6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tenfiz davasında yabancılık teminatından muafiyet ve yetki itirazı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/222 E. 2025/211 K. ·

Tanıma ve tenfizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiTanıma-tenfiz usulü

Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tenfiz davasında, ilamın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yabancılık teminatından karşılıklı muafiyet sağlayan ikili anlaşma varsa, davacı bu teminattan muaftır. Yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi halinde, davanın esasına (kamu düzenine aykırılık, savunma hakkı, hukuki yarar gibi) yönelik savunmalar BAM'ca incelenmeyip yetkili mahkemeye bırakılır. Yetki itirazının kabulüne rağmen davanın esasına ilişkin istinaf sebepleri ileri sürülerek istinafa başvurulması, istinaf hakkının kötüye kullanılması sayılabilir ve buna vekil sebebiyet verdiyse HMK 329/2 uyarınca vekil aleyhine disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Ele alınan sorunlar

Yabancılık teminatından muafiyet itirazı → ret

Gerekçe: İlamın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan ikili sözleşme gereği, Federal Almanya Cumhuriyeti ile imzalanan ikili anlaşmalar uyarınca her iki taraf tabiiyetindeki kişiler yabancılık teminatından muaf tutulduğundan, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetki itirazının kabulü nedeniyle esasa ilişkin savunmaların incelenmemesi → tartışılmadı

İddia: Yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğu, savunma hakkına riayet edilmediği ve davacının hukuki yararının bulunmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davalının ilk itirazlardan olan yetki itirazı kabul edilerek dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş bulunduğundan, davanın esasına yönelik savunmalar yetkili mahkemece incelenecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinaf başvurusunun kötüye kullanılması nedeniyle disiplin para cezası → kabul

Gerekçe: HMK'nın 329/2. maddesi uyarınca, kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir; bu hâllere vekil sebebiyet vermişse ceza vekil hakkında uygulanır. Davalı vekili, yetki itirazının kabulüne rağmen davanın esası hakkındaki istinaf nedenlerini ileri sürerek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı ve buna vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasındaki ikili adli yardım sözleşmesi gereği yabancılık teminatından muafiyet ile yetki itirazının kabulü halinde esasa ilişkin savunmaların incelenmeyeceği ve istinaf hakkının kötüye kullanılması durumunda vekil aleyhine disiplin para cezası uygulanabileceği hususlarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkeme, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi; Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleridir (5718 sayılı Kanun m.51).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz yabancılık teminatı yetki itirazı ikili adli yardım sözleşmesi disiplin para cezası istinaf hakkının kötüye kullanılması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 48/2HMK 329/2 · 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — 5718 sayılı Kanun 51

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/222

KARAR NO 2025/211

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Tanıma ve Tenfiz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2025

Davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ile müvekkili Bankanın münakid kredi sözleşmesinden doğan alacağının bir ilama bağlandığını, alacağın tahsili açısından davalının Türkiye'de bulunan malvarlıkları hakkında icra işlemleri başlatılarak müvekkili bankanın uğradığı zararın tazmin edileceğini, ancak aradan geçen zamanda borcun ifa edilmediğini ileri sürerek, davalı aleyhine verilen Münih I Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 32 O 3586/22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ve devamı hükmündeki masraf kararının tenfizine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkemenin, davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir Mahkemelerinden biri olduğunu, davacının yabancı bir tüzel kişi olarak Türkiye'de dava açarken teminat yatırması gerektiğini, müvekkilinin Almanya'da malvarlığı olmasına rağmen orada hukuki yollar tüketilmeden burada müvekkilinin malvarlığına yönelmekte hiçbir iyiniyet olmadığı gibi dava şartlarından olan hukuki yararının da olmadığını, davacı şirketin ayrıca dava açmada aktif husumetinin de olmadığını, yabancı mahkeme kararında görüleceği üzere karar müvekkilinin gıyabında verildiğini, savunma hakkına riayet edilmemiş olması, kararın tenfizine engel teşkil ettiğini,ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yetki itirazlarının kabulüyle dosyanın yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, esas bakımından haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalının yerleşim yeri Kayseri olup, 5718 sayılı Kanunun 51. Maddesi gereğince "Bu kararlar kendisine karşı tenfiz edilen kişinin yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de sakin olduğu yer ve yerleşim yeri yoksa Ankara, İstanbul, İzmir Mahkemelerinden tenfizinin istenebileceği düzenlenmiş olup, davalının yerleşim yerinin Kayseri olması sebebiyle yetki itirazında bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında yapılan 15/05/1930 ve 04/06/1930 tarihli Adli Yardım Sözleşmesi gereğince, taraflar karşılıklı olarak yabancılık teminatından muaf tutulduğundan, "Davacı Alman Şirketinin HMK 48/2 md. düzenlenen yabancılık teminatı koşulundan muaf olduğu, davalının yetki itirazının kabulüne mahkemenin yetkisine yönelik itiraz kabul edildiğinden, ihtiyati haciz kararı yönünden de yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; yabancı mahkeme kararı müvekkilin gıyabında verildiğini, savunma hakkına riayet edilmemiş olması, kararın tenfizine engel teşkil ettiğini, davalının itirazı halinde tenfiz hakimi; kararın verildiği yer kanunlarına göre usulüne uygun olarak çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş, yahut o yer kanunlarına aykırı bir şekilde gıyabında hüküm verildiğini tespit ederse, tanıma ve tenfiz talebini reddedeceğini, müvekkilin Almanya'da malvarlığı olmasına rağmen orada hukuki yollar tüketilmeden burada müvekkilin malvarlığına yönelmekte hiçbir iyiniyet olmadığı gibi dava şartlarından olan hukuki yararı bulunmadığını, bu bakımdan açıkça kötü niyetle açılan bu davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece verilen davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, karar kesinleştiğinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalının yabancılık teminatına ilişkin itirazı ilk derece mahkemesince ilamın verildiği Ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan ikili sözleşme gereği reddedilmiş olup Federal Almanya Cumhuriyeti ile imzalanan ikili anlaşmalar ile her iki taraf tabiyetinde ki kişiler teminattan muaf tutulduklarından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Davalı ilamın kamu düzenine aykırı bulunduğunu, savunma hakkına riayet edilmediğini,davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürmekte ise de; davalının ilk itirazlardan olan yetki itirazı kabul edilerek dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş bulunduğundan davanın esasına yönelik savunmalar yetkili mahkemece incelenecektir.

6100 Sayılı HMK'nın 329/2 maddesi ''Kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.'' hükmünü haizdir. Davalı vekili, yetki itirazının kabulüne rağmen davanın esası hakkında ileri sürdüğü istinaf nedenleri ileri sürerek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı, duruma da vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı vekili Av.... hakkında HMK 329/2 gereği 5.000-TL disiplin para cezası verilmesine,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10432 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.