6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1321 E. 2010/12258 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu mücbir sebep sözleşmenin ihlali sorumluluktan kurtulma bilirkişi raporuna itiraz illiyet bağı taşıma sözleşmesi muvafakat taşıyıcı maddi tazminat ilan dava sebebi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Air France'nin genel greve rağmen uçuşun gerçekleştirilebilmesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirip yolcuları uçağa intikal ettirdiği, hava kontrol ekiplerinin bir kısım uçuşlara izin vermemesi nedeniyle dava konusu uçuşun yapılamadığı, dolayısıyla anılan davalı yönünden mücbir sebep koşularının bulunduğundan sorumluluktan bahsedilemeyeceği, ancak 2004/161 no'lu EC Regülasyonu uyarınca bu durumda dahi taşıyıcının yolcuya karşı bazı yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı ...'nin önceden var olan kronik rahatsızlığını uçuş öncesi taşıyıcı davalıya bildirmediği, uçuşun gerçekleşmemesinin rahatsızlığa yol açtığının ispatlanamadığı, ayrıca mücbir sebep halinin de mevcut olması olguları birlikte değerlendirildiğinde davalı taşıyıcının manevi tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı Ultimo Ltd. Şti'nin yolcu olmadığından maddi tazminat talep hakkının da olmayacağı, davalı İDA Ltd. Şti'nin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından, davalı ... Airlines'ın da davacıya karşı üstlendiği İstanbul - Amsterdam uçuş kısmını sorunsuz gerçekleştirdiğinden, anılan davalılara sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davacı Ultimo Ltd. Şti'nin davasının reddine, davalı Air France Airlines'tan toplam (677,39) TL gerçekleştirilemeyen uçuş ücreti ve konaklama bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsili ile davacı Ayşe'ye verilmesine, davacı Ayşe'nin diğer tazminat talepleri ile diğer davalılar hakkındaki davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı Air France Airlines vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı Ultimo Ltd. Şti.'nin dava konusu konaklama bedeli ve uçak bileti ücretini diğer davacı ...'ye vekaleten ödemiş bulunmasına, her ne kadar dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin davacı şirkete ödenmesi talep edilmişse de, Ayşe'nin de davacı sıfatıyla davada yer almış olmasına, ayrıca davacılar vekilince sunulan ve 14.12.2007 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını içeren 08.06.2007 tarihli dilekçede, davalarının müşterek açıldığı belirtilip hükmedilecek maddi tazminatın davacı Ayşe'ye verilmesinin istenmesine, davanın açıklanması niteliğindeki bu beyana karşı davalı tarafça iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediği belirtilerek itirazda bulunulmamış olmasına, yine mahkemece davada talep edilebilecek konaklama bedeli ve davacının kullanamadığı uçak bileti ücretinin usulüne uygun şekilde tespit edilmiş bulunmasına, her ne kadar davacılar vekilince sunulan temyiz dilekçesinde Paris'teki ulaşım giderlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilmişse de, davalı Air France Airlines vekilince sunulan cevabi temyiz dilekçesinde, iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğinin açıkça bildirilmiş bulunmasına göre, davalı Air France Airlines vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin mahkemece reddedilen manevi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, uluslararası havayolu taşıması sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, somut olayda Paris’te yaşanan grev hadisesinin Varşova Konvansiyonunun 20. maddesi uyarınca mücbir sebep sayılıp sayılamayacağı noktasında Toplanmaktadır.

Varşova Konvansiyonuna tabi taşıma sözleşmelerinde taşıyıcının gecikmeden doğan sorumluluktan kurtulması için anılan maddede taşıyıcıya iki kurtuluş sebebi tanınmıştır. Buna göre taşıyıcının ya gerekli tedbirlerin tümünü almış olduğunu veya böyle tedbirleri almanın imkansız bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Zararı önleyecek tedbirlerin alınmasının imkansızlığı ile mücbir sebep veya umulmayan hal sonucu zarar ile sözleşmenin ihlali arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispat edilmesi ifade edilmek istenir. Burada en üst düzeyde havacılık tekniği, bilgisi veya deneyimli elemanlar kullanılması halinde dahi sorumluluk doğuran olayın önlenmesinin mümkün olamayacağının ispatının yeterli görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir (Dr. Muharrem Gençtürk, Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, İstanbul 2006, s: 176, 177).

Ancak somut uyuşmazlıkta Paris Havaalanında gerçekleştirilen grev olayının önemli bir özelliği vardır. Buna göre 10 Mart 2005 günü, Fransa’da Ulusal Eylem Günü ilan edilmiş ve dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere 22.02.2005 tarihindeki gazetelerde kamuoyuna duyurulmuştur. Yukarıda da açıklandığı üzere mücbir sebep, mutlak olarak, kaçınılmaz surette bir borcun ihlaline sebebiyet veren, harici ve öngörülemez bir olaydır. Somut uyuşmazlıktaki grevin, taşımanın çok öncesinden beri bilinmesi, buna rağmen taşımacı tarafından zararın önlenmesine yönelik hiçbir çabada bulunulmaması, olayda öngörülemezlik şartının gerçekleşmediği anlamına gelmektedir. Davacının bu gecikme sırasında bazı eşyalarının çalındığı, bu olaylar dolayısıyla havaalanında sıkıntılar yaşadığı, Türkiye’ye dönüşünde de nükseden rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü sabit olduğuna göre, mahkemece davacı Ayşe yararına uygun bir miktarda manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5303 E. 2011/7057 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14893 E. 2012/19992 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1321 E.  ,  2010/12258 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2008 tarih ve 2005/133-2008/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalıAir France Airlines vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacılar avukatı ... ile davalı İDA Seyahat Tur. Ltd. Şti. vekili Av. ... ve davalı Air France Airlines vekili Av. ...geldiler, davalı ... Airlines vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin diğer müvekkili Ayşe adına 03.03.2005 tarihinde davalı ... Airlines uçağı ile İstanbul'dan Amsterdam'a gidiş, 10.03.2005 taihinde diğer davalı Air France Airlines'e ait uçak ile Paris'ten İstanbul'a dönüş için davalı IATA acentesi İda Turizm Ltd. Şti'nden bilet satın aldığını, davacı ...'nin İstanbul'dan Amsterdam'a gittiğini, ancak Paris havaalanındaki grev nedeniyle uçuşların iptal edilmesi üzerine İstanbul'a dönemediğini, davalı Air France'ın uçuşların yapılacağı zamana kadar yolculara konaklama yeri sağlamadığını, toplu olarak nakilleri için hiçbir girişimde bulunmadığını ve yolcuları havaalanında kendi başlarına bıraktığını, davacı ...'nin bu kargaşada pasaport ve kredi kartlarının çalınıp valizlerinin de geç ulaştırıldığını, bu nedenle kronik rahatsızlığının nüksedip İstanbul'da bir ay tedavi gördüğünü, grev bilgisini ve mevcut koşulları bilmesine rağmen uçak biletini düzenleyen davalı acentenin ve taşımayı müştereken gerçekleştiren davalı havayolu şirketlerinin zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik davacının kullanamadığı uçak bileti ile konaklama bedeli olmak üzere toplam (1.298) TL'nın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı Ultimo Ltd.

Şti'ne verilmesini, (20.000) TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı Ayşe'ye ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Air France'nin genel greve rağmen uçuşun gerçekleştirilebilmesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirip yolcuları uçağa intikal ettirdiği, hava kontrol ekiplerinin bir kısım uçuşlara izin vermemesi nedeniyle dava konusu uçuşun yapılamadığı, dolayısıyla anılan davalı yönünden mücbir sebep koşularının bulunduğundan sorumluluktan bahsedilemeyeceği, ancak 2004/161 no'lu EC Regülasyonu uyarınca bu durumda dahi taşıyıcının yolcuya karşı bazı yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı ...'nin önceden var olan kronik rahatsızlığını uçuş öncesi taşıyıcı davalıya bildirmediği, uçuşun gerçekleşmemesinin rahatsızlığa yol açtığının ispatlanamadığı, ayrıca mücbir sebep halinin de mevcut olması olguları birlikte değerlendirildiğinde davalı taşıyıcının manevi tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı Ultimo Ltd.

Şti'nin yolcu olmadığından maddi tazminat talep hakkının da olmayacağı, davalı İDA Ltd. Şti'nin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından, davalı ... Airlines'ın da davacıya karşı üstlendiği İstanbul - Amsterdam uçuş kısmını sorunsuz gerçekleştirdiğinden, anılan davalılara sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davacı Ultimo Ltd. Şti'nin davasının reddine, davalı Air France Airlines'tan toplam (677,39) TL gerçekleştirilemeyen uçuş ücreti ve konaklama bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsili ile davacı Ayşe'ye verilmesine, davacı Ayşe'nin diğer tazminat talepleri ile diğer davalılar hakkındaki davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı Air France Airlines vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı Ultimo Ltd. Şti.'nin dava konusu konaklama bedeli ve uçak bileti ücretini diğer davacı ...'ye vekaleten ödemiş bulunmasına, her ne kadar dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin davacı şirkete ödenmesi talep edilmişse de, Ayşe'nin de davacı sıfatıyla davada yer almış olmasına, ayrıca davacılar vekilince sunulan ve 14.12.2007 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını içeren 08.06.2007 tarihli dilekçede, davalarının müşterek açıldığı belirtilip hükmedilecek maddi tazminatın davacı Ayşe'ye verilmesinin istenmesine, davanın açıklanması niteliğindeki bu beyana karşı davalı tarafça iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediği belirtilerek itirazda bulunulmamış olmasına, yine mahkemece davada talep edilebilecek konaklama bedeli ve davacının kullanamadığı uçak bileti ücretinin usulüne uygun şekilde tespit edilmiş bulunmasına, her ne kadar davacılar vekilince sunulan temyiz dilekçesinde Paris'teki ulaşım giderlerinin de göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilmişse de, davalı Air France Airlines vekilince sunulan cevabi temyiz dilekçesinde, iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğinin açıkça bildirilmiş bulunmasına göre, davalı Air France Airlines vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin mahkemece reddedilen manevi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, uluslararası havayolu taşıması sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, somut olayda Paris’te yaşanan grev hadisesinin Varşova Konvansiyonunun 20. maddesi uyarınca mücbir sebep sayılıp sayılamayacağı noktasında Toplanmaktadır.

Varşova Konvansiyonuna tabi taşıma sözleşmelerinde taşıyıcının gecikmeden doğan sorumluluktan kurtulması için anılan maddede taşıyıcıya iki kurtuluş sebebi tanınmıştır. Buna göre taşıyıcının ya gerekli tedbirlerin tümünü almış olduğunu veya böyle tedbirleri almanın imkansız bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir. Zararı önleyecek tedbirlerin alınmasının imkansızlığı ile mücbir sebep veya umulmayan hal sonucu zarar ile sözleşmenin ihlali arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispat edilmesi ifade edilmek istenir. Burada en üst düzeyde havacılık tekniği, bilgisi veya deneyimli elemanlar kullanılması halinde dahi sorumluluk doğuran olayın önlenmesinin mümkün olamayacağının ispatının yeterli görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir (Dr.

Muharrem Gençtürk, Uluslararası Eşya Taşıma Hukuku, İstanbul 2006, s: 176, 177).

Ancak somut uyuşmazlıkta Paris Havaalanında gerçekleştirilen grev olayının önemli bir özelliği vardır. Buna göre 10 Mart 2005 günü, Fransa’da Ulusal Eylem Günü ilan edilmiş ve dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere 22.02.2005 tarihindeki gazetelerde kamuoyuna duyurulmuştur. Yukarıda da açıklandığı üzere mücbir sebep, mutlak olarak, kaçınılmaz surette bir borcun ihlaline sebebiyet veren, harici ve öngörülemez bir olaydır. Somut uyuşmazlıktaki grevin, taşımanın çok öncesinden beri bilinmesi, buna rağmen taşımacı tarafından zararın önlenmesine yönelik hiçbir çabada bulunulmaması, olayda öngörülemezlik şartının gerçekleşmediği anlamına gelmektedir. Davacının bu gecikme sırasında bazı eşyalarının çalındığı, bu olaylar dolayısıyla havaalanında sıkıntılar yaşadığı, Türkiye’ye dönüşünde de nükseden rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü sabit olduğuna göre, mahkemece davacı Ayşe yararına uygun bir miktarda manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Air France Airlines vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin mahkemece hükmedilen manevi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 3.20 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044178900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.