YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/465 E. 2024/3789 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun reddi↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sına Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/248 E., 2020/121 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Kurum aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılından beri kullandığı ve yurt dışında da bu hizmetini aktif hale getirmeyi planladığı “GETİR” markası altında meyve, sebze ve diğer yiyecek/içecek ürünlerinden teknoloji ürünlerine kadar müşterilerinin bulunduğu noktada 7/24 getirme hizmetini dünyada bir ilk olarak gerçekleştirdiğini, bu sayede müvekkili markalarının hızlı bir şekilde tanınır hale geldiğini, "getir” uygulamasının gerek play store gerekse de Apple storeda milyonlarca kere indirildiğini, müvekkilinin 2015/28811 sayılı “getir” markasını tüm sınıflarda tescil ettirdiğini, 2018/55945 sayılı dava konusu “yemek getir” markasını da müvekkilinin yine markalarının bir devamı olacak şekilde kullanmayı planladığını, ancak müvekkilinin başvurusunun 35. ve 43. sınıf bir kısım hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca reddedildiğini, oysa redde mesnet 2014/29366 sayılı "www.yemekgetir.com.tr" şeklindeki marka ile müvekkili başvurusu arasında anılan Kanun'un 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkili markasının aynı maddenin (b) ve (c) bentleri kapsamında da kalmadığını, dava konusu markanın yuvarlak sarı renkli zemin üzerine müvekkilinin ayırt edici ve tanınmış “getir” ibareli tescilli markası ile “yemek” kelimesinin alt alta getirilmesi ile oluşturulduğunu, sarı renkli yuvarlak zeminin sol tarafına mor renkli çatal görseli, sağ tarafına ise yine mor renkten oluşturulmuş bıçak görselinin konulduğunu, müvekkilinin başvurusunda kullanılan görselin müvekkiline ait önceki markalara çağrışım yapacak şekilde oluşturulduğunu, kaldı ki tek başına “getir” markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, iki farklı kelime ve bir logodan oluşan dava konusu markanın da özgün ve ayırt edici olarak değerlendirilmesi bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “getir” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ret gerekçesi marka sahibinin markasını hiç kullanmadığını ve kullanmamaya da devam ettiğini,"www.yemekgetir.com.tr" alan adının sadece rezerve edilmiş bir alan adı olduğunu ve hiç kullanılmadığını ifade ederek, TÜRKPATENT YİDK’in 26.04.2019 tarih ve 2019/M-3530 sayılı kararının iptali ile 2018/55945 sayılı "yemek getir" ibareli markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuruda bütün olarak “yemek getir” ibaresinin ön plana çıktığını, dolayısıyla başvuru ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ret gerekçesi markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından tanımlayıcı bulunduğunu, davacının itiraz aşamalarında sunduğu delillerin dava konusu ibarenin davacı yanca tanıtılmış olduğunu ortaya koymadığını ve markanın davacının verdiği hizmetlerle ilgili olarak algılanmaya başlandığını göstermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının ayırt edicilik taşımadığını, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu, müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “mis yemek” ve “keyveni yemek” markalarının bulunduğunu, “yemek getir” markasını ise 2014 yılında tescil ettirdiğini, davacının 2015 yılındaki kuruluşundan beri kazandığı başarıların bir öneminin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markadaki öne çıkan unsurların "YEMEK GETİR" ibaresi olduğunu, markalar arasında hem işaretler hem de reddedilen mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, öte yandan dava konusu başvurunun 43.1 sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunu, anılan ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale gelmediğinin mahkemenin de kabulünde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığını, tanımlayıcı bulunduğunu, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2014/29366 sayılı marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri kapsamında tescil engeli de bulunmadığı, diğer taraftan ilk derece mahkemesince de isabetli şekilde belirlendiği üzere marka başvurusunun mutlak ret nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada Kanun'un 5/1-ç maddesi uyarınca redde mesnet alınan marka sahibine husumet düşmeyeceği, hakkındaki dava açıklanan nedenlerle reddedilen davalı şirketin istinaf isteminde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4205 E. 2024/133 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2014/29366 sayılı marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, ayrıca «uyuşmazlık konusu» 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri kapsamında tescil engeli de bulunmadığı, diğer taraftan ilk derece mahkemesince de isabetli şekilde belirlendiği üzere marka başvurusunun mutlak ret nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada Kanun'un 5/1-ç maddesi uyarınca redde mesnet alınan marka sahibine «husumet» düşmeyeceği, hakkındaki dava açıklanan nedenlerle reddedilen davalı şirketin istinaf isteminde «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle «istinaf başvurularının reddine» karar verilmiştir.
… luşan dava konusu markanın da özgün ve ayırt edici olarak değerlendirilmesi bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının kullanım sonucunda «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin “getir” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ret gerekçesi marka sahibinin markasını hiç kullanmadığını ve kullanmamaya da devam …
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının «ayırt edicilik» taşımadığını, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu, müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süre …
Benzer bu kararda… smi "getirecem" olup markayı oluşturan logo, renklendirme ve yazı karakterleri ile davacı firma markasını oluşturan logo, renklendirme ve yazı karakterleri arasında «iltibasa» yol açacak benzerlik bulunmadığını, davacı markası ile müvekkilinin markası arasında logoların şekilleri, kullanılan renkler ve ibarelerin yazılış stilleri açısından ... farklılıklar olduğunu, yeterli «ayırt ediciliğin» bulunduğunu, davacı ve davalı markaları bir bütün olarak ele alındığında ise markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerlik olmadığını, dosya kapsamın …
… ilen kararı ile söz konusu markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunduğu, "getir" ibaresinin 43/1 alt sınıf bakımından doğrudan tanımlayıcılık barındırmadığı ancak «ayırt ediciliği» düşük bir kelime olduğu, davacı tarafından "getir" ibareli markaların 43/1 alt sınıfta yaygın surette kullanıldığı, "getirecem" ibaresinde bulunan "getir" ibaresinin tamamen davacı markasında bulunduğu, "-..." şeklindeki ... iyelik eki olup söz konusu kelime unsurunda vurgulu unsurun "getir" ibaresinde toplandığı, davalı marka başvurusunda "getirecem" ibaresinin yanı sıra saat ve arı figürlerinin bulunduğu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzerlik bulunduğu, davalının marka tescil başvurusunda «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… ilen kararı ile söz konusu markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunduğu, "getir" ibaresinin 43/1 alt sınıf bakımından doğrudan tanımlayıcılık barındırmadığı ancak «ayırt ediciliği» düşük bir kelime olduğu, davacı tarafından "getir" ibareli markaların 43/1 alt sınıfta yaygın surette kullanıldığı, "getirecem" ibaresinde bulunan "getir" ibaresinin tamamen davacı markasında bulunduğu, "-..." şeklindeki ... iyelik eki olup söz konusu kelime unsurunda vurgulu unsurun "getir" ibaresinde toplandığı, davalı marka başvurusunda "getirecem" ibaresinin yanı sıra saat ve arı figürlerinin bulunduğu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzerlik bulunduğu, davalının marka tescil başvurusunda «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2149 E. 2017/1048 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı alacağı · gecikme faizi · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · temerrüt faizi · kâr payı · taahhütname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında «taahhütlü» vadeli katılma hesabına ilişkin sözleşme kurulduğu, bankaların mevduat ve katılım hesapları sahiplerinin paralarını çekme haklarının engellenemeyeceğine ve davalının hesabın vadeden önce istenildiğinde para çekilebileceğine dair taahhüdüne rağmen, davalı bankanın hesaptaki parayı talep eden davacının talebini yerine getirmeyerek «temerrüde» düştüğü ve böylece hesap açılış tarihlerinden 30/12/2013 tarihleri arasında işlemiş getiri tutarlarını ödemeyerek kendi taahhüdünü de ihlal ettiğinden dolayı 317.800 $ işlemiş getiri tutarı ile temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a mad. üzerinden hesaplanan 375.066 $ «gecikme faiz» tutarını davacıya ödemesi gerektiği, davasını kanıtlayan davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulüne, 317.531,00 USD doları «asıl alacak», 375.066,00 USD doları «işlemiş faiz» alacağından asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4A maddesinde belirtilen faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiz ile birlikte d …
2- Dava, vadeli katılım hesabına yatırılan paranın vadeden önce talep edildiği halde ödemede «temerrüde» düşülmesinden doğan «temerrüt faiz» alacağı ve kâr «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin bu tarih itibariyle sonlandırıldığı ve davacının bu tarihten itibaren kâr «payı» (getiri) talep etmesinin mümkün olmadığının kabulü gerekir.
… utarının ortaya çıktığı belirtilmiş ise de, hesabın hangi tarih aralıkları esas alınmak suretiyle ve ne şekilde yapıldığı anlaşılamamakta olup, bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» ek rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması …
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15452 E. 2015/4844 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/465 E. , 2024/3789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1609 Esas, 2022/1232 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sına Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/248 E., 2020/121 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Kurum aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılından beri kullandığı ve yurt dışında da bu hizmetini aktif hale getirmeyi planladığı “GETİR” markası altında meyve, sebze ve diğer yiyecek/içecek ürünlerinden teknoloji ürünlerine kadar müşterilerinin bulunduğu noktada 7/24 getirme hizmetini dünyada bir ilk olarak gerçekleştirdiğini, bu sayede müvekkili markalarının hızlı bir şekilde tanınır hale geldiğini, "getir” uygulamasının gerek play store gerekse de Apple storeda milyonlarca kere indirildiğini, müvekkilinin 2015/28811 sayılı “getir” markasını tüm sınıflarda tescil ettirdiğini, 2018/55945 sayılı dava konusu “yemek getir” markasını da müvekkilinin yine markalarının bir devamı olacak şekilde kullanmayı planladığını, ancak müvekkilinin başvurusunun 35.
ve 43. sınıf bir kısım hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca reddedildiğini, oysa redde mesnet 2014/29366 sayılı "www.yemekgetir.com.tr" şeklindeki marka ile müvekkili başvurusu arasında anılan Kanun'un 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkili markasının aynı maddenin (b) ve (c) bentleri kapsamında da kalmadığını, dava konusu markanın yuvarlak sarı renkli zemin üzerine müvekkilinin ayırt edici ve tanınmış “getir” ibareli tescilli markası ile “yemek” kelimesinin alt alta getirilmesi ile oluşturulduğunu, sarı renkli yuvarlak zeminin sol tarafına mor renkli çatal görseli, sağ tarafına ise yine mor renkten oluşturulmuş bıçak görselinin konulduğunu, müvekkilinin başvurusunda kullanılan görselin müvekkiline ait önceki markalara çağrışım yapacak şekilde oluşturulduğunu, kaldı ki tek başına “getir” markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, iki farklı kelime ve bir logodan oluşan dava konusu markanın da özgün ve ayırt edici olarak değerlendirilmesi bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “getir” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ret gerekçesi marka sahibinin markasını hiç kullanmadığını ve kullanmamaya da devam ettiğini,"www.yemekgetir.com.tr" alan adının sadece rezerve edilmiş bir alan adı olduğunu ve hiç kullanılmadığını ifade ederek, TÜRKPATENT YİDK’in 26.04.2019 tarih ve 2019/M-3530 sayılı kararının iptali ile 2018/55945 sayılı "yemek getir" ibareli markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuruda bütün olarak “yemek getir” ibaresinin ön plana çıktığını, dolayısıyla başvuru ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ret gerekçesi markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvurunun yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından tanımlayıcı bulunduğunu, davacının itiraz aşamalarında sunduğu delillerin dava konusu ibarenin davacı yanca tanıtılmış olduğunu ortaya koymadığını ve markanın davacının verdiği hizmetlerle ilgili olarak algılanmaya başlandığını göstermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının ayırt edicilik taşımadığını, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu, müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “mis yemek” ve “keyveni yemek” markalarının bulunduğunu, “yemek getir” markasını ise 2014 yılında tescil ettirdiğini, davacının 2015 yılındaki kuruluşundan beri kazandığı başarıların bir öneminin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markadaki öne çıkan unsurların "YEMEK GETİR" ibaresi olduğunu, markalar arasında hem işaretler hem de reddedilen mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, öte yandan dava konusu başvurunun 43.1 sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğunu, anılan ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale gelmediğinin mahkemenin de kabulünde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığını, tanımlayıcı bulunduğunu, taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2014/29366 sayılı marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 43. sınıfın 1. alt grubunda yer alan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri kapsamında tescil engeli de bulunmadığı, diğer taraftan ilk derece mahkemesince de isabetli şekilde belirlendiği üzere marka başvurusunun mutlak ret nedenlerine dayalı olarak kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada Kanun'un 5/1-ç maddesi uyarınca redde mesnet alınan marka sahibine husumet düşmeyeceği, hakkındaki dava açıklanan nedenlerle reddedilen davalı şirketin istinaf isteminde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kuruma yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045171700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz