6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Iadesi | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6341 E. 2024/3720 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon sözleşmesi sözleşme özgürlüğü 2006/1 sayılı tebliğ genel kredi ve teminat sözleşmesi erken ödeme komisyonu emsal banka uygulaması erken kapama komisyonu ihtirazi kayıt bedel iadesi ticari kredi basiretli tacir eş rızası istinaf incelemesi kazanılmış hak genel kredi sözleşmesi komisyon kredi sözleşmesi tacir dosya masrafı yetkisizlik kararı ilan yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 13.06.2012 tarihinde Yapı Kredi Bankasından Genel Kredi Sözleşmesi ile 2.600.000,00 dolar tutarlı ihracat döviz kredisi kullandığını, bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesinin eki mahiyetindeki ticari kredi komisyonları isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/erken kapama komisyonu kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından ilan edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak rıza hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi dayanakla yapıldığı, erken kapama maliyetinin ne olduğu ve ne sebeple alınması gerektiğinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete açıklanmadığını ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkili şirketten tahsil edilen 125.727,00 doların kesintinin gerçekleştiği 17.06.2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsi bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, tacir olan davacının ihtirazı kayıt konulmaksızın kesintilerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, sözleşmede erken ödemeye ilişkin şartlar düzenlendiğini, erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonu sözleşmeye göre birbirinden farklı anlamlara geldiğini, bankacılık uygulamasında kredilerin erken kapama opsiyonlu ve erken kapama opsiyonsuz olarak ayrıldığını, erken kapama opsiyonunun sunulduğu sözleşme şartları ile erken kapama opsiyonunun olmadığı sözleşme şartları ve hükümlerinin de farklı olduğunu, erken kapama opsiyonsuz kredinin erken kapama opsiyonlu krediye göre daha maliyet açısından ucuz olduğunu, kredi kullanan tarafından erken kapama talebinde bulunması halinde erken kapama komisyonu dışında erken kapama maliyetini de yükümlenmiş olduğunu ve bunun sözleşme ile kabullenmiş olduğunu, kredi erken kapama opsiyonlu olarak alınmış olsa idi davacıdan sadece erken kapama komisyonu alınması gerektiğini, hesaplanan 218.240,32 dolar erken kapama maliyetine rağmen davacıdan 177.727,11 dolar erken kapama maliyeti ve sözleşmede yazılı oranda erken kapama komisyonu tahsil olunduğunu, işin özünde fazla ödenen değil, eksik ödenmiş bir bakiye söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan genel kredi teminat sözleşmesinin 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde erken ödeme komisyonu alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından erken kapama komisyonuna ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/1822 E., 2020/1436 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda erken kapama komisyon ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği bedeli iadesi gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/2748 E. ve 2022/1668 K. sayılı kararıyla ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kapama komisyonuna ilişkin denetimde öncelikle ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının gerekirse bilirkişi marifetiyle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın ilan ettiği erken kapama komisyon oranının %2 olarak belirlendiği, davalı bankanın ilan ettiği bu oran ile bağlı olacağı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 kapama oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar olarak hesaplandığı, davacı tarafından bu tutara itiraz edilmediği, davalının kesinti tutarı olan 177.721,51 dolardan 52.000,00 doların düşümü sonucunda davacının 125.727,51 dolarlık erken kapama maliyeti kesintisinin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen talimat ile sona erdirildiğini ve davacının dava konusu erken kapama ücretini kabul ettiğini, davacıdan hesaplanan erken kapama maliyetinden çok daha azının tahsil edildiğini, esasen erken kapama nedeniyle davacının ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme özgürlüğü kapsamında talep ettiği ücretin hukuka uygun olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, mahkemenin ücret indirme yetkisi bulunmadığını, davacının erken kapama opsiyonu bulunmayan sözleşme kullanmayı tercih ettiğini, sözleşme kapsamında belirlenen erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonunun birbirinden farklı kavramlar olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle zarar uğradığını, daha ilk taksit vadesinde müşterisine erken kapama opsiyonu sağladığını, davacının fek işlemleri bitene kadar bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini ve itirazsız ödediğini, bilirkişilerce emsal banka uygulamalarının ortalaması olarak bulunan %3 lük orana göre hesaplama yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyaya sözleşme ve eklerinin tamamen kazandırılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin iltihaki sözleşme olmadığını, bankanın gördüğü hizmetin uygun bir karşılığını isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapama ücretinden fazla tahsil edilen kısmın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Iadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2748 E. 2022/1668 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6341 E.  ,  2024/3720 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/402 Esas., 2023/639 Karar

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 13.06.2012 tarihinde Yapı Kredi Bankasından Genel Kredi Sözleşmesi ile 2.600.000,00 dolar tutarlı ihracat döviz kredisi kullandığını, bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra krediyi ödeyerek kapattığını, bankanın kredi erken kapama adı altında müvekkili şirketten 177.727,11 dolar tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesinin eki mahiyetindeki ticari kredi komisyonları isimli tabloda açıkça taksitli ticari krediler/erken kapama komisyonu kredinin %2'si oranında olduğunun belirtildiğini, davalı banka tarafından ilan edilen ticari kredi komisyon oranlarına aykırı olarak rıza hilafına fahiş bir tutar tahsil edildiğini, bankanın işbu tutarı komisyon değil maliyet olarak tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, fakat bu tahsilatın hangi dayanakla yapıldığı, erken kapama maliyetinin ne olduğu ve ne sebeple alınması gerektiğinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete açıklanmadığını ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkili şirketten tahsil edilen 125.727,00 doların kesintinin gerçekleştiği 17.06.2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar cinsi bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu, tacir olan davacının ihtirazı kayıt konulmaksızın kesintilerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, sözleşmede erken ödemeye ilişkin şartlar düzenlendiğini, erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonu sözleşmeye göre birbirinden farklı anlamlara geldiğini, bankacılık uygulamasında kredilerin erken kapama opsiyonlu ve erken kapama opsiyonsuz olarak ayrıldığını, erken kapama opsiyonunun sunulduğu sözleşme şartları ile erken kapama opsiyonunun olmadığı sözleşme şartları ve hükümlerinin de farklı olduğunu, erken kapama opsiyonsuz kredinin erken kapama opsiyonlu krediye göre daha maliyet açısından ucuz olduğunu, kredi kullanan tarafından erken kapama talebinde bulunması halinde erken kapama komisyonu dışında erken kapama maliyetini de yükümlenmiş olduğunu ve bunun sözleşme ile kabullenmiş olduğunu, kredi erken kapama opsiyonlu olarak alınmış olsa idi davacıdan sadece erken kapama komisyonu alınması gerektiğini, hesaplanan 218.240,32 dolar erken kapama maliyetine rağmen davacıdan 177.727,11 dolar erken kapama maliyeti ve sözleşmede yazılı oranda erken kapama komisyonu tahsil olunduğunu, işin özünde fazla ödenen değil, eksik ödenmiş bir bakiye söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/652 E.,, 2019/346 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanmış olan genel kredi teminat sözleşmesinin 23 maddesinde müşterinin kredinin bakiye borcunu vadesinden önce kapatmak istemesi durumunda bunun kabul edilip edilmemesinin bankanın yetkisinde olduğu, bankanın belirleyeceği erken kapama ücretinin de ödenmesi ile mümkün olacağının kararlaştırıldığı, davacının banka nezdinde bulunan hesabından 17.06.2013 tarihinde 177.727,11 dolar erken kapama açıklaması ile hesaptan düşüm yapıldığı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar bulunduğu, erken kapama halinde erken ödeme komisyonu alınabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, ancak erken kapama oranının taraflarca belirlenmediği, bu durumda Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları doğrultusunda ödeme sonrası kalan ana para bakiyesine %2 oranında kesintinin kabul edilebileceği, davalı tarafından erken kapama komisyonuna ilişkin belirlenmiş bir oranın var olduğunun ispat edilemediği ve davacının fazladan ödediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/1822 E., 2020/1436 K. sayılı kararıyla; davalı bankanın, kredinin erken kapatılması halinde %2'den daha fazla oranda erken kapama komisyon ücreti alınacağının kararlaştırılmış olduğu ve kredinin erken kapatılması nedeniyle uğradığı ek maliyetler bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle erken kapama halinde alabileceği ücretin kalan kredi borcu üzerinden %2 oranında tespit edileceğinden, bunun dışında tahsil ettiği bedeli iadesi gerektiği, dolayısıyla mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.03.2022 tarih, 2021/2748 E. ve 2022/1668 K. sayılı kararıyla ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kapama komisyonuna ilişkin denetimde öncelikle ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının gerekirse bilirkişi marifetiyle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın ilan ettiği erken kapama komisyon oranının %2 olarak belirlendiği, davalı bankanın ilan ettiği bu oran ile bağlı olacağı, kredi kapama tarihi itibariyle ana para tutarının 2.600.000,00 dolar olduğu, %2 kapama oranına tekabül eden tutarın 52.000,00 dolar olarak hesaplandığı, davacı tarafından bu tutara itiraz edilmediği, davalının kesinti tutarı olan 177.721,51 dolardan 52.000,00 doların düşümü sonucunda davacının 125.727,51 dolarlık erken kapama maliyeti kesintisinin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.727,00 doların 17.06.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin davacı tarafından gönderilen talimat ile sona erdirildiğini ve davacının dava konusu erken kapama ücretini kabul ettiğini, davacıdan hesaplanan erken kapama maliyetinden çok daha azının tahsil edildiğini, esasen erken kapama nedeniyle davacının ödenmemiş bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme özgürlüğü kapsamında talep ettiği ücretin hukuka uygun olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, mahkemenin ücret indirme yetkisi bulunmadığını, davacının erken kapama opsiyonu bulunmayan sözleşme kullanmayı tercih ettiğini, sözleşme kapsamında belirlenen erken kapama maliyeti ile erken kapama komisyonunun birbirinden farklı kavramlar olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle zarar uğradığını, daha ilk taksit vadesinde müşterisine erken kapama opsiyonu sağladığını, davacının fek işlemleri bitene kadar bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini ve itirazsız ödediğini, bilirkişilerce emsal banka uygulamalarının ortalaması olarak bulunan %3 lük orana göre hesaplama yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyaya sözleşme ve eklerinin tamamen kazandırılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin iltihaki sözleşme olmadığını, bankanın gördüğü hizmetin uygun bir karşılığını isteyebileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapama ücretinden fazla tahsil edilen kısmın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043985500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.