6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik harç

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/35 E. 2013/17071 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harç ihtirazi kayıt yapılmamış sayılma ibraname kıyasen uygulama ibra ticari faiz rücuen tazminat içtihadı birleştirme kararı havale harç hasar dahili dava vekalet ücreti ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibranın ihtirazi kayıt taşımadan ve şarta bağlı olmadan yapılması gerektiği, davalı tarafından ibraz edilen belgede ise şartsız, net bir ibranın mevcut olmadığı, bu belgenin ibraname olarak değerlendirilmediği, zarar miktarı hususunda bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.840,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesi havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.

Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nun uygulanması gerekmemektedir. Davacı vekili tarafından açıklanan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301'inci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat davasıdır. Mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasara sebep olan su sızıntısından dolayı yapılması gereken imalatların yanında davalı yüklenici tarafından davalı ile sigortalı arasındaki sözleşmeye göre kusurlu ve eksik yapılan imalatların da değeri hesaplamaya dahil edilmiştir. Mahkemece, su sızıntısının sebep olduğu hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmek gerekirken kusurlu ve eksik yapılan imalat bedellerinin de içinde bulunduğu toplam meblağın tamamının hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11115 E. 2016/5903 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/35 E.  ,  2013/17071 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2012 tarih ve 2011/262-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "Evim Poliçesi" ile sigortaladığı konutun, üst kattaki banyo tesisat borularında 23.01.2009 tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle sızan sular sonucu hasarlandığını, hasarın tamiratı yapan davalının kusurlu işçilik ve malzeme kullanmasından kaynaklandığını, sigortalıya 11.500,00 TL hasar bedeli ödendiğini ileri sürerek 11.500,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortalı Necdet Kaleli'nin aynı zamanda davacının acentesi olduğunu, sigortalının, müvekkilini 30.01.2009 tarihinde ibra ettiğini, ayrıca müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, anılan işin müvekkilince yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ibranın ihtirazi kayıt taşımadan ve şarta bağlı olmadan yapılması gerektiği, davalı tarafından ibraz edilen belgede ise şartsız, net bir ibranın mevcut olmadığı, bu belgenin ibraname olarak değerlendirilmediği, zarar miktarı hususunda bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.840,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesi havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.

Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nun uygulanması gerekmemektedir. Davacı vekili tarafından açıklanan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301'inci maddesi uyarınca açılan rücuen tazminat davasıdır. Mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasara sebep olan su sızıntısından dolayı yapılması gereken imalatların yanında davalı yüklenici tarafından davalı ile sigortalı arasındaki sözleşmeye göre kusurlu ve eksik yapılan imalatların da değeri hesaplamaya dahil edilmiştir. Mahkemece, su sızıntısının sebep olduğu hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmek gerekirken kusurlu ve eksik yapılan imalat bedellerinin de içinde bulunduğu toplam meblağın tamamının hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ücreti vekalete yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043958400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.