6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/19049 E. 2013/19181 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pos cihazı kusur

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece verilen ilk kararda davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcının kimlik bilgilerini kontrol etmediği, satışı slip bölme yoluyla yaptığı, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin ilamında ise kartların sahte olduğuna dair davalı bankanın savunmasından öte delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece, kartların gerçekten sahte olup olmadığının, sahte ise bu durumun davalı banka tarafından nasıl anlaşıldığının tespit edilmesi ile aralarında POS makinesinin teknik yönünden işyeyişi alanında bir uzmanın da yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, davaya konu kredi kartlarının sahte olup olmadıkları, sahte ise bu kartlarla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği,uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı,buna ilişkin tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığının tespit edilip,taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı,tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiş ise de,Dairemizce verilen ilamda mahkemece bozma ilamı sonrası anılan hususun davalı bankadan sorulduğu, bankaca kartın kendilerine ait olmadığının, talep edilen bilgilerin bu nedenle sunulamadığının,bu hususların kart sahibi bankadan sorulması gerektiğinin belirtildiği, ilgili kart sahibi bankaya müzekkere yazılmadan,yani kartların sahte olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi raporu alındığı, davalı banka vekilinin rapora itirazında da ilgili kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtilen hususların sorulması gerektiğini belirttiği, ancak mahkemece bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuş olması ve bu itibarla, kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtildiği üzere, kartın sahte olup olmadığı, sahte ise bu durumun bankaya ne şekilde bildirildiği sorulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kartın sahte olduğunu bilmesine rağmen kredi kartına onay verilmesini engelleyici işlem yönünden üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davının kabulü ile davacı hesabında yapılan blokenin iptal edilerek, davalı tarafından 22.246 TL'nin davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Üye iş yeri sözleşmesinden alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/156 E. 2011/7465 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/19049 E.  ,  2013/19181 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk (Ticaret mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/10/2012 tarih ve 2011/619-2012/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı,gıda toptancısı olduğunu,tanımadığı iki kişi tarafından 1.6.2005 günü iş yerinden 22.700 YTL değerinde sakız satın alındığını, ödemenin iki ayrı kredi kartı ile yapıldığını, davalı tarafından kredi kartlarının sahte olduğu gerekçesiyle hesabına geçen paraya bloke konulduğunu, oysa kartla yapılan işlem sırasında davalı bankanın provizyon verdiğini, kendisine atfedilecek kusurun bulunmadığını ileri sürerek, 22.246 TL'na ilişkin banka blokesinin iptalini, paranın hesabına yatırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı davranarak alıcı kişilerin kimlik kontrolünü yapmadığını ve satış bedelini iki ayrı işlem ile kredi kartının pos cihazından geçirmek suretiyle tahsil etmeye çalıştığını, bunun da sözleşmeye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece verilen ilk kararda davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcının kimlik bilgilerini kontrol etmediği, satışı slip bölme yoluyla yaptığı, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin ilamında ise kartların sahte olduğuna dair davalı bankanın savunmasından öte delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece, kartların gerçekten sahte olup olmadığının, sahte ise bu durumun davalı banka tarafından nasıl anlaşıldığının tespit edilmesi ile aralarında POS makinesinin teknik yönünden işyeyişi alanında bir uzmanın da yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, davaya konu kredi kartlarının sahte olup olmadıkları, sahte ise bu kartlarla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği,uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı,buna ilişkin tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığının tespit edilip,taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı,tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiş ise de,Dairemizce verilen ilamda mahkemece bozma ilamı sonrası anılan hususun davalı bankadan sorulduğu, bankaca kartın kendilerine ait olmadığının, talep edilen bilgilerin bu nedenle sunulamadığının,bu hususların kart sahibi bankadan sorulması gerektiğinin belirtildiği, ilgili kart sahibi bankaya müzekkere yazılmadan,yani kartların sahte olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi raporu alındığı, davalı banka vekilinin rapora itirazında da ilgili kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtilen hususların sorulması gerektiğini belirttiği, ancak mahkemece bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuş olması ve bu itibarla, kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtildiği üzere, kartın sahte olup olmadığı, sahte ise bu durumun bankaya ne şekilde bildirildiği sorulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kartın sahte olduğunu bilmesine rağmen kredi kartına onay verilmesini engelleyici işlem yönünden üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davının kabulü ile davacı hesabında yapılan blokenin iptal edilerek, davalı tarafından 22.246 TL'nin davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.498,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043988000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.