Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5356 E. 2010/11467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 aylık', 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyi niyet kuralı↗ kooperatifler kanunu↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ iptal davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının 18.06.2006 tarihli genel kurul öncesinde kooperatife ortak olduğunun tespit edildiği, buna rağmen genel kurula çağrılmadığı, bu durumda genel kurul kararının iptalinin istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Kooperatif Kanunu’nun 53/1 maddesi gereğince davanın 1 aylık yasal sürede açılmadığını savunduğuna göre, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şayet dava süresinde ise, Kooperatif Kanunu’nun 98.maddesi delaletiyle TTK 368.maddesine göre usulüne uygun çağrı yapılmamış olması genel kurulda alınan kararların yoklukla malül olduğu sonucunu doğurmayıp bu usulsüzlüğe muhatap olan ortaklara iptal davası açma hakkı verir. Ancak genel kurul kararlarının iptali için de, bu kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun ispatı gereklidir, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlük iptal nedeni oluşturmaz.
Bu durumda, davacının iddiaları da gözönünde bulundurulmak suretiyle yukarıda değinilen hususlar nazara alınarak, inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2900 E. 2010/3764 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulü · genel kurula çağrı · usulüne uygun tebligat · iyiniyet kuralı · ortaklıktan çıkarılma · iyiniyet · hakkaniyet · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verildiği anlaşılmış ise de «usulüne uygun tebligat» yapılmadığı, yasada öngörülen prosedürün tamamlanmadığı, davacıların genel kurul tarihinde ortaklıklarının devam ettiği, kooperatif ortaklarının «genel kurula çağrı usullerinin», kooperatifin 06.07.2007 tarihli yapılan genel kurulunda alınan kararların kooperatifler yasası ve anasözleşmeye aykırı olduğu, genel kurulun kanunda öngörülen sürelere uyulmadan çağrıldığı, usulsüz çağrılarak yapılan genel kurulda alınan kararların 1163 sayılı Yasa ve anasözleşmede belirtilen düzenlemelere aykırı olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi genel kurul kararlarının yasada ve tüzükte öngörülen kurallar dikkate alınmadan, «hakkaniyete» aykırı alındığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...'ün davalarının «feragat» nedeniyle reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalarının kabulü ile 07.06.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir …
Alınan kararın iptali için ayrıca yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5356 E. , 2010/11467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/419 - 2009/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığını eşinden devraldığını, Afyonkarahisar AHM’nin 2005/260 esas sayılı dosyasında, davacının kooperatife ortak olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın onandığını, 29.04.2008 tarihinde karar düzeltme isteminin reddine karar verildiğini, buna rağmen müvekkilinin 18.06.2006 tarihinde yapılan 2005 yılı olağan genel kuruluna çağrılmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 aylık yasal sürede açılmadığını, genel kurul kararının iptali için alınan kararların yasa ve anasözleşmeye aykırı olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının 18.06.2006 tarihli genel kurul öncesinde kooperatife ortak olduğunun tespit edildiği, buna rağmen genel kurula çağrılmadığı, bu durumda genel kurul kararının iptalinin istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Kooperatif Kanunu’nun 53/1 maddesi gereğince davanın 1 aylık yasal sürede açılmadığını savunduğuna göre, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şayet dava süresinde ise, Kooperatif Kanunu’nun 98.maddesi delaletiyle TTK 368.maddesine göre usulüne uygun çağrı yapılmamış olması genel kurulda alınan kararların yoklukla malül olduğu sonucunu doğurmayıp bu usulsüzlüğe muhatap olan ortaklara iptal davası açma hakkı verir. Ancak genel kurul kararlarının iptali için de, bu kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun ispatı gereklidir, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlük iptal nedeni oluşturmaz.
Bu durumda, davacının iddiaları da gözönünde bulundurulmak suretiyle yukarıda değinilen hususlar nazara alınarak, inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043191600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz