6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/30 E. 2024/3675 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek taraflı fesih illetten mücerretlik yetki şartı kısmi ödeme zilyetlik mücerretlik ödeme emri tanık beyanı teminat senedi sözleşmenin iptali muhtıra yemin delili yazılı delil kötüniyet tazminatı bedelsizlik yemin ara karar kesin süre rücu muvafakat ispat yükü fesih sebepsiz zenginleşme komisyon uyuşmazlık konusu bono vade protokol yetki haciz iflas ihtarname çek kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit dava sebebi yükleten (shipper) ibraz teminat teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK · TTK — TTK 688

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/836 E., 2019/247 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.08.2017 tarihinde Hekim Apartın devri hususunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun apartın devrinin hava parası olduğunu, davacının sözleşme gereği peyderpey 30.000,00 TL'nin ödediğini, geriye kalan 123.000,00 TL'nin de 20.09.2017 tarihine kadar davalıya ödemeyi kabul ettiğini, ancak bu zamana kadar mülk sahipleri ile ayrı ayrı sözleşme yapıldığını, davacı devir işlemlerini yapmaya devam ederken kira konusu olan apartın dış kilidine kadar değiştirerek davacının uhdesinden davalının aldığını, kiraladığı yeri sahiplenmekte ve ticari faaliyetini sürdürmekte zilyet olamadığını, kalan bakiye borç için davalıya davaya konu 123.000,00 TL bedelli bonoları teslim ettiğini, sözleşme şartları yerine getirilmediğinden bonoların davacılar tarafından ödenmediğini, davacılar aleyhine Kırıkkale 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3455 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 01.11.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra takibinde haksız olduğunu, senetlerin sözleşme şartlarının yerine getirilmesine binaen verildiğini, sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, dava konusu apartta kalan öğrencilerden kira bedellerini davalının sözleşme hilafına kendisinin tahsil etmeye davam ettiğini, yurt görevlisinin tahsil etmiş olduğu toplu kira bedelini de davacıların bilgisi dışında ve sözleşme hilafına davalının tahsil ettiğini, davalının kambiyo senetlerine özgü örnek 10 düzenleyerek davacılara gönderdiğini, her nasılsa çek gibi değerlendirilerek 369,00 TL komisyon talep ettiğini, bu haksız talebin de sebepsiz zenginleşmeye sebep verdiğinden iptali gerektiğini, senetteki borçlulardan davacı ...'ın adresinin sonradan eklendiğini, ayrıca bononun şartlarından olan yetki şartı yani Kırıkkale kısmının boş ve takibin iptali sebebi olduğunu, bonolardaki yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının da yazılmadığını, bu eksiklikliğin bononun şartlarından olup yine iptali gerektiğini, haksız olan alacaklı davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, senedin boş olarak davalı alacaklıya sözleşmeye bağlı olarak verilmiş teminat senedi olup davalı alacaklının davacılara karşı yapmış olduğu anlaşma gereği sözleşme şartlarını yerine getirmediğini ve senetlerin sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalı alacaklıya Kırıkkale 1.Noterliği'nin 31.10.2017 tarih ve 6241 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile senetlerin iadesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak davalının yine kötü niyetli olarak hareket ettiğini iddia ederek davacıların davalıya 15.09.2017 vade tarihli iki adet senetten ibaret toplam 123.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz ile takip yapılamayacağından takibin iptaline ve borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinde haksız bulunan davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bono şartlarından olan yetki şartının boş olması sebebiyle takibin iptali gerektiğini iddia ettiğini, ancak kanunda bonoların “zorunlu” ve “ihtiyari (isteğe bağlı)” koşulları arasında “takip yerinin tayini” konusunda bir hüküm mevcut olmadığını, yine bonolarda yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının yazılmadığını, bu eksikliğin bonunun şartlarından olduğunu ve iptal sebebi olduğu iddia ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 688 inci maddesinde; "kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" içermesi zorunlu olarak aranmış olup senetlerde bu şartın gerçekleştiğini, bu nedenlerle senetlerin, zorunlu unsurları taşımadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar davalıya 30.000,00 TL verdiklerini iddia ettiğini, ancak ödenmiş herhangi bir bedel bulunmadığını, davacıların ödeme iddialarını yasaya uygun şekilde ispat edemediklerini, davacıların kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle, iddialarını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduklarını, davalının apartta kalan öğrencilerden para tahsil ettiği ve yurt görevlisinden para aldığı iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davalının apartın dış kilidini değiştirdiği, aparttaki maliklerle yapılan sözleşmeleri iptal ettirdiği, kendi lehine sözleşme yaptığı, tek taraflı fesih yaptığı gibi soyut iddiaların da gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senetlerin teminat senedi olduğu değerlendirildiğinden, davacıların teminat şartlarını yerine getirmediklerini ispat yükünün davalıda olduğu, ancak davacıların protokol kapsamında bir kısım ödemede bulunduklarını iddia ettikleri, bu hali ile ispat yükünün yer değiştireceği, ancak davacıların 30.000,00 TL ödeme yaptıklarını miktar gözetildiğinde usulüne uygun olarak ispat edemedikleri, kaldı ki kısmi ödeme iddiasında bulundukları, bu hali ile sözleşme şartlarını yerine getirdiklerinden söz edilemeyeceği, yalan beyanda bulunduklarına ilişkin somut herhangi bir delil bulunmayan tanıkların anlatımlarından devir tarihinden sonra davalının kira toplamaya devam ettiğinin sabit olduğu, dosyaya sunulan fesih sözleşmesinin de tanık beyanlarını doğruladığı, böylelikle davalının sözleşmeyi feshettiği değerlendirilerek davacının bu yöndeki iddiasının ispat edildiği ve senetlerin bedelsiz kaldığı, ancak davalının sözleşmeyi feshettiği tarihin takip tarihinden önce ya da sonra olduğu kesin olarak ispatlanamadığından kötüniyet tazminatının şartlarının ve para cezasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Kırıkkale 2. İcra Dairesi'nin 2017/3455 E. sayılı dosyasına konu olan 2 adet senet nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı ve para cezası isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında sözlü olarak belge asıllarının sunulması taleplerinin olmasına rağmen mahkemece ara karar alınmasına rağmen belge asıllarının dosyaya sunulmadığını, hal böyle iken protokol isimli belgenin taraflarınca itiraza uğramadığından bahisle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, protokol başlıklı belgenin gerçek olduğu kabul edilse dahi belgede takibe konulan iki adet senedin teminat senedi olduğuna dair hiç bir açıklama olmadığı gibi senet metninde senetlerin teminat senedi olduğuna dair hiç bir emare bulunmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacının delillerine neden üstünlük sağlandığının açıklanmadığını, davacıların ihtarnamede ileri sürdükleri maddi vakıanın davacı tanıkları tarafından doğrulanmadığını, tanık dinlenmesine dair ara karadan rücu edilmesi taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, davalı yanca söz konusu "Protokol" başlıklı belge içeriğinin kabul edildiğine dair herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğu, belge aslının dosyaya sunulması gerektiği belirtilerek aslının sunulması halinde konuya ilişkin beyanda bulunulacağı ve tanık dinlettirilmesine muvafakat etmedikleri yargılama aşamasındaki tüm dilekçelerde bildirildiği, davalı vekilinin bu beyanları üzerine İlk Derece Mahkemesince de 26.12.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline dosyaya sunulan fotokopilerin asıllarının ibraz edilmesi ve asılları yoksa bu konuda açıklayıcı beyanda bulunulması belirtilmiş olmakla birlikte hükme esas alınan "Protokol" başlıklı belge aslının sunulması için kesin süre verilmediğinin anlaşıldığı, Dairemizce davacı asile dava dilekçesi ekinde sunulan protokol aslının sunulması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye ilişkin muhtıra usulüne uygun olarak her iki davacıya da tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde protokolün aslı dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda söz konusu protokolün geçerli kabul edilerek protokoldeki hükümler nedeniyle dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının kabulü doğru olmayıp, davacı yanca dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının da anlaşmaya aykırı olarak bulundurduklarına dair yazılı delil sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme asıllarının ellerinde olmadığını o sebeple fotokopilerini sunduklarını, İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ibraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10534 E. 2014/15673 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/30 E.  ,  2024/3675 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/261 Esas, 2022/1071 Karar

HÜKÜM

Yeniden hüküm dava ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/836 E., 2019/247 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.08.2017 tarihinde Hekim Apartın devri hususunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun apartın devrinin hava parası olduğunu, davacının sözleşme gereği peyderpey 30.000,00 TL'nin ödediğini, geriye kalan 123.000,00 TL'nin de 20.09.2017 tarihine kadar davalıya ödemeyi kabul ettiğini, ancak bu zamana kadar mülk sahipleri ile ayrı ayrı sözleşme yapıldığını, davacı devir işlemlerini yapmaya devam ederken kira konusu olan apartın dış kilidine kadar değiştirerek davacının uhdesinden davalının aldığını, kiraladığı yeri sahiplenmekte ve ticari faaliyetini sürdürmekte zilyet olamadığını, kalan bakiye borç için davalıya davaya konu 123.000,00 TL bedelli bonoları teslim ettiğini, sözleşme şartları yerine getirilmediğinden bonoların davacılar tarafından ödenmediğini, davacılar aleyhine Kırıkkale 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2017/3455 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 01.11.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra takibinde haksız olduğunu, senetlerin sözleşme şartlarının yerine getirilmesine binaen verildiğini, sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, dava konusu apartta kalan öğrencilerden kira bedellerini davalının sözleşme hilafına kendisinin tahsil etmeye davam ettiğini, yurt görevlisinin tahsil etmiş olduğu toplu kira bedelini de davacıların bilgisi dışında ve sözleşme hilafına davalının tahsil ettiğini, davalının kambiyo senetlerine özgü örnek 10 düzenleyerek davacılara gönderdiğini, her nasılsa çek gibi değerlendirilerek 369,00 TL komisyon talep ettiğini, bu haksız talebin de sebepsiz zenginleşmeye sebep verdiğinden iptali gerektiğini, senetteki borçlulardan davacı ...'ın adresinin sonradan eklendiğini, ayrıca bononun şartlarından olan yetki şartı yani Kırıkkale kısmının boş ve takibin iptali sebebi olduğunu, bonolardaki yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının da yazılmadığını, bu eksiklikliğin bononun şartlarından olup yine iptali gerektiğini, haksız olan alacaklı davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, senedin boş olarak davalı alacaklıya sözleşmeye bağlı olarak verilmiş teminat senedi olup davalı alacaklının davacılara karşı yapmış olduğu anlaşma gereği sözleşme şartlarını yerine getirmediğini ve senetlerin sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalı alacaklıya Kırıkkale 1.Noterliği'nin 31.10.2017 tarih ve 6241 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile senetlerin iadesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak davalının yine kötü niyetli olarak hareket ettiğini iddia ederek davacıların davalıya 15.09.2017 vade tarihli iki adet senetten ibaret toplam 123.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz ile takip yapılamayacağından takibin iptaline ve borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinde haksız bulunan davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bono şartlarından olan yetki şartının boş olması sebebiyle takibin iptali gerektiğini iddia ettiğini, ancak kanunda bonoların “zorunlu” ve “ihtiyari (isteğe bağlı)” koşulları arasında “takip yerinin tayini” konusunda bir hüküm mevcut olmadığını, yine bonolarda yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının yazılmadığını, bu eksikliğin bonunun şartlarından olduğunu ve iptal sebebi olduğu iddia ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 688 inci maddesinde; "kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" içermesi zorunlu olarak aranmış olup senetlerde bu şartın gerçekleştiğini, bu nedenlerle senetlerin, zorunlu unsurları taşımadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar davalıya 30.000,00 TL verdiklerini iddia ettiğini, ancak ödenmiş herhangi bir bedel bulunmadığını, davacıların ödeme iddialarını yasaya uygun şekilde ispat edemediklerini, davacıların kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle, iddialarını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduklarını, davalının apartta kalan öğrencilerden para tahsil ettiği ve yurt görevlisinden para aldığı iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davalının apartın dış kilidini değiştirdiği, aparttaki maliklerle yapılan sözleşmeleri iptal ettirdiği, kendi lehine sözleşme yaptığı, tek taraflı fesih yaptığı gibi soyut iddiaların da gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senetlerin teminat senedi olduğu değerlendirildiğinden, davacıların teminat şartlarını yerine getirmediklerini ispat yükünün davalıda olduğu, ancak davacıların protokol kapsamında bir kısım ödemede bulunduklarını iddia ettikleri, bu hali ile ispat yükünün yer değiştireceği, ancak davacıların 30.000,00 TL ödeme yaptıklarını miktar gözetildiğinde usulüne uygun olarak ispat edemedikleri, kaldı ki kısmi ödeme iddiasında bulundukları, bu hali ile sözleşme şartlarını yerine getirdiklerinden söz edilemeyeceği, yalan beyanda bulunduklarına ilişkin somut herhangi bir delil bulunmayan tanıkların anlatımlarından devir tarihinden sonra davalının kira toplamaya devam ettiğinin sabit olduğu, dosyaya sunulan fesih sözleşmesinin de tanık beyanlarını doğruladığı, böylelikle davalının sözleşmeyi feshettiği değerlendirilerek davacının bu yöndeki iddiasının ispat edildiği ve senetlerin bedelsiz kaldığı, ancak davalının sözleşmeyi feshettiği tarihin takip tarihinden önce ya da sonra olduğu kesin olarak ispatlanamadığından kötüniyet tazminatının şartlarının ve para cezasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Kırıkkale 2.

İcra Dairesi'nin 2017/3455 E. sayılı dosyasına konu olan 2 adet senet nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı ve para cezası isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında sözlü olarak belge asıllarının sunulması taleplerinin olmasına rağmen mahkemece ara karar alınmasına rağmen belge asıllarının dosyaya sunulmadığını, hal böyle iken protokol isimli belgenin taraflarınca itiraza uğramadığından bahisle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, protokol başlıklı belgenin gerçek olduğu kabul edilse dahi belgede takibe konulan iki adet senedin teminat senedi olduğuna dair hiç bir açıklama olmadığı gibi senet metninde senetlerin teminat senedi olduğuna dair hiç bir emare bulunmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacının delillerine neden üstünlük sağlandığının açıklanmadığını, davacıların ihtarnamede ileri sürdükleri maddi vakıanın davacı tanıkları tarafından doğrulanmadığını, tanık dinlenmesine dair ara karadan rücu edilmesi taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, davalı yanca söz konusu "Protokol" başlıklı belge içeriğinin kabul edildiğine dair herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğu, belge aslının dosyaya sunulması gerektiği belirtilerek aslının sunulması halinde konuya ilişkin beyanda bulunulacağı ve tanık dinlettirilmesine muvafakat etmedikleri yargılama aşamasındaki tüm dilekçelerde bildirildiği, davalı vekilinin bu beyanları üzerine İlk Derece Mahkemesince de 26.12.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline dosyaya sunulan fotokopilerin asıllarının ibraz edilmesi ve asılları yoksa bu konuda açıklayıcı beyanda bulunulması belirtilmiş olmakla birlikte hükme esas alınan "Protokol" başlıklı belge aslının sunulması için kesin süre verilmediğinin anlaşıldığı, Dairemizce davacı asile dava dilekçesi ekinde sunulan protokol aslının sunulması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye ilişkin muhtıra usulüne uygun olarak her iki davacıya da tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde protokolün aslı dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda söz konusu protokolün geçerli kabul edilerek protokoldeki hükümler nedeniyle dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının kabulü doğru olmayıp, davacı yanca dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının da anlaşmaya aykırı olarak bulundurduklarına dair yazılı delil sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme asıllarının ellerinde olmadığını o sebeple fotokopilerini sunduklarını, İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043728300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.