Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4548 E. 2010/11263 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ tmsf↗ mahsup↗ iş mahkemesi görev alanı↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre kamu tüzel kişisi olan davalılar BDDK, TMSF ve T.C.Merkez Bankasının davalı ... A.Ş. hakkında yaptıkları işlemlerin kamu otoritesi ve yetkisinden kaynaklanan tek yanlı idari işlem niteliğinde olduğu, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalılar BDDK, T.C.Merkez Bankası ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmiş bulunması nedeniyle bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar TMSF, T.C.Merkez Bankası, BDDK vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davacıdan dava açıldığı sırada alınmış bulunan harçtan hüküm tarihinde geçerli bulunan maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken mahsuptan sonra kalan harç bedeli olan 4.036,90 YTL’nin kararı temyiz eden davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/8699 E. 2006/9189 K.
Ortak:idari işlem · iş mahkemesi görev alanı · yetkisizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaA.Ş. hakkında yaptıkları işlemlerin kamu otoritesi ve «yetkisinden» kaynaklanan tek yanlı «idari işlem» niteliğinde olduğu, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalılar BDDK, T.C.Merkez Bankası ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargının «görev alanına» girmesi nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmiş bulunması ne …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın BK'nın 60. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davalılardan BDDK, TMSF ve TC Merkez Bankası'nın idari kuruluşlar olup, kendilerine yüklenen «görevleri» yerine getirmek amacıyla tesis ettikleri idari işlemlerden doğan zararın giderimi taleplerinin tam yargı davasının konusu olduğu ancak, davacının sahibi olduğu ileri sürülen hisse senetlerinin adedinin ve hangi aracı kurumda bulunduğunun davacının dava dilekçesinden anlaşılamadıgı, zararın hesabında uygulanan faiz oranının da yasal gerekçesinin' anlaşılamadıgı, hisselerin HSBC Bank'a devir ve «temlikinde» peştamaliye ücreti olarak belirtilen bedelin de davacı tarafından nasıl belirlendiğinin anlaşılamadıgı, Demirbank ve HSBC Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı, davalı BDDK tarafından tesis edilen «idari işlemin» hukuka aykırı olarak tesis olunduğuna dair delil bulunmadığı, davalı TMSF'nin diğer davalı BDDK tarafından tesis olunan idari işlemlerin ardından kanun gereği «görev alan», bu işlemlerin icrasına ilişkin rehabilitasyon ya da «tasfiye» süreçlerinde rol oynayan ir kamu kuruluşu olduğu, bu nedenle dava konusu «haksız fiilin» ikasına iştirak etmiş kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı Merkez Bankası'nın sorumluluğunu gerektirecek takdir «hakkının kötüye kullanımına» ilişkin delil bulunmadığı, anılan tazminat isteminin davalı Yatırımcıyı Koruma Fonu'nun kuruluşuna ilişkin yasal düzenlemede öngörülen «garanti kapsamındaki» alacaklar arasında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… selerini önce her bir yatırımcı adına Takasbank'ta oluşturulan hesaplarda toplayıp, daha sonra mülkiyetini devralması işlemlerinin, bu kuruluşun kamu otoritesine ve «yetkisine» dayalı re'sen ve tek yanlı işlemi niteliği taşımasına, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesinin gerekmesine, TMSF'nin bu idari nitelikteki tek yanlı işlemleri nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın ancak, idari yargı yerinde ve anılan davalının Bankalar Kanunu'nun 14/5-a-ab maddesiyle tanınan bu yetkisini kullanırken işlem muhataplarına karşı sorumluluğunu gerektirir hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanacak olmasının zorunlu bulunması karşısında, davalı TMSF yönünden «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde esas yönünden inceleme yapılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · yargı yolu · hakkın kötüye kullanılması · garantörlük · temlik · husumet yokluğu · haksız fiil · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın BK'nın 60. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davalılardan BDDK, TMSF ve TC Merkez Bankası'nın idari kuruluşlar olup, kendilerine yüklenen «görevleri» yerine getirmek amacıyla tesis ettikleri idari işlemlerden doğan zararın giderimi taleplerinin tam yargı davasının konusu olduğu ancak, davacının sahibi olduğu ileri sürülen hisse senetlerinin adedinin ve hangi aracı kurumda bulunduğunun davacının dava dilekçesinden anlaşılamadıgı, zararın hesabında uygulanan faiz oranının da yasal gerekçesinin' anlaşılamadıgı, hisselerin HSBC Bank'a devir ve «temlikinde» peştamaliye ücreti olarak belirtilen bedelin de davacı tarafından nasıl belirlendiğinin anlaşılamadıgı, Demirbank ve HSBC Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı, davalı BDDK tarafından tesis edilen «idari işlemin» hukuka aykırı olarak tesis olunduğuna dair delil bulunmadığı, davalı TMSF'nin diğer davalı BDDK tarafından tesis olunan idari işlemlerin ardından kanun gereği «görev alan», bu işlemlerin icrasına ilişkin rehabilitasyon ya da «tasfiye» süreçlerinde rol oynayan ir kamu kuruluşu olduğu, bu nedenle dava konusu «haksız fiilin» ikasına iştirak etmiş kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı Merkez Bankası'nın sorumluluğunu gerektirecek takdir «hakkının kötüye kullanımına» ilişkin delil bulunmadığı, anılan tazminat isteminin davalı Yatırımcıyı Koruma Fonu'nun kuruluşuna ilişkin yasal düzenlemede öngörülen «garanti kapsamındaki» alacaklar arasında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… selerini önce her bir yatırımcı adına Takasbank'ta oluşturulan hesaplarda toplayıp, daha sonra mülkiyetini devralması işlemlerinin, bu kuruluşun kamu otoritesine ve «yetkisine» dayalı re'sen ve tek yanlı işlemi niteliği taşımasına, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesinin gerekmesine, TMSF'nin bu idari nitelikteki tek yanlı işlemleri nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın ancak, idari yargı yerinde ve anılan davalının Bankalar Kanunu'nun 14/5-a-ab maddesiyle tanınan bu yetkisini kullanırken işlem muhataplarına karşı sorumluluğunu gerektirir hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanacak olmasının zorunlu bulunması karşısında, davalı TMSF yönünden «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde esas yönünden inceleme yapılması doğru görülmemiştir.
2-Davalı BDDK tarafından Demirbank'ın temettü dışında ortaklık hakkı ile yönetim ve denetiminin Bankalar Kanunu'nun 14/3. maddesine dayanılarak TMSF'ye devredilmesine ilişkin kararının tek yanlı idari nitelikte olduğundan arar iddiasının idari yargıda değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu davalı yönünden de «görevsizlik» kararı verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davalılardan TC Merkez Bankası aleyhine açılan davanın adı geçenin yasadan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken davacıya bir zarar vermiş olması halinde, bu zararla ilgili davanın çözüm yerinin idari yargı olması karşısında, TC Merkez Bankası yönünden de «görevsizlik» kararı verilmemesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7957 E. 2013/12141 K.
Ortak:idari işlem · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaA.Ş. hakkında yaptıkları işlemlerin kamu otoritesi ve «yetkisinden» kaynaklanan tek yanlı «idari işlem» niteliğinde olduğu, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalılar BDDK, T.C.Merkez Bankası ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargının «görev alanına» girmesi nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmiş bulunması ne …
Benzer bu karardaBankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ... davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · eda davası · hukuki yarar · havale
Benzer bu karardaBankası A.Ş. hakkında açılan dava bakımından davacının ilk önce parasının «havale» edildiği off shore bankasından talepte bulunmasının zorunlu olduğu, bu davalı ... davalı ... yönünden açılan davanın zamansız (erken) açılmış bir dava niteliğinde olduğu, davalılar TMSF, BDDK ve ... aleyhine açılan ve «idari işlem» ve eylemlerden kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı sebebiyle reddine, müflis banka ve ... hakkında açılan davanın zamansız açılmış olması sebebiyle reddine, off shore bankası hakkındaki tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ...
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ... shore bankası yönünden yalnızca tespit isteminde bulunulduğu, «eda davası» açma imkanının bulunduğu hallerde tespit isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı, ......
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1540 E. 2012/7944 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri
Benzer bu karardaDava Off-Shore hesabına yatırılan paranın, İmar Bankası A.Ş'nin BDDK'ca mevduat kabul etme ve «bankacılık işlemleri» yapma izninin kaldırılması sebebiyle tahsiline ilişkin olup, mahkemece, dosya içerisinde bulunan TMSF ve BDDK yazılarına göre, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4548 E. , 2010/11263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2007 tarih ve 2007/174-2007/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar TMSF, T.C.Merkez Bankası, BDDK vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İMKB’den satın aldığı Demirbank A.Ş. hisselerinin BDDK’nun 05.12.2000 tarihli kararı ile bankanın TMSF’na devredilmesi sonucunda 25.01.2001 tarihinde davalı TMSF hesabına aktarıldığını, hiçbir bedel ödenmeksizin hisseleri elinden alınan ve portföyündeki Demirbank hisselerini kaybından doğan zararlarından davalı bankanın hisse senedi ihraç eden, davalı TCMB’nin piyasayı yapıcı biçimde yönlendirmemesi, bankayı yüksek faizlerle borçlandırması, nezdindeki Demirbank’a ait Hazine bonolarının değişimini yapmayarak zararının büyümesine neden olduğundan, davalı BDDK’nun bankanın sermaye artışı talebini incelemeden yönetim ve denetimini TMSF’na devretmiş olması nedeniyle davalı TMSF’nin ise Takasbank’taki hesaptan hisseleri alıp havuz hesabına aktarmış olması nedeniyle, davalı Yatırımcıyı Koruma Fonu’nun ise SPK 46.
maddesi gereğince zarardan sorumluğu bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin sahip olduğu Demirbank A.Ş. hisse senetlerinin bankaya el konulduğu tarihteki İMKB pazarındaki değeri ve bunun 1 yıllık faizi karşılığı 6.672.500.000.000 TL ile bankanın HSBC’ne devrinde gösterilen ve yatırımcılara ödenmesi gereken peştemaliye ücretinden davacının hisselerine düşen 5.964.853.311.000 TL olmak üzere toplam 12.637.353.000.000 TL'den şimdilik 300.000.000.000 TL’nın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Yatırımcıyı Koruma Fonu vekili, davacının banka ortağı olması nedeniyle SPK’nun 46/A maddesinden yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, diğer davalıların işlemlerinde bankasının herhangi bir şekilde yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar TCMB, BDDK ve TMSF vekilleri, davalı banka hakkındaki işlemlerin kamu gücüne dayalı idari tasarruflar kapsamında olduğunu ve davanın İdari Yargı’nın görev alanına girdiğini, esas açısından da reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre kamu tüzel kişisi olan davalılar BDDK, TMSF ve T.C.Merkez Bankasının davalı ... A.Ş. hakkında yaptıkları işlemlerin kamu otoritesi ve yetkisinden kaynaklanan tek yanlı idari işlem niteliğinde olduğu, idarenin kamu gücüne dayalı her türlü eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaların idari yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalılar BDDK, T.C.Merkez Bankası ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmiş bulunması nedeniyle bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar TMSF, T.C.Merkez Bankası, BDDK vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davacıdan dava açıldığı sırada alınmış bulunan harçtan hüküm tarihinde geçerli bulunan maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken mahsuptan sonra kalan harç bedeli olan 4.036,90 YTL’nin kararı temyiz eden davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalılar BDDK, TMSF ve T.C.Merkez Bankası vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde geçen “davalılar BDDK, T.C.Merkez Bankası, TMSF’den alınarak hazineye gelir kaydına” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün temyiz eden davalılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden BDDK'ya iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042747100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz