Hakem kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10940 E. 2013/14875 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakem kararı↗ derdestlik↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı uyarınca aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalinin haksız rekabet teşkil ettiği, Avukatlık Kanununun 35.maddesine göre, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütala vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek işlemleri yalnız Baro'ya kayıtlı avukatların yapabileceği, davalı evraklarında ''ceza davaları, ticaret hukuk ve icra davaları, iş mevzuat davaları ve vergi davaları belirtilmek sureti ile bu konularda dava açmadan önce veya dava halinde derdest safhasında, iddia veya savunma için talep halinde'' ibarelerinin kullanıldığı, aynı şekilde davalı broşürlerinde ''savcılıklar ve mahkemelerde ... nın tarafsız bir gözle aydınlatılması ve bilgilendirilmesini sağlayan uzman bir denetim grubudur .... niza ve dava konusu olayı gerçek ve tarafsız mesleki ahlak ve kurallara uygun olarak rapor vermekteyiz'' şeklinde ifadelerin yeraldığı davalı faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, karar gerekçesinde davalı şirketin hangi faaliyetlerinin davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği açıklanmış olmakla birlikte hüküm fıkrasında bu hususlar tek tek gösterilmeksizin davalı şirketin haksız rekabet olarak kabul edilen fiileri dışındaki tüm ticari faaliyetlerinin mahkum edilmesine ve önlenmesine yol açacak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7109 E. 2022/130 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · istinaf incelemesi · limited şirket · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde «görevli» üyelerden Dr. ...' nün, bu kararın «istinaf incelemesinin» yapıldığı Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.07.2020 tarihli kararda da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.
Hukuk Dairesinde «görevli» üyelerden biri olduğu anlaşılmıştır.
Maddesi uyarınca hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir «sebebin» bulunması halinde taraflardan biri hakimi reddedebileceği gibi hakim de bizzat çekilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3416 E. 2015/1619 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… nimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı uyarınca aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, Avukatlık Kanununun 35.maddesine göre, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütala vermek, mahkeme, «hakem» veya yargı «yetkisini» haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek işlemleri yalnız Baro'ya kayıtlı avukatların yapabileceği, davalı evraklarında ''ceza davaları, ticaret hukuk ve icra davaları, iş mevzuat davaları ve vergi davaları belirtilmek sureti ile bu konularda dava açmadan önce veya dava halinde «derdest» safhasında, iddia veya savunma için talep halinde'' ibarelerinin kullanıldığı, aynı şekilde davalı broşürlerinde ''savcılıklar ve mahkemelerde ... nın tarafsız bir …
2- Ancak, mahkemece, karar gerekçesinde davalı şirketin hangi faaliyetlerinin davacı aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiği açıklanmış olmakla birlikte hüküm fıkrasında bu hususlar tek tek gösterilmeksizin davalı şirketin haksız rekabet olarak kabul edilen fiileri dışındak …
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek satıcılık · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… nimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı uyarınca aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, Avukatlık Kanununun 35.maddesine göre, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütala vermek, mahkeme, «hakem» veya yargı «yetkisini» haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek işlemleri yalnız Baro'ya kayıtlı avukatların yapabileceği, davalı evraklarında ''ceza davaları, ticaret hukuk ve icra davaları, iş mevzuat davaları ve vergi davaları belirtilmek sureti ile bu konularda dava açmadan önce veya dava halinde «derdest» safhasında, iddia veya savunma için talep halinde'' ibarelerinin kullanıldığı, aynı şekilde davalı broşürlerinde ''savcılıklar ve mahkemelerde ... nın tarafsız bir …
2- Ancak, mahkemece, karar gerekçesinde davalı şirketin hangi faaliyetlerinin davacı aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiği açıklanmış olmakla birlikte hüküm fıkrasında bu hususlar tek tek gösterilmeksizin davalı şirketin haksız rekabet olarak kabul edilen fiileri dışındak …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10940 E. , 2013/14875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2012 tarih ve 2011/397-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Koçyiğitoğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının internet adresinde ve bastırdığı broşürlerde ceza ,ticaret, iş ve vergi hukukunda uyuşmazlıkları çözme amacıyla rapor hazırladıklarını, mevzuat aykırılık konusunda inceleme yaptıklarını, iddia ve savunma konusunda görüş verdiklerini, kuruluşların müphem ve niza konusu olan vergi kayıp ve kaçakları ile sahte veya muhteviyat itibarıyla yanıltıcı belge SSK mevzuatına aykırılık konusunda inceleme raporları hazırladıklarını beyan ettiğini, davalının bu faaliyetlerinin Avukatlık Kanununun 35. Maddesi'ne aykırı olduğunu, hukuki hizmet verme yetkisinin sadece avukatlara tanındığını, ancak davalının Türkiye Mahkemelerinde ve resmi kurumlardaki her türlü dava ve işleri takip etmede kedilerini yetkili göstererek üçüncü kişileri yanılttıklarını, bu şekilde haksız rekabet suçunu işlediklerini ileri sürerek davalı şirketin faaliyetinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, TTK' nın 61 .maddesi uyarınca hüküm özetinin ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin, firmaların, tüzel kişilerin ve kuruluşların istek ve talepleri halinde teknik bağlamda özel denetim yapmak üzere San. ve Tic. Bakanlığından izinli özel inceleme ve denetim yaptıklarını, sadece firmaların teknik bağlamdaki uygunluk ve denetimini yaptıklarını, amaç ve faailiyetleri arasında hukuki dava takip etme, adliyelerde iş takip etme veya adli mercilere rapor tanzim etmek gibi herhangi bir faaliyetlerinin olmadığını, tamamen teknik bağlamda hesap teknik komisyonu veya bilirkişi raporu gibi özel raporlar düzenlediklerini, bu raporların yargı ve avukatlık mesleği ile ilişkisinin bulunmadığını şirket yetkilileri hakkında açılan davanın beraatle sonuçlandığını, şirket ortakları arasında çeşitli meslek mensuplarının bulunduğunu, bu kişilerin yetkili ve sorumlu sıfatı ile kendi mesleki görüş ve düşüncesini tanzim edilen raporda belirttiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı uyarınca aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalinin haksız rekabet teşkil ettiği, Avukatlık Kanununun 35.maddesine göre, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütala vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek işlemleri yalnız Baro'ya kayıtlı avukatların yapabileceği, davalı evraklarında ''ceza davaları, ticaret hukuk ve icra davaları, iş mevzuat davaları ve vergi davaları belirtilmek sureti ile bu konularda dava açmadan önce veya dava halinde derdest safhasında, iddia veya savunma için talep halinde'' ibarelerinin kullanıldığı, aynı şekilde davalı broşürlerinde ''savcılıklar ve mahkemelerde ...
nın tarafsız bir gözle aydınlatılması ve bilgilendirilmesini sağlayan uzman bir denetim grubudur .... niza ve dava konusu olayı gerçek ve tarafsız mesleki ahlak ve kurallara uygun olarak rapor vermekteyiz'' şeklinde ifadelerin yeraldığı davalı faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, karar gerekçesinde davalı şirketin hangi faaliyetlerinin davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği açıklanmış olmakla birlikte hüküm fıkrasında bu hususlar tek tek gösterilmeksizin davalı şirketin haksız rekabet olarak kabul edilen fiileri dışındaki tüm ticari faaliyetlerinin mahkum edilmesine ve önlenmesine yol açacak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043723200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz