İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1516 E. 2011/10177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ eksper raporu↗ tanık beyanı↗ rücuen alacak↗ keşif↗ kötüniyet tazminatı↗ riziko↗ kesin süre↗ denetime elverişlilik↗ rücu↗ ispat yükü↗ kötüniyet↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve davalı tanık anlatımlarına göre davalı konutunda su sızıntısı olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece dinlenen tanık beyanlarına dayalı olarak rizikonun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davaya konu sigortalı konuta davalıya ait üst kattan su sızdığının delili olarak ekspertiz raporuna ve olay yeri fotoğraflarının suretlerine dayanarak bu delillerini dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa dosyada bulunan fotoğrafların asıllarını ibraz etmesi için usule uygun kesin süre verilerek mahallinde keşif icrasıyla inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan bu fotoğrafları ve ekspertiz raporunu değerlendiren denetime elverişli rapor alınması, davaya konu hasara neden olduğu ileri sürülen su sızmasının gerçekte oluşup oluşmadığının ve varsa hasarın nedeninin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ayrıca, İİK.67/2.madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı alacaklının, takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır.
Somut olayda, davacı, bağımsız eksper raporuna göre sigortalısına ödeme yapmış ve davalıya rücu için işbu davayı açmıştır. Bağımsız eksper raporu uyarınca alacak talebinde bulunan davacı ... şirketinin ne şekilde kötüniyetli olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde kötüniyet tazminatına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5718 E. 2010/11536 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · ispat yükü · kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve davalı tanık anlatımlarına göre davalı konutunda su sızıntısı olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve % 40 oranında «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, İİK.67/2.madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedebilmek için, takibinin haksız olması yeterli değildir.
Bağımsız «eksper raporu» uyarınca alacak talebinde bulunan davacı ... şirketinin ne şekilde «kötüniyetli» olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde «kötüniyet tazminatına» karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2- İİK.67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli değildir, davacı alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Alacaklının «kötüniyetli» sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir, alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda «ispat yükü» davalı borçludadır, bu husus davalı tarafından ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının «zamanaşımı definin» incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu çekin 6 aylık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11720 E. 2010/2573 K.
Ortak:denetime elverişli rapor · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacı tarafa dosyada bulunan fotoğrafların asıllarını «ibraz» etmesi için usule uygun «kesin süre» verilerek mahallinde «keşif» icrasıyla inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan bu fotoğrafları ve ekspertiz raporunu değerlendiren «denetime elverişli rapor» alınması, davaya konu «hasara» neden olduğu ileri sürülen su sızmasının gerçekte oluşup oluşmadığının ve varsa hasarın nedeninin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan «denetime elverişli rapor» alınması, davaya konu «hasarın» oluşmasına neden olan su sızmasının neden kaynaklandığının tespiti, davalılardan ...’nün BK’nun 58 nci madde hükümlerine dayalı sorumluluğunun somut olay bakımından tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasar» oluşumuna sebep veren su sızıntısının sigortalı konutun bulunduğu binanın üst katındaki davalının maliki bulunduğu daireden kaynaklandığı, zararın oluşumundan davalı malikin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.838,40 TL’nın davalılardan ...’den tahsiline ve diğer davalı hakkında dava atiye «terk» edildiğinden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · özen yükümlülüğü · rücuen tazminat
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1516 E. , 2011/10177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/46-2009/1428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince su baskını teminatı içerir sigorta poliçesiyle sigortalanan konutta meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşma nedeninin üst kattaki davalı konutunun ısıtma tesisatından su sızması olduğunu, 2.196,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tesisatını hiçbir zaman arızalanmadığını ve sigorta şirketinin gerçekleşmeyen bir olay nedeniyle sigortalısına gereksiz ödeme yaptığını, davacıdan kötüniyet tazminatının tahsilinin gerektiğini savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve davalı tanık anlatımlarına göre davalı konutunda su sızıntısı olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece dinlenen tanık beyanlarına dayalı olarak rizikonun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davaya konu sigortalı konuta davalıya ait üst kattan su sızdığının delili olarak ekspertiz raporuna ve olay yeri fotoğraflarının suretlerine dayanarak bu delillerini dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa dosyada bulunan fotoğrafların asıllarını ibraz etmesi için usule uygun kesin süre verilerek mahallinde keşif icrasıyla inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan bu fotoğrafları ve ekspertiz raporunu değerlendiren denetime elverişli rapor alınması, davaya konu hasara neden olduğu ileri sürülen su sızmasının gerçekte oluşup oluşmadığının ve varsa hasarın nedeninin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ayrıca, İİK.67/2.madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı alacaklının, takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır.
Somut olayda, davacı, bağımsız eksper raporuna göre sigortalısına ödeme yapmış ve davalıya rücu için işbu davayı açmıştır. Bağımsız eksper raporu uyarınca alacak talebinde bulunan davacı ... şirketinin ne şekilde kötüniyetli olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde kötüniyet tazminatına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031158300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz