Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5867 E. 2010/11941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ çek↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 tarihlerinde takipsiz bırakıldığını, HUMK'nun 409/son maddesi gereğince birden fazla işlemden kaldırılan ve bilahare takipsiz bırakılan davalarla ilgili olarak davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın HUMK'nun 409/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket temsilcisi tarafından şirket adına keşide edilen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 günlü oturumlarının takip edilmemesi nedeni ile HUMK'nun 409/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, 17.01.2008 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra davacının davasını yenilemesi üzerine duruşmanın 17.04.2008 tarihine bırakılmasına, taraflar adına çıkan çağrı kağıdında da duruşma gününün 17.04.2008 olarak belirtilmesine, buna rağmen duruşmanın belirlenen günden önce 04.04.2008 tarihinde yapılmış olmasına göre HUMK'nun 409. maddesinde düzenlenen şartlar oluşmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12559 E. 2012/18427 K.
Ortak:takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 tarihlerinde «takipsiz» bırakıldığını, HUMK'nun 409/«son» maddesi gereğince birden fazla «işlemden kaldırılan» ve bilahare takipsiz bırakılan davalarla ilgili olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın HUMK'nun 409/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 günlü oturumlarının takip edilmemesi nedeni ile HUMK'nun 409/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, 17.01.2008 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılmasından» sonra davacının davasını «yenilemesi» üzerine duruşmanın 17.04.2008 tarihine bırakılmasına, taraflar adına çıkan çağrı kağıdında da duruşma gününün 17.04.2008 olarak belirtilmesine, buna rağmen duruşma …
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında davacı tarafın duruşmayı takip etmemesi nedeniyle 07/05/2009 ve 28/10/2010 tarihlerinde dosyanın iki kez «işlemden kaldırıldığı» ve iki kez «yenilendiği», «son» olarak 08/03/2011 tarihli oturumda davacı tarafın davayı üçüncü kez «takipsiz» bıraktığı ve davalı tarafça da dava takip edilmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 ve 409/son maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Dava, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK'nun 409/5-9. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · tebligat
Benzer bu karardaSomut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5867 E. , 2010/11941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2008 tarih ve 2007/993 - 2008/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline borçlu olması nedeni ile yetkilisi olduğu şirkete ait çek verdiğini, çekin müvekkili tarafından kaybedildiğini ve iptal kararı alındığını, şirket aleyhine başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek çek bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 tarihlerinde takipsiz bırakıldığını, HUMK'nun 409/son maddesi gereğince birden fazla işlemden kaldırılan ve bilahare takipsiz bırakılan davalarla ilgili olarak davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın HUMK'nun 409/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket temsilcisi tarafından şirket adına keşide edilen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davanın 29.04.2005, 17.01.2008 ve 04.04.2008 günlü oturumlarının takip edilmemesi nedeni ile HUMK'nun 409/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, 17.01.2008 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra davacının davasını yenilemesi üzerine duruşmanın 17.04.2008 tarihine bırakılmasına, taraflar adına çıkan çağrı kağıdında da duruşma gününün 17.04.2008 olarak belirtilmesine, buna rağmen duruşmanın belirlenen günden önce 04.04.2008 tarihinde yapılmış olmasına göre HUMK'nun 409. maddesinde düzenlenen şartlar oluşmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042753800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz