6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hizmet akdi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15151 E. 2013/16953 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi tacir sıfatı şirket müdürlüğü rekabet yasağı cezai şart oy yasağı ifa taahhütname tacir yasal faiz kusur haksız rekabet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 161 · TTK — TTK 24

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının 5 yıl süre ile davacı şirketin...satış bölgesinde sorumlu satış mühendisi olarak çalıştığı, davalının 21.01.2008 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının, iş akdi sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak yer almamayı taahhüt ettiği, buna rağmen davalının işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra ... Metal Talaşlı İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi kurduğu, şirketin %99 hissesinin davalıya ait bulunduğu, davalının ortağı ve müdürü olduğu şirket ile davacının aynı iştigal alanında kullanılan kesi takımlarını pazarladıkları, tüm ürünler yönünden bir rekabetin olmadığı, bu haliyle davalının taraflar arasındaki sözleşme ile öngörülen rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşme tarihinde davacının işveren, davalının işçi olması, borca aykırı davranışın ağırlığı, yalnızca bir ürün grubunda rekabet edilmesi gözetildiğinde belirlenen cezai şartın fahiş olduğu, bu nedenle indirilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin men'ine, 13.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili ve ihlale son verilmesi istemlerine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesinde, “Çalışan ayrıca hizmet akdinin sona ermesini izleyen iki yıl boyunca işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak görev almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. .... hizmet akdi sona erdikten sonra vukubulacak taahhüde aykırılık halleri için de geçerli olmak üzere hizmet akdinin sona erdiği tarihteki son brüt aylık ücretinin USD olarak karşılığının 12 katını ihlal tazminatı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı, davacı şirketteki işinden ayrılmasından kısa bir süre sonra %99 hissesine sahip olduğu bir şirket kurmuş ve bu şirketin müdürlüğüne seçilmiş, bu şirket de davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermiştir. Bu durumda, davalının, yukarıda anılan hükümle taahhüt ettiği rekabet yasağını ihlal ettiğinin kabulü gerekmektedir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde bulunmaktadır. Rekabet yasağını ihlal eden davalı, sözleşmede öngörülen cezai şarttan sorumlu olup ancak zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 161/son maddesi uyarınca hakimin fahiş görmesi halinde cezai şartın indirilmesi mümkündür. Bir olayda cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Öte yandan, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca bu hüküm tacir hakkında uygulanamaz ise de davalının şirket ortağı olması ona tacir sıfatını kazandırmayacağından somut olayda BK'nın 161/3. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmaktadır.

Somut olayda mahkemece, tüm ürünlerde rekabet edilmeyip yalnızca bir ürün grubunda rekabet edilmesi nedeniyle cezai şartta indirim yapılmış ise de yukarıda açıklanan sözleşme hükmü ve cezai şartın indirilmesine ilişkin ilkeler gözetildiğinde mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle davalının, davacı şirketle aynı sektörde faaliyet göstermesi, sözleşme ile belirlenen cezai şartın istenilebilmesi için yeterli olup davacı şirket ile davalının kurduğu şirketin yalnızca bir ürün grubunu ortak olarak satmaları, cezai şartın indirilmesi için gerekçe teşkil edemez. O halde, mahkemece gerekirse tarafların ekonomik ve sosyal durumları da araştırılarak ve yukarıdaki ilkeler dikkate alınarak cezai şartın fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile cezai şartın indirilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hizmet akdi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15151 E. 2013/16953 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2168 E. 2017/1103 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15151 E.  ,  2013/16953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.06.2011 tarih ve 2010/251-2011/365 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2013 gününde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile imzaladığı 29.04.2003 tarihli hizmet sözleşmesi ile müvekkili şirketin...satış bölgesinden sorumlu satış mühendisi olarak çalışan davalının 5 yıl süre ile çalıştıktan sonra 21.01.2008 tarihinde istifa yoluyla şirketten ayrıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile işten ayrıldıktan sonra 2 yıl süre ile şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette doğrudan veya dolaylı olarak görev almamayı kabul ettiği halde şirkette çalıştığı dönemde kurma hazırlıklarına başladığı dava dışı ... Metal Talaşlı İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi kurarak aynı alanda çalışmaya ve müvekkili şirkete rakip şirketlerin reklamını yapmaya başladığını, çekilen ihtara rağmen bu eylemine son vermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 40.200 TL cezai şartın 12.04.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının fiilerine son verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde sınırlayan ve sadece işçi aleyhine olan rekabet yasağı hükümlerinin geçersiz bulunduğunu, somut olaydaki iki yıllık sürenin fahiş olduğunu, müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, istenilen cezai şartın indirilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının 5 yıl süre ile davacı şirketin...satış bölgesinde sorumlu satış mühendisi olarak çalıştığı, davalının 21.01.2008 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının, iş akdi sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak yer almamayı taahhüt ettiği, buna rağmen davalının işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra ... Metal Talaşlı İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi kurduğu, şirketin %99 hissesinin davalıya ait bulunduğu, davalının ortağı ve müdürü olduğu şirket ile davacının aynı iştigal alanında kullanılan kesi takımlarını pazarladıkları, tüm ürünler yönünden bir rekabetin olmadığı, bu haliyle davalının taraflar arasındaki sözleşme ile öngörülen rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşme tarihinde davacının işveren, davalının işçi olması, borca aykırı davranışın ağırlığı, yalnızca bir ürün grubunda rekabet edilmesi gözetildiğinde belirlenen cezai şartın fahiş olduğu, bu nedenle indirilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin men'ine, 13.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili ve ihlale son verilmesi istemlerine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesinde, “Çalışan ayrıca hizmet akdinin sona ermesini izleyen iki yıl boyunca işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak görev almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı kabul ve taahhüt etmiştir. .... hizmet akdi sona erdikten sonra vukubulacak taahhüde aykırılık halleri için de geçerli olmak üzere hizmet akdinin sona erdiği tarihteki son brüt aylık ücretinin USD olarak karşılığının 12 katını ihlal tazminatı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı, davacı şirketteki işinden ayrılmasından kısa bir süre sonra %99 hissesine sahip olduğu bir şirket kurmuş ve bu şirketin müdürlüğüne seçilmiş, bu şirket de davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermiştir.

Bu durumda, davalının, yukarıda anılan hükümle taahhüt ettiği rekabet yasağını ihlal ettiğinin kabulü gerekmektedir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde bulunmaktadır. Rekabet yasağını ihlal eden davalı, sözleşmede öngörülen cezai şarttan sorumlu olup ancak zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 161/son maddesi uyarınca hakimin fahiş görmesi halinde cezai şartın indirilmesi mümkündür. Bir olayda cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Öte yandan, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca bu hüküm tacir hakkında uygulanamaz ise de davalının şirket ortağı olması ona tacir sıfatını kazandırmayacağından somut olayda BK'nın 161/3. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmaktadır.

Somut olayda mahkemece, tüm ürünlerde rekabet edilmeyip yalnızca bir ürün grubunda rekabet edilmesi nedeniyle cezai şartta indirim yapılmış ise de yukarıda açıklanan sözleşme hükmü ve cezai şartın indirilmesine ilişkin ilkeler gözetildiğinde mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle davalının, davacı şirketle aynı sektörde faaliyet göstermesi, sözleşme ile belirlenen cezai şartın istenilebilmesi için yeterli olup davacı şirket ile davalının kurduğu şirketin yalnızca bir ürün grubunu ortak olarak satmaları, cezai şartın indirilmesi için gerekçe teşkil edemez. O halde, mahkemece gerekirse tarafların ekonomik ve sosyal durumları da araştırılarak ve yukarıdaki ilkeler dikkate alınarak cezai şartın fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile cezai şartın indirilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043746500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.