YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7117 E. 2024/2964 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/347 E., 2019/462 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de modern perakende sektörünün öncülüğünü yaptığını, davalının “USTA KASAP” ibaresinin tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin “... KASAP” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında benzerlik bulunduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanıp markaların itibarına zarar vereceğini ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, ayrıca başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olan unsurun “KASAP” ibaresi olduğu, ancak bu ibarenin yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir meslek ve sektör adı olması sebebiyle düşük seviyede ayırt ediciliğinin bulunduğu, taraf markalarında yer alan "KASAP" ibaresi gibi "..." ya da "USTA" ibarelerinin de ayırt ediciliği düşük ibareler oldukları, taraf işaret ve markalarında örtüşmeyen bileşenler olan "USTA" ve “...” ibareleri arasında herhangi bir benzerliklerinin bulunmadığı, markaların genel izleniminin benzer olmadığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, kaldı ki taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığa dayalı bir tescil engelinin bulunmadığı, kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “... KASAP” ibareli markalar ile davaya konu marka arasında benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin saptanmasında farklılıkların değil markaların benzerliklerinin önemli olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine “USTA” ve “...” ibarelerinin de ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirilebilecek nitelikte olduklarını, davalının başvurusunun kapsamındaki 29. sınıf emtianın müvekkili markaları kapsamında da yer aldığını, davaya konu markanın orta düzeydeki tüketici bakımından bağlantılı işletmeye ait marka olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki emtia yönünden benzerlik bulunsa da, davacı markalarında yer alan "..." ibaresi ile davalı başvurusunda yer alan "USTA" ibaresinin farklı anlamlara geldikleri, görsel ve işitsel olarak da farklı olan markaların bütünsel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle aralarında benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığı, kaldı ki taraf markalarının benzer bulunmaması nedeniyle tanınmışlığın dosyaya bir etkisinin olmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8101 E. 2013/21895 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının markasını tescil belgesine uygun olarak kullanmadığı, davalının ise tescil belgesine uygun olarak markasını kullandığı, «haksız rekabet» unsurunun gerçekleşmediği, ayrıca davacının davayı haksız rekabetin men'i şeklinde açtığı, davalının markasını tescil ettirdiği ve kullanımının tescile uygun olduğ …
2- Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı markasını tescil ettirdiği şekilde (KHK 14) değil, davacı markasının baskın unsuru olan ''Halil Usta'' ibaresini öne çıkarmak suretiyle kullanmakta olduğundan, bu kullanım davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2656 E. 2023/6320 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… rkalarında ortak olan unsurun “KASAP” ibaresi olduğu, ancak bu ibarenin yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir meslek ve sektör adı olması sebebiyle düşük seviyede «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, taraf markalarında yer alan "KASAP" ibaresi gibi "..." ya da "USTA" ibarelerinin de ayırt ediciliği düşük ibareler oldukları, taraf işaret ve markalarında örtüşmeyen bileşenler olan "USTA" ve “...” ibareleri arasında herhangi bir benzerliklerinin bulunmadığı, markaların genel izleniminin benzer olmadığı, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesinin söz konusu olmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, kaldı ki taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığa dayalı bir tescil engelinin bulunmadığı, «kötü niyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eklinin markayı “güzel kasap” şeklinde okunmasına neden olduğu, davacı markasında ise ön plana “güzel kasap” ve şekil işaretlerinin çıktığı, bu hali ile görsellerin «ayırt ediciliğinin» tescilli sınıflar açısından olmadığı, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olacağından markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer oldukları, «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, «kötüniyet» iddiasının ispat edilemediği, davalı yana ait kullanımın, davacı yanın tescilli markası ile benzer ve karıştırılma tehlikesi olan işaretin aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanmakta olduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» sayılması gerektiği gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin kabulü ile, 2016/34606 sayılı "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU-...
… uştuğunun mütalaa edildiğini, buna rağmen davanın tümüyle kabulünün yerinde olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, davacı markasını oluşturan ibarelerin «ayırt ediciliğini» düşük bulunduğunu, ayırt ediciliği bulunmayan markaların «iltibas» değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, müvekkili markasının davacı markasından bambaşka bir kompozisyonla oluşturulduğunu, davacı markasının sadece "Güzel Kasap" ibarelerinden oluşmadığını, markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacının tecavüz davası yönünden sessiz kalma nedeniyle hak «kaybına» uğradığını, zira aynı lokasyonda bulunan işletmelerin birbirinden haberdar olacağının aşıkar olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hü …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında "Güzel Kasap" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU-...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · fatura · kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… eklinin markayı “güzel kasap” şeklinde okunmasına neden olduğu, davacı markasında ise ön plana “güzel kasap” ve şekil işaretlerinin çıktığı, bu hali ile görsellerin «ayırt ediciliğinin» tescilli sınıflar açısından olmadığı, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olacağından markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer oldukları, «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, «kötüniyet» iddiasının ispat edilemediği, davalı yana ait kullanımın, davacı yanın tescilli markası ile benzer ve karıştırılma tehlikesi olan işaretin aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanmakta olduğu, eylemin «marka hakkına tecavüz» sayılması gerektiği gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin kabulü ile, 2016/34606 sayılı "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU-...
50 Yıllık Tecrübe ile..." ibaresinden oluşan markanın 29, 35, 40, 43 üncü sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markaya tecavüz ve «haksız rekabet» taleplerinin kabulü ile, davalının işletme adında satış fişinde kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, GÜZEL KASAP ibaresinin her türlü iş evrakı tanıtım evrakı broşür satış fişi «fatura» katalog iş yeri levhasında vs kullanımının engellenmesine, silinmesi mümkün olanların silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, GÜZEL KASAP ibaresi ile …
… ın davacı markasının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer mal ve hizmetlere ilişkin bulunduğu, bu itibarla söz konusu davalı kullanımların davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu markanın tescil tarihi ve dava tarihi tarihi gözetildiğinde ses …
… uştuğunun mütalaa edildiğini, buna rağmen davanın tümüyle kabulünün yerinde olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, davacı markasını oluşturan ibarelerin «ayırt ediciliğini» düşük bulunduğunu, ayırt ediciliği bulunmayan markaların «iltibas» değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, müvekkili markasının davacı markasından bambaşka bir kompozisyonla oluşturulduğunu, davacı markasının sadece "Güzel Kasap" ibarelerinden oluşmadığını, markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacının tecavüz davası yönünden sessiz kalma nedeniyle hak «kaybına» uğradığını, zira aynı lokasyonda bulunan işletmelerin birbirinden haberdar olacağının aşıkar olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7117 E. , 2024/2964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1452 Esas, 2022/1113 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/347 E., 2019/462 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de modern perakende sektörünün öncülüğünü yaptığını, davalının “USTA KASAP” ibaresinin tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin “... KASAP” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında benzerlik bulunduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanıp markaların itibarına zarar vereceğini ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, ayrıca başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olan unsurun “KASAP” ibaresi olduğu, ancak bu ibarenin yaygın olarak kullanılan ve bilinen bir meslek ve sektör adı olması sebebiyle düşük seviyede ayırt ediciliğinin bulunduğu, taraf markalarında yer alan "KASAP" ibaresi gibi "..." ya da "USTA" ibarelerinin de ayırt ediciliği düşük ibareler oldukları, taraf işaret ve markalarında örtüşmeyen bileşenler olan "USTA" ve “...” ibareleri arasında herhangi bir benzerliklerinin bulunmadığı, markaların genel izleniminin benzer olmadığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, kaldı ki taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığa dayalı bir tescil engelinin bulunmadığı, kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “... KASAP” ibareli markalar ile davaya konu marka arasında benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin saptanmasında farklılıkların değil markaların benzerliklerinin önemli olduğunu, yerel mahkeme kararının aksine “USTA” ve “...” ibarelerinin de ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirilebilecek nitelikte olduklarını, davalının başvurusunun kapsamındaki 29. sınıf emtianın müvekkili markaları kapsamında da yer aldığını, davaya konu markanın orta düzeydeki tüketici bakımından bağlantılı işletmeye ait marka olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki emtia yönünden benzerlik bulunsa da, davacı markalarında yer alan "..." ibaresi ile davalı başvurusunda yer alan "USTA" ibaresinin farklı anlamlara geldikleri, görsel ve işitsel olarak da farklı olan markaların bütünsel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle aralarında benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığı, kaldı ki taraf markalarının benzer bulunmaması nedeniyle tanınmışlığın dosyaya bir etkisinin olmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044646400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz