Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5742 E. 2024/3402 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
soğuk zincir↗ akdi taşıyıcı↗ adam çalıştıranın sorumluluğu↗ acentelik ilişkisi↗ ifa yardımcısı↗ tacir sıfatı↗ acente↗ acentelik↗ zayi↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ fatura↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık akdi taşıyıcı olan davalı ile yardımcı konumundaki diğer davalının iddia olunan zarardan sorumlu olup olmadıkları noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 879 uncu ve 887 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8446 E. 2022/3933 K.
Ortak:soğuk zincir · fatura · avans faizi · teslim
Benzer bu kararda… na göre, Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya istinaden 07/11/2016 tarihinde ilgili kargo servisi vekili tarafından verilen cevabi yazıda müvekkili şirketin «soğuk zincir» taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacının davalıya gönderdiği 24/04/2014 tarihli yazıda, 3007431 sayılı sözleşme ile Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. firması ile çalışıldığının beyan edilmesi nedeniyle adı geçen kargo firmasının sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacı tarafından belirlendiğinin anlaşıldığı, yine aynı maddenin devamında "Soğuk zincir ürünleri olması halinde hastanenin belirleyeceği ve Roche'nin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile" ifadesinden soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını teyit edecek olan tarafın Roche şirketi olduğu, buna göre soğuk zincir ürünleri sevkiyatı konusundaki kargo şirketinin davacı tarafça belirleneceği ve anılan kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını da davalı tarafın teyit edeceği, sözleşmenin 6. maddesindeki nakliye sorumluluğunun taraflarca bu şekilde kararlaştırıldığı, bu sebeplerle tarafların dava konusu faturaya konu ürünlerin sevkiyatında anılan madde ile kendilerine verilen yükümlülüğü yerine getirmediklerinden dolayı müterafik kusurlu oldukları ve tarafların müterafik kusurunun % 50 oranında olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11/06/2015 tarihli «fatura» bedelinden dolayı davacının davalıya 61.086,16 TL borçlu olmadığının tespiti ile buna göre 61.086,16 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hastane ürünlerin miktar ve nitelik kontrollerini «teslim» anında derhal yapmayı ve varsa itirazlarını yazılı olarak derhal (teslim anında «irsaliye» üzerine kayıt düşmek suretiyle) Roche' a bildirmeyi kabul ve beyan eder." şeklinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasındaki ilaç satışına dayanak sözleşme 20/05/2014 tarihinde yapılmış olup, sözleşme tarihinden 26 gün önceye tekabül eden 24/04/2014 tarihli yazı ile davacı tarafça davalı şirkete Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş firması ile çalışıldığının bildirildiği, içeriği dikkate alındığında sözleşmenin, «soğuk zincir» ürünleri satışı yanında, soğuk zincir koşulları ile saklanması gerekmeyen raf ürünlerinin satışını da kapsadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen yazıda, bildirilen kargo şirketiyle soğuk zincir ürün taşınması konusunda anlaşmaları olduğuna dair bir ifade yer almadığı gibi soğuk zincir ürünlerinin de aynı kargo şirketi ile taşınmasının istenildiğinin açık olarak belirtilmediği, sözleşmenin 6/1. maddesininde yer alan “Hastane tarafından istenilen ürünlerin soğuk zincir ürünleri olması halinde Hastanenin belirleyeceği ve Roche’un soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile ürün sevkiyatı yapılacaktır.” hükmüne göre, davacı tarafça kargo şirketi bildiriminde bulunulduktan sonra, davalı şirketin bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ederek ürünleri teslim etmesi gerekir iken, teyit yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi, mahkemece Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta, müvekkili şirketin soğuk zincir taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, bu yazı cevabı dikkate alındığında, "Soğuk zincir ürünüdür, saklama koşulu 2°C ila 8°C arasında saklayınız" şeklindeki not ile ürünlerin teslim edilmesinin teyit yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermeyeceği, sözleşme Ek 1'de yer alan hükümlere göre, sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde davalı şirketin ürün satışını durdurma, sözleşmeyi «fesih» hakkına sahip olduğu, davalı tarafça, davacının bildirdiği kargo şirketine ürünler teslim edilmiş ise de, sözleşme gereğince teyit yükümlülüğünü yerine getirerek bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir koşullarına uygun olarak taşıma yapmadığını tespit edip uygun koşulları sağlayan başka bir kargo şirketi bildirilmesi istenilebilecek iken, bu şekilde bir işlem de yapılmadığı, sözleşmenin "Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası" başlıklı 6.2. maddesinde, İstanbul dışına yapılacak satışlarda Roche ürünlerin mülkiyeti Roche ürünlerin nakliye şirketine teslimi ile hastaneye geçeceği düzenlenmiş ise de, bu hükmün ancak sözleşme koşullarına uygun olarak ilaçların teslim edilmiş olması halinde uygulanabileceği, davalı tarafça teyit yükümlülüğü yerine getirilerek ilaçlar teslim edilmediğinden, mülkiyetin, kargoya teslimle davacıya geçtiğinin kabul edilemeyeceği, dava konusu zararın, davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesinin doğru görülmediği, davalı vekilince, dava dilekçesinde «nispi harca» tabi iki ayrı talep bulunduğu, bu nedenle iki talebin toplam miktarı üzerinden «harç» yatırılması gerektiği, bu eksiklik ikmal edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu yönünde istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de; taleplerden birinin «menfi tespit», diğerinin ise menfi tespite konu bedelin tahsili için davalı tarafça nakte çevrilen «teminat mektubu» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında, taleplerin niteliği ve esasında aynı alacağa ilişkin olması nedeniyle tek harç yatırılması yeterli olup, ileri sürülen istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 122.172,32 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
… bildireceği nakliye ambarının adresinde veya ilgili kargo firmasına Roche deposunda hastane tarafından bilinen ve hali hazırda uygulanan yöntem ve usuller dahilinde «teslim» edilir...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · istinaf başvurusunun reddi · irsaliye · teminat mektubu · riziko · fesih · istirdat · taahhütname
Benzer bu karardaHastane ürünlerin miktar ve nitelik kontrollerini «teslim» anında derhal yapmayı ve varsa itirazlarını yazılı olarak derhal (teslim anında «irsaliye» üzerine kayıt düşmek suretiyle) Roche' a bildirmeyi kabul ve beyan eder." şeklinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasındaki ilaç satışına dayanak sözleşme 20/05/2014 tarihinde yapılmış olup, sözleşme tarihinden 26 gün önceye tekabül eden 24/04/2014 tarihli yazı ile davacı tarafça davalı şirkete Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş firması ile çalışıldığının bildirildiği, içeriği dikkate alındığında sözleşmenin, «soğuk zincir» ürünleri satışı yanında, soğuk zincir koşulları ile saklanması gerekmeyen raf ürünlerinin satışını da kapsadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen yazıda, bildirilen kargo şirketiyle soğuk zincir ürün taşınması konusunda anlaşmaları olduğuna dair bir ifade yer almadığı gibi soğuk zincir ürünlerinin de aynı kargo şirketi ile taşınmasının istenildiğinin açık olarak belirtilmediği, sözleşmenin 6/1. maddesininde yer alan “Hastane tarafından istenilen ürünlerin soğuk zincir ürünleri olması halinde Hastanenin belirleyeceği ve Roche’un soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile ürün sevkiyatı yapılacaktır.” hükmüne göre, davacı tarafça kargo şirketi bildiriminde bulunulduktan sonra, davalı şirketin bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ederek ürünleri teslim etmesi gerekir iken, teyit yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi, mahkemece Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta, müvekkili şirketin soğuk zincir taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, bu yazı cevabı dikkate alındığında, "Soğuk zincir ürünüdür, saklama koşulu 2°C ila 8°C arasında saklayınız" şeklindeki not ile ürünlerin teslim edilmesinin teyit yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermeyeceği, sözleşme Ek 1'de yer alan hükümlere göre, sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde davalı şirketin ürün satışını durdurma, sözleşmeyi «fesih» hakkına sahip olduğu, davalı tarafça, davacının bildirdiği kargo şirketine ürünler teslim edilmiş ise de, sözleşme gereğince teyit yükümlülüğünü yerine getirerek bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir koşullarına uygun olarak taşıma yapmadığını tespit edip uygun koşulları sağlayan başka bir kargo şirketi bildirilmesi istenilebilecek iken, bu şekilde bir işlem de yapılmadığı, sözleşmenin "Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası" başlıklı 6.2. maddesinde, İstanbul dışına yapılacak satışlarda Roche ürünlerin mülkiyeti Roche ürünlerin nakliye şirketine teslimi ile hastaneye geçeceği düzenlenmiş ise de, bu hükmün ancak sözleşme koşullarına uygun olarak ilaçların teslim edilmiş olması halinde uygulanabileceği, davalı tarafça teyit yükümlülüğü yerine getirilerek ilaçlar teslim edilmediğinden, mülkiyetin, kargoya teslimle davacıya geçtiğinin kabul edilemeyeceği, dava konusu zararın, davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesinin doğru görülmediği, davalı vekilince, dava dilekçesinde «nispi harca» tabi iki ayrı talep bulunduğu, bu nedenle iki talebin toplam miktarı üzerinden «harç» yatırılması gerektiği, bu eksiklik ikmal edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu yönünde istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de; taleplerden birinin «menfi tespit», diğerinin ise menfi tespite konu bedelin tahsili için davalı tarafça nakte çevrilen «teminat mektubu» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında, taleplerin niteliği ve esasında aynı alacağa ilişkin olması nedeniyle tek harç yatırılması yeterli olup, ileri sürülen istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 122.172,32 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde Roche ürün satışını durdurma sözleşmeyi «fesih» hakkına sahiptir." şeklinde, Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası başlıklı 6.2. maddesinde ise "Her türlü ürün Roche tarafından mal «teslim» yeri adresine teslimi veya hastanenin yetkili kıldığı nakliye ambarına veya kargo şirketine teslimi ve «irsaliyenin» imzalatılması ile mülkiyet ve her türlü «riziko» hastaneye geçer.
… na göre, Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya istinaden 07/11/2016 tarihinde ilgili kargo servisi vekili tarafından verilen cevabi yazıda müvekkili şirketin «soğuk zincir» taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacının davalıya gönderdiği 24/04/2014 tarihli yazıda, 3007431 sayılı sözleşme ile Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. firması ile çalışıldığının beyan edilmesi nedeniyle adı geçen kargo firmasının sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacı tarafından belirlendiğinin anlaşıldığı, yine aynı maddenin devamında "Soğuk zincir ürünleri olması halinde hastanenin belirleyeceği ve Roche'nin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile" ifadesinden soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını teyit edecek olan tarafın Roche şirketi olduğu, buna göre soğuk zincir ürünleri sevkiyatı konusundaki kargo şirketinin davacı tarafça belirleneceği ve anılan kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını da davalı tarafın teyit edeceği, sözleşmenin 6. maddesindeki nakliye sorumluluğunun taraflarca bu şekilde kararlaştırıldığı, bu sebeplerle tarafların dava konusu faturaya konu ürünlerin sevkiyatında anılan madde ile kendilerine verilen yükümlülüğü yerine getirmediklerinden dolayı müterafik kusurlu oldukları ve tarafların müterafik kusurunun % 50 oranında olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11/06/2015 tarihli «fatura» bedelinden dolayı davacının davalıya 61.086,16 TL borçlu olmadığının tespiti ile buna göre 61.086,16 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5742 E. , 2024/3402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/515 Esas, 2015/664 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile yapılan taşıma sözleşmesi gereğince, geri dönüşlü kargo hizmeti alındığını, bu hizmete ilişkin ekstra ücret ödeme suretiyle taşıma işi yaptırıldığını, ancak davalı tarafça taşınan emtianın tıbbi eşya olması nedeniyle süresinde ve geri döşünü yapılmış halde kendilerine bildirim yapılmak suretiyle edimin ifa edilmiş olması gerekir iken hizmet konusunda iş yapılmışcasına belge düzenlenmek suretiyle davacının yanıltıldığını oysa teslimatın gerçekleşmediğini, teslimatı gereken malların bozulmuş ve imhasının da gerekecek olması ancak normal yoldan imha edilemeyecek olan malların imhası için özel bir imha prosedürünün takibinin şart olduğu, tahmili olarak bu özel imha prosedürü giderinin de 2.200,00 TL'ye mal olacağını, fatura konusunu 4.631,36 TL olduğunu ileri sürerek toplam 6.831,36 TL'nin taraflar arasındaki teselsül gereğince müştereken ve müteselsilen verilen zararın 07.02.2013 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsili talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. cevap dilekçesinde; taşımanın firmanın acentesi tarafından yerine getirilmiş olması nedeniyle, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle reddi gerektiği ve diğer davalı ile aralarında teselsül hususunun bulunmadığını, farklı kişilikler olduğunu, bu nedenle de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 102 nci maddesi gereğince sorumluluğun tek başına acenteye ait olduğunu, acente ile kendileri arasında adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin sonuç doğuracak bir anlaşma bulunmadığını, aksine sözleşenin 5 -12 ve 17 maddeleri uyarınca sorumluluğun acenteye ait olduğunu, yine kendileri ile davacı arasında imzalanan 08.06.2013 tarihli taşıma sözleşmesinin tazmin ve sigorta başlıklı 9 uncu maddesi gereğince taşınan malın soğuk zincir kapsamında olması nedeniyle sigorta kapsamında taşınamadığını, bu nedenle de sorumluluklarının bulunmadığını, her hangi bir yanıltmanın bulunmadığını, taşınan emtianın imha bedellerinin talep edilmesinin yerinde olmadığını ve davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Acente Müdürlüğüne dava dilekçesinin 06.022014 tarihinde tebliğe çıkmış ancak her hangi bir cevap sunulmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında 6102 sayılı Kanun'un 102 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan acentelik ilişkisi bulunduğu, taşıma işinde acentenin sadece sözleşme yapmakla kalmayıp ayni zamanda sözleşmenin ifasına da katıldığı, taşıma işlemindeki acentenin faaliyetlerine ilişkin özel hüküm içeren 6102 sayılı Kanun'un 879 uncu maddesi gereğince ... Kargo Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, ayrıca 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin 66'ncı veya ifa yardımcısının fiilinden kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin 116 ncu madde gereğince de ... Kargo A.Ş.'nin Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık sorumluluğu bulunduğu, diğer davalı ...
Şubesinin ise 6102 sayılı Kanun'un 887 nci maddesi uyarınca sorumluluğu bulunduğu, bu nedenle davacının her iki davalıya ilişkin sorumluluk yönünden davasının kabulü gerektiği, ancak sorumlu olunan miktar yönünden ise davacının davasının kısmen kabulü gerektiği, zira ispatlanmış olan 4.631,36 TL faturaya dayalı zayi olan eşya yönünden davacının zararı sabit olup eşyanın imhası için talep edilen miktar yönünden ise eşyasının artık imhasının söz konusu davacıya teslim ile mümkün olmadığı ve davacının bunun için her hangi bir masraf yaptığına ilişkin dosyaya delil sunmadığı, bu nedenle 2.200,00 TL'lik kısma ilişkin davacı taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.631,30 TL'nin 02.07.2013 tarihinden itibaren davalılardan avans faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalının şubeyi bağımsız bir tacir sıfatıyla kendi nam ve adına işlettiğini, davaya konu gönderiyi de bağımsız tacir sıfatı ile taşıdığını, bu nedenle müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu gönderinin soguk zincir kapsamına girdiğini ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin “Tazmin ve Sigorta” başlıklı 9 uncu maddesine göre davaya konu soğuk zincir kapsamına giren ilaçlar ve tıbbi ürünler emtiasının sigorta kapsamına girmediğini, sözleşme kapsamında malzeme, emtianın gönderici/davacı tarafından her türlü risk ve ihtimal göze alınarak ve kabul edilerek taşınmak üzere teslim edilmiş olduğundan davanın kısmen kabulü yönündeki yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık akdi taşıyıcı olan davalı ile yardımcı konumundaki diğer davalının iddia olunan zarardan sorumlu olup olmadıkları noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 879 uncu ve 887 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Yurt içi ve Yurt dışı Taşımacılık A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042844700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz