6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delillerin toplanıp değerlendirilmemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14844 E. 2011/17415 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanıp değerlendirilmemesi mal kaçırma delillerin toplanmaması malvarlığına ilişkin dava şirket müdürü anonim şirket haksız fiil limited şirket

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu şirketin tüzelkişiliğinin devam ettiği, alacağın borçlu şirketten talep edebileceği, borçlu şirketin hukuki statüsü dikkate alındığında davalıların kişisel sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Şirket müdürü olan davalı ... Yıldız hakkında şirketi kötü yönettiğinden bahisle alacak istemiyle dava açıldığına göre, TTK'nun 336. maddesi uyarınca alacaklıların şirket yöneticileri aleyhine dava açabilecekleri düzenlenmekle bu davalı hakkındaki davanın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetlmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

2-Diğer davalı ortak hakkında açılan davada da, şirket ortaklarının dava dışı limited şirketin davacı İSKİ'ne olan borcunun ödenmemesi için, ortağı oldukları şirketin malvarlığını davalı şirkete aktardıkları ve böylece haksız fiilde bulundukları iddia olunup, ortaklık perdesinin kaldırması suretiyle sorumlu tutulmaları istemiyle dava açıldığına göre,bu konuda taraf delilleri toplanıp tartışılmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

3-Davalı şirket aleyhine açılan davada ise, dava dışı bırakılan limited şirketinin alacaklısı olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla limited şirketinin malvarlığının ortaklar ve yöneticilerce yeni kurulan davalı anonim şirketine aktarıldığının iddia olunması karşısında, bu iddiaya ilişkin tüm taraf delilleri toplanıp değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12660 E. 2012/18128 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15743 E. 2013/22737 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9308 E. 2016/4042 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14844 E.  ,  2011/17415 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2008 tarih ve 2006/1429 - 2008/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, davalılar ... ve ...'ın önceden ortağı Bulundukları dava dışı Derma Tekstil Paz. San. ve Tic. LTD ŞTİ'nden IP 278467-4 ve IP 438226-1 nolu sözleşmelerle alacaklı olduğunu, alacağın mahkeme kararıyla kesinleştiğini ancak ilama dayalı olarak yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmayıp şirketi tabela şirketi olarak faliyetsiz bıraktıklarını, şirketi tasfiye sürecine sokmayan davalıların elde ettikleri kazançları sonradan aynı adreste kurdukları diğer davalı ... Tekstil San. Tic. A.Ş'ne aktararak şirketin içini boşalttıklarını, takip semeresiz kaldığından şirketin iflası istenip ayrıca süresinde iflas talep etmeyen davalılar hakkında ceza davası açıldığını, bu aşamada davalıların şirketteki hisselerini muvazaalı olarak devrettiklerini, borçlu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, zira diğer davalıların her iki şirketin ortakları olduğu gibi, şirketlerin bir müddet te aynı adreste faaliyet gösterdiğini, bilahare borçlu şirketin adresinin değiştirildiğini, davalıların alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini ileri sürerek, müvekkilinin dava dışı şirketten olan alacağının şimdilik (5.000) TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalı şirketin kuruluşundan beri aynı adreste faaliyet gösterdiğini, borçlu şirketle ilgisinin bulunmadığını, diğer müvekkillerinin borçlu şirketin önceki ortağı olup sorumluluklarının koydukları sermaye ile sınırlı olduğunu, kaldı ki eski ortaklıklarından dolayı müvekkillerinden talepte bulunulamayacağını, hisselerin muvazaalı ve hileli olarak devredildiği iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu şirketin tüzelkişiliğinin devam ettiği, alacağın borçlu şirketten talep edebileceği, borçlu şirketin hukuki statüsü dikkate alındığında davalıların kişisel sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Şirket müdürü olan davalı ... Yıldız hakkında şirketi kötü yönettiğinden bahisle alacak istemiyle dava açıldığına göre, TTK'nun 336. maddesi uyarınca alacaklıların şirket yöneticileri aleyhine dava açabilecekleri düzenlenmekle bu davalı hakkındaki davanın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetlmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

2-Diğer davalı ortak hakkında açılan davada da, şirket ortaklarının dava dışı limited şirketin davacı İSKİ'ne olan borcunun ödenmemesi için, ortağı oldukları şirketin malvarlığını davalı şirkete aktardıkları ve böylece haksız fiilde bulundukları iddia olunup, ortaklık perdesinin kaldırması suretiyle sorumlu tutulmaları istemiyle dava açıldığına göre,bu konuda taraf delilleri toplanıp tartışılmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

3-Davalı şirket aleyhine açılan davada ise, dava dışı bırakılan limited şirketinin alacaklısı olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla limited şirketinin malvarlığının ortaklar ve yöneticilerce yeni kurulan davalı anonim şirketine aktarıldığının iddia olunması karşısında, bu iddiaya ilişkin tüm taraf delilleri toplanıp değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045464600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.