6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11723 E. 2013/13682 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurula çağrı olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali anonim şirket geçersizlik yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 330TTK 355

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu ve TTK'nın 330. maddesi gereğince yönetim kurulunun karar verebilmesi için en az yarısından bir fazlasının toplantıda hazır olması gerektiği, ancak 3 kişi ile toplantının yapılmasının olanaklı olduğu, bu şartın yerine getirilmeyerek, iki kişi ile toplanılarak karar alınmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 14.04.2010 tarihli, 2010/2 sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi içeriğinde, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılabilmesi için her üç yönetim kurulu üyesinin kabulü gerektiğini, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması konusunda müvekkilinin katılımı ile alınmış bir karar bulunmadığını, bu nedenle olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu, genel kurula çağrı ve ilanların usulüne uygun olmadığını, TTK'nın 355. maddesi gereğince olağanüstü toplantı yapılabilmesi için gerekli zorunlu şartların bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin olağanüstü genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir. Ancak sayılan nedenlerle olağanüstü genel kurulun iptali istenirken dava dilekçesinde hataen 06.04.2010 tarihli olağanüstü genel kurul yerine, 14.04.2010 tarihli genel kurul yazılmıştır. Dava dilekçesinde genel kurul tarihi olarak yazılan 14.04.2010 tarihi ise genel kurul tarihi olmayıp yönetim kurulunun toplantı tarihidir. Mahkemece, dava dilekçesi içeriğinde olağanüstü genel kurulun iptali istendiği nazara alınmadan ve gerekçede olağanüstü genel kurulun iptali ile ilgili değerlendirme yapılmadan, 14.04.2010 tarih 2010/2 sayılı yönetim kurulu kararının geçersizliği karar yerinde tartışılarak “davanın kabulü ile davalı şirketin 14.04.2010 tarihli, 2010/2 sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2900 E. 2012/9018 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2892 E. 2012/9015 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2897 E. 2012/9023 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2889 E. 2012/9016 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/11723 E.  ,  2013/13682 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2011 tarih ve 2010/284-2011/31 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin şirket yönetim kurulundan azli ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine karar verildiğini, 14.04.2010 tarihli 2010/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile de yeni yönetim kurulunun görev taksimi yaptığını, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, genel kurulun olağanüstü genel kurula çağrılabilmesi için her üç yönetim kurulu üyesinin kabulü gerektiğini, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması konusunda müvekkilinin katılımı ile alınmış bir karar bulunmadığını, bu nedenle olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu, TTK'nın 368 ve 37. maddelerine göre toplantının taahhütlü mektup ile bildirilmediğini, anasözleşmenin 12.

maddesine göre genel kurul toplantılarının mahalli bir gazetede ilan edilmesi gerektiği halde böyle bir ilanın da yapılmadığını, TTK'nın 355. maddesi gereğince olağanüstü toplantı yapılabilmesi için gerekli zorunlu şartların bulunmadığını, azle gerekçe gösterilen İzmir-Menderes İlçesi Özdere’dek...Otelin işleri ile ilgili bilgi verilmemesi hususunun zaruri bir sebep sayılamayacağını ileri sürerek, yoklukla malul olan olağanüstü genel kurulda alınan kararlarla şirketi temsile yetkili kılınan kişilerin yetkilerinin kullanılmasının durdurularak şirkete kayyım tayinine, olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, TTK'nın 381. maddesi gereğince genel kurula katılmayan davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davacıya taahhütlü mektup ile gerekli bildirimin yapıldığını, mahalli gazetede ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanların yapıldığını, TTK'nın 330. maddesi gereğince idare meclisinde kararların ekseriyetle alınacağını, üç kişilik yönetim kurulunda ekseriyetin yarıdan bir fazla değil, iki oy olduğunu, murakıp Kemal Yurtseven"in raporunda da yer aldığı gibi davacının eylemi ile şirketin yegane işini kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu ve TTK'nın 330. maddesi gereğince yönetim kurulunun karar verebilmesi için en az yarısından bir fazlasının toplantıda hazır olması gerektiği, ancak 3 kişi ile toplantının yapılmasının olanaklı olduğu, bu şartın yerine getirilmeyerek, iki kişi ile toplanılarak karar alınmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 14.04.2010 tarihli, 2010/2 sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi içeriğinde, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılabilmesi için her üç yönetim kurulu üyesinin kabulü gerektiğini, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması konusunda müvekkilinin katılımı ile alınmış bir karar bulunmadığını, bu nedenle olağanüstü genel kurul toplantısının hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu, genel kurula çağrı ve ilanların usulüne uygun olmadığını, TTK'nın 355. maddesi gereğince olağanüstü toplantı yapılabilmesi için gerekli zorunlu şartların bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin olağanüstü genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir.

Ancak sayılan nedenlerle olağanüstü genel kurulun iptali istenirken dava dilekçesinde hataen 06.04.2010 tarihli olağanüstü genel kurul yerine, 14.04.2010 tarihli genel kurul yazılmıştır. Dava dilekçesinde genel kurul tarihi olarak yazılan 14.04.2010 tarihi ise genel kurul tarihi olmayıp yönetim kurulunun toplantı tarihidir. Mahkemece, dava dilekçesi içeriğinde olağanüstü genel kurulun iptali istendiği nazara alınmadan ve gerekçede olağanüstü genel kurulun iptali ile ilgili değerlendirme yapılmadan, 14.04.2010 tarih 2010/2 sayılı yönetim kurulu kararının geçersizliği karar yerinde tartışılarak “davanın kabulü ile davalı şirketin 14.04.2010 tarihli, 2010/2 sayılı olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043609200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.