Zamanaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5577 E. 2010/12136 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (Hazine alacakları için zamanaşımını geriye çeken açık kanun hükmünü nazara alarak davanın kabulünün gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, meydana gelen «rizikonun» taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinde» yazılı «özel şarta» göre «teminat» dışı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6591 E. 2012/13624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kesin süre · dosya masrafı · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaBozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alınması gerektiği ve usulüne uygun olarak verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafın «masrafı» karşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” «kaydının» ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9165 E. 2012/1300 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce «gerçek zarar» tutarının davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5730 E. 2010/11794 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davacının aktif dava sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2009/15139/2011/8617
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15139 E. 2011/8617 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2374 E. 2010/2842 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12188 E. 2010/4094 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve karşı davaların kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce karar düzeltme aşamasında asıl dava açısından bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada asıl dava açısından «haksız rekabet» koşullarını oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava ise kesinleştiğinden hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5577 E. , 2010/12136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2009 tarih ve 2008/485-2009/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı kredi borçlusunun borcuna karşılık ciro yolu ile temlik ettiği keşidecisi davalı olan toplam 12.950.00.-YTL tutarındaki çek’lerin karşılıksız çıktığını, başlatılan takibin kesinleştiğini, davalının icra hukuk mahkemesine dava açıp, TTK.’nun 726, 730, 662, 663 ve İİK.’nun 71/2.maddeleri gereğince takibin geri bırakılması kararı aldığını, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapan 5020 sayılı Kanun’un Ek 5 nci maddesinin müvekkili bankayı da Fon Bankası saydığını ve Fon ve Hazine alacaklarının tahsil ve takip hükümlerinden yararlanacağını hüküm altına aldığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11 nci maddesinin, 4389 sayılı Kanun’un Ek 5 nci madde hükmünün de uygulanmasına devam edeceğini öngördüğünü, 4389 sayılı Kanun’un 15/3 ncü maddesinin de açıkça, 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme getirdiğini, 5411 sayılı Kanun’un geçici 16 ncı maddesi gereğince Fon alacağının tahsili bakımından, Fon lehine getirilen hükümlerin makable şamil olarak uygulanacağını, icra hukuk mahkemesinin bu düzenlemeleri göz ardı ederek 6 aylık zamanaşımı süresini uyguladığını, oysa, 26.12.2003 tarihinden önceki döneme ait olan bu alacağının Fon ve amme alacağı sayıldığından 6183 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinde yer alan zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek, takibin geri bırakılması kararının İİK.’nun 33/a maddesi uyarınca iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (Hazine alacakları için zamanaşımını geriye çeken açık kanun hükmünü nazara alarak davanın kabulünün gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 591,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044167100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz