ olduğu, dava dışı yüklenici şirketlerin yaptığı kazı çalışması sonucu davacının sigortalısının yer altı hatlarının ve imalatlarının «hasara» uğratıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… esi uyarınca iş sahibinin ASKİ olduğu, dava dışı şirketlerin bedeli karşılığında yüklenici sıfatı ile iş yapmayı yüklendiği, davalı ile dava dışı şirketler arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, yüklenici şirketlerin iş sahibinden bağımsız olarak sonuca yönelik eseri gerçekleştirmek için işleri yürütürken başkalarına verdikleri zarardan bizzat sorumlu oldukları, sözleşmede buna dair hüküm bulunduğu, iş sahibinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen ve davalı ASKİ ile yüklenici şirketler arasında düzenlenen sözleşmenin özellikle 22 ve devamı maddelerinde iş sahibi davalı ASKİ’nin dava dışı yüklenici firmayı denetleme ve gözetime yetkili olduğu, işin davalı ASKİ’nin kontrolünde «ifa» edildiği, dolayısıyla adam çalıştıran konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13348 E. , 2013/19208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2010/113 ESAS
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 gün ve 2009/413-2012/79 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.07.2013 gün ve 2012/7310-2013/6614 sayılı kararı aleyhinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinde kanalizasyonun tıkanıp geri tepmesi ve alt yapıdaki mevcut hatalar sonucu sızan sular sebebiyle hasar meydana geldiğini, davalı ASKİ'nin kanalizasyon şebekesinin yetersizliği, tıkanması ve patlaması sebebiyle sorumlu bulunduğunu, diğer davalıların ise bina maliki olarak binada geri tepmeyi engelleyici sistemin bulunmaması nedeniyle sorumlu olduklarını, 28.771 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 28.771 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, dava konusu olay ile davalı idare arasında illiyet bağının bulunmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar ve birleşen dosya davalıları vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin imar uygulaması sonucu arsada hissedar haline geldiğini belirterek, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, bina haricindeki zararın meydana geldiği yerde kanalizasyon sisteminin çalıştırılmasından ve bakımından davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün sorumlu bulunduğu, kanalizasyon sisteminde meydana gelen tıkanıklık neticesinde suyun geri tepmesi sonucu zararın oluştuğu, davalılar yönünden illiyet bağını kesecek nitelikte herhangi bir mücbir sebebin bulunmadığı, BK'nın 44. maddesi gereğince davalı bina maliklerinin geri tepmeyi önleyici sistemi kurmamaları sebebiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup, zararın meydana gelmesinde ASKİ'nin % 80, bina maliklerinin %20 oranında kusuru bulunduğu, davalı ...'nun bina maliki olmaması, bina ile ilgisi bulunmayıp binanın inşasından sonra yapılan imar uygulamaları nedeniyle arsaya paydaş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı, toplam zararın 27.686 TL olduğu gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 23.613,04 TL'nin davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden, 5.903,26 TL'nin davalılar ...
haricindeki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.07.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalılar yararına bozulmuştur.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045584700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz