Iadesi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6341 E. 2024/3720 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon sözleşmesi↗ sözleşme özgürlüğü↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ erken ödeme komisyonu↗ emsal banka uygulaması↗ erken kapama komisyonu↗ ihtirazi kayıt↗ bedel iadesi↗ ticari kredi↗ basiretli tacir↗ eş rızası↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 13.06.2012 tarihinde Yapı Kredi Bankasından Genel Kredi Sözleşmesi ile 2.600.000,00 dolar tutarlı ihracat döviz kredisi kullandığını, bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesinin eki mahiyetindeki ticari kredi komisyonları isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/erken kapama komisyonu kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından ilan edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak rıza hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi dayanakla yapıldığı, erken kapama maliyetinin ne olduğu ve ne sebeple alınması gerektiğinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete açıklanmadığını ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkili şirketten tahsil edilen 125.727,00 doların kesintinin gerçekleştiği 17.06.2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsi bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, tacir olan davacının ihtirazı kayıt konulmaksızın kesintilerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, sözleşmede erken ödemeye ilişkin şartlar düzenlendiğini, erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonu sözleşmeye göre birbirinden farklı anlamlara geldiğini, bankacılık uygulamasında kredilerin erken kapama opsiyonlu ve erken kapama opsiyonsuz olarak ayrıldığını, erken kapama opsiyonunun sunulduğu sözleşme şartları ile erken kapama opsiyonunun olmadığı sözleşme şartları ve hükümlerinin de farklı olduğunu, erken kapama opsiyonsuz kredinin erken kapama opsiyonlu krediye göre daha maliyet açısından ucuz olduğunu, kredi kullanan tarafından erken kapama talebinde bulunması halinde erken kapama komisyonu dışında erken kapama maliyetini de yükümlenmiş olduğunu ve bunun sözleşme ile kabullenmiş olduğunu, kredi erken kapama opsiyonlu olarak alınmış olsa idi davacıdan sadece erken kapama komisyonu alınması gerektiğini, hesaplanan 218.240,32 dolar erken kapama maliyetine rağmen davacıdan 177.727,11 dolar erken kapama maliyeti ve sözleşmede yazılı oranda erken kapama komisyonu tahsil olunduğunu, işin özünde fazla ödenen değil, eksik ödenmiş bir bakiye söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan genel kredi teminat sözleşmesinin 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde erken ödeme komisyonu alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından erken kapama komisyonuna ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/1822 E., 2020/1436 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda erken kapama komisyon ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği bedeli iadesi gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/2748 E. ve 2022/1668 K. sayılı kararıyla ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kapama komisyonuna ilişkin denetimde öncelikle ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının gerekirse bilirkişi marifetiyle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın ilan ettiği erken kapama komisyon oranının %2 olarak belirlendiği, davalı bankanın ilan ettiği bu oran ile bağlı olacağı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 kapama oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar olarak hesaplandığı, davacı tarafından bu tutara itiraz edilmediği, davalının kesinti tutarı olan 177.721,51 dolardan 52.000,00 doların düşümü sonucunda davacının 125.727,51 dolarlık erken kapama maliyeti kesintisinin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen talimat ile sona erdirildiğini ve davacının dava konusu erken kapama ücretini kabul ettiğini, davacıdan hesaplanan erken kapama maliyetinden çok daha azının tahsil edildiğini, esasen erken kapama nedeniyle davacının ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme özgürlüğü kapsamında talep ettiği ücretin hukuka uygun olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, mahkemenin ücret indirme yetkisi bulunmadığını, davacının erken kapama opsiyonu bulunmayan sözleşme kullanmayı tercih ettiğini, sözleşme kapsamında belirlenen erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonunun birbirinden farklı kavramlar olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle zarar uğradığını, daha ilk taksit vadesinde müşterisine erken kapama opsiyonu sağladığını, davacının fek işlemleri bitene kadar bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini ve itirazsız ödediğini, bilirkişilerce emsal banka uygulamalarının ortalaması olarak bulunan %3 lük orana göre hesaplama yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyaya sözleşme ve eklerinin tamamen kazandırılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin iltihaki sözleşme olmadığını, bankanın gördüğü hizmetin uygun bir karşılığını isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapama ücretinden fazla tahsil edilen kısmın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2748 E. 2022/1668 K.
Ortak:genel kredi ve teminat sözleşmesi · erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · bedel iadesi · istinaf incelemesi · genel kredi sözleşmesi · komisyon
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan «genel kredi teminat sözleşmesinin» 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde «erken ödeme komisyonu» alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından «erken kapama komisyonuna» ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihind …
… ra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» eki mahiyetindeki «ticari kredi» «komisyonları» isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/«erken kapama komisyonu» kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından «ilan» edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak «rıza» hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi daya …
… Adliye Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/1822 E., 2020/1436 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda «erken kapama komisyon» ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği «bedeli iadesi» gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanmış olan «genel kredi teminat sözleşmesinin» 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17/06/2013 tarihinde 177.727,11 USD erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000.-USD olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000.-USD bulunduğu, erken kapama halinde «erken ödeme komisyonu» alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından «erken kapama komisyonuna» ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği 125.727,00 USD'lik erken kapama «komisyon bedelinin» kesinti tarihi olan 17/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan talep edebileceği hüküm vermeye elverişli …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda «erken kapama komisyon» ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği «bedeli iadesi» gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile …
İlk derece mahkemesince, kredi borcunun erken kapatılması halinde «erken ödeme komisyonu» alınacağı ve fakat sözleşmede erken kapatma komisyonu oranının taraflarca belirlenmemiş olduğu tespiti ile ana para bakiyesine %2 oranında yapılacak kesinti makul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · vade
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanmış olan «genel kredi teminat sözleşmesinin» 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17/06/2013 tarihinde 177.727,11 USD erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000.-USD olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000.-USD bulunduğu, erken kapama halinde «erken ödeme komisyonu» alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından «erken kapama komisyonuna» ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği 125.727,00 USD'lik erken kapama «komisyon bedelinin» kesinti tarihi olan 17/06/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan talep edebileceği hüküm vermeye elverişli …
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.
Ortak:komisyon sözleşmesi · erken kapama komisyonu · komisyon
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, «tacir» olan davacının «ihtirazı kayıt» konulmaksızın kesintilerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, sözleşmede erken ödemeye ilişkin şartlar düzenlendiğini, erken kapama maliyeti ile «erken kapama komisyonu sözleşmeye» göre birbirinden farklı anlamlara geldiğini, bankacılık uygulamasında kredilerin erken kapama opsiyonlu ve erken kapama opsiyonsuz olarak ayrıldığını, erken kapama …
… ra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» eki mahiyetindeki «ticari kredi» «komisyonları» isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/«erken kapama komisyonu» kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından «ilan» edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak «rıza» hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi daya …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan «genel kredi teminat sözleşmesinin» 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın «yetkisinde» olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde «erken ödeme komisyonu» alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından «erken kapama komisyonuna» ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihind …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · temsil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisince» temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı «temsilcisi» bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6341 E. , 2024/3720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/402 Esas., 2023/639 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 13.06.2012 tarihinde Yapı Kredi Bankasından Genel Kredi Sözleşmesi ile 2.600.000,00 dolar tutarlı ihracat döviz kredisi kullandığını, bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesinin eki mahiyetindeki ticari kredi komisyonları isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/erken kapama komisyonu kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından ilan edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak rıza hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi dayanakla yapıldığı, erken kapama maliyetinin ne olduğu ve ne sebeple alınması gerektiğinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete açıklanmadığını ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkili şirketten tahsil edilen 125.727,00 doların kesintinin gerçekleştiği 17.06.2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsi bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, tacir olan davacının ihtirazı kayıt konulmaksızın kesintilerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, sözleşmede erken ödemeye ilişkin şartlar düzenlendiğini, erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonu sözleşmeye göre birbirinden farklı anlamlara geldiğini, bankacılık uygulamasında kredilerin erken kapama opsiyonlu ve erken kapama opsiyonsuz olarak ayrıldığını, erken kapama opsiyonunun sunulduğu sözleşme şartları ile erken kapama opsiyonunun olmadığı sözleşme şartları ve hükümlerinin de farklı olduğunu, erken kapama opsiyonsuz kredinin erken kapama opsiyonlu krediye göre daha maliyet açısından ucuz olduğunu, kredi kullanan tarafından erken kapama talebinde bulunması halinde erken kapama komisyonu dışında erken kapama maliyetini de yükümlenmiş olduğunu ve bunun sözleşme ile kabullenmiş olduğunu, kredi erken kapama opsiyonlu olarak alınmış olsa idi davacıdan sadece erken kapama komisyonu alınması gerektiğini, hesaplanan 218.240,32 dolar erken kapama maliyetine rağmen davacıdan 177.727,11 dolar erken kapama maliyeti ve sözleşmede yazılı oranda erken kapama komisyonu tahsil olunduğunu, işin özünde fazla ödenen değil, eksik ödenmiş bir bakiye söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan genel kredi teminat sözleşmesinin 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde erken ödeme komisyonu alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından erken kapama komisyonuna ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/1822 E., 2020/1436 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda erken kapama komisyon ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği bedeli iadesi gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/2748 E. ve 2022/1668 K. sayılı kararıyla ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kapama komisyonuna ilişkin denetimde öncelikle ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının gerekirse bilirkişi marifetiyle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın ilan ettiği erken kapama komisyon oranının %2 olarak belirlendiği, davalı bankanın ilan ettiği bu oran ile bağlı olacağı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 kapama oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar olarak hesaplandığı, davacı tarafından bu tutara itiraz edilmediği, davalının kesinti tutarı olan 177.721,51 dolardan 52.000,00 doların düşümü sonucunda davacının 125.727,51 dolarlık erken kapama maliyeti kesintisinin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen talimat ile sona erdirildiğini ve davacının dava konusu erken kapama ücretini kabul ettiğini, davacıdan hesaplanan erken kapama maliyetinden çok daha azının tahsil edildiğini, esasen erken kapama nedeniyle davacının ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme özgürlüğü kapsamında talep ettiği ücretin hukuka uygun olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, mahkemenin ücret indirme yetkisi bulunmadığını, davacının erken kapama opsiyonu bulunmayan sözleşme kullanmayı tercih ettiğini, sözleşme kapsamında belirlenen erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonunun birbirinden farklı kavramlar olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle zarar uğradığını, daha ilk taksit vadesinde müşterisine erken kapama opsiyonu sağladığını, davacının fek işlemleri bitene kadar bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini ve itirazsız ödediğini, bilirkişilerce emsal banka uygulamalarının ortalaması olarak bulunan %3 lük orana göre hesaplama yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyaya sözleşme ve eklerinin tamamen kazandırılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin iltihaki sözleşme olmadığını, bankanın gördüğü hizmetin uygun bir karşılığını isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapama ücretinden fazla tahsil edilen kısmın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043985500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz