YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6401 E. 2024/2802 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/313 E., 2020/58 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2018/67213 sayılı "mcr macro max clean" ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile benzer bulunduğunu, “macro” ve “makro” seri markaları ile benzerlik gösterdiğini, her iki markada da esas unsurun “macro” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir serisi olarak algılanacağını, yine markaların işitsel olarak da benzerlik taşıdıklarını, müvekkilinin “macro”, “makro”, “macrocenter” ve “makrocenter” markalarının müvekkili firmanın herkes tarafından bilinen markaları olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığından yarar sağlayacağını, davalı lehine haksız rekabet oluşturacağını, itiraza konu markanın yine müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7280 sayılı YİDK karar iptaline ve 2018/67213 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ev Bakım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından verilen kararın yerinde olduğunu, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tek bir kelimeye dayanarak benzerlik iddiası ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki davacının tek başına “macro” diye bir tescilinin zaten bulunmadığını, “macro” kelimesinin nitelik ve nicelik bildiren bir ibare olması nedeniyle bu durumun zaten mümkün dahi olamayacağını, davacının tanınmışlık iddiasının bir önemi olmadığını, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, davacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine davaya konu “mcr macro max clean" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, nitekim müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup, esas unsur “macro/makro” ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece ve sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin başvurusuna konu “mcr macro max clean" ibaresi ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… vacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliği» oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmes …
… elimesinin nitelik ve nicelik bildiren bir ibare olması nedeniyle bu durumun zaten mümkün dahi olamayacağını, davacının tanınmışlık iddiasının bir önemi olmadığını, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir 2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunara …
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu kararda… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmes …
… vacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliği» oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın …
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmes …
… vacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliği» oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın …
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
… fından reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ayrıca dava kon …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ve ''MACRO'' ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MACRO BELLA" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3076 E. 2023/6952 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmes …
… vacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliği» oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının «ayırt ediciliği» çok zayıf "MACRO-MAKRO" ibareleri ile oluşturulduğu gözetilerek gerek bütünlük ilkesi, gerekse de yazılış-okunuş ve mana olarak davacı markaları ile davalı markasının birbirine benzemediği ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin, bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, "macro center" ibareli markalar tanınmış olsa da temelde davacının "macro center" ibarel …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6401 E. , 2024/2802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1345 Esas, 2022/756 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/313 E., 2020/58 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2018/67213 sayılı "mcr macro max clean" ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile benzer bulunduğunu, “macro” ve “makro” seri markaları ile benzerlik gösterdiğini, her iki markada da esas unsurun “macro” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir serisi olarak algılanacağını, yine markaların işitsel olarak da benzerlik taşıdıklarını, müvekkilinin “macro”, “makro”, “macrocenter” ve “makrocenter” markalarının müvekkili firmanın herkes tarafından bilinen markaları olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığından yarar sağlayacağını, davalı lehine haksız rekabet oluşturacağını, itiraza konu markanın yine müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7280 sayılı YİDK karar iptaline ve 2018/67213 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ev Bakım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından verilen kararın yerinde olduğunu, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tek bir kelimeye dayanarak benzerlik iddiası ileri sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki davacının tek başına “macro” diye bir tescilinin zaten bulunmadığını, “macro” kelimesinin nitelik ve nicelik bildiren bir ibare olması nedeniyle bu durumun zaten mümkün dahi olamayacağını, davacının tanınmışlık iddiasının bir önemi olmadığını, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, davacının itirazına mesnet gösterilen markalarının asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin, Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda "macro" ibaresinin tek başına değil bir bütün olarak "mcr macro max clean" şeklinde yazıldığı, bu ibarenin yanında renk ve şekil unsuruna da yer verildiği, markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin esas olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacı yan markasının tanınmışlığını gösterir yeterli sayıda delilin işlem dosyasına sunulmadığı, kaldı ki var olduğu iddia olunan tanınmışlığın zaten tek başına “makro-macro” ibarelerine ilişkin değil, “macrocenter” ibaresinin şekil ve kelime unsurları ile bütününe yönelik ve yine spesifik olarak gıda, yiyecek ve içecek ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerine ilişkin olduğu, halbuki taraf markalarında ortak olan hizmet grubunun, bu sınıfla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının sabit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine davaya konu “mcr macro max clean" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, nitekim müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup, esas unsur “macro/makro” ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece ve sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin başvurusuna konu “mcr macro max clean" ibaresi ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı Kanun’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042593000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz