Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10025 E. 2010/11228 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, davacı tarafından verilen şifahi talimatı bilahare yazılı hale getirmeyen davalı bankanın %50 oranında, davacının da şifahi talimatından sonradan vazgeçmesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek, davanın kısmen kabulüne karar verildi ise de, davacı tarafından temyiz edilmeyen mahkemenin bu gerekçesi karşısında, davacının dava konusu eurobond alımında şifahi talimat verdiğinin kesinleşmiş olduğu, davalı bankanın, davacının şifahi talimatını yerine getirmesinin bir kusur değil, talimata uygun işlem olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12634 E. 2010/3831 K.
Ortak:kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… rşısında, davacının dava konusu eurobond alımında şifahi talimat verdiğinin kesinleşmiş olduğu, davalı bankanın, davacının şifahi talimatını yerine getirmesinin bir «kusur» değil, talimata uygun işlem olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine k …
Benzer bu kararda… rşısında, davacının dava konusu eurobond alımında şifahi talimat verdiğinin kesinleşmiş olduğu, davalı bankanın, davacının şifahi talimatını yerine getirmesinin bir «kusur» değil, talimata uygun işlem olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5875 E. 2017/1076 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ahde vefa · ispat şartı · haklı sebeple fesih · geçerlilik şartı · kazanç kaybı · taşıtan · taşıma sözleşmesi · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; feshin süresinden önce yapılması halinin sözleşmede sadece memnuniyetsizlik hali ile oluşan «haklı sebeple fesih» durumları şeklinde düzenlendiği, böyle bir durum söz konusu değilse, sözleşme süresinin sonuna kadar «ahde vefa» prensibi gereğince tarafların sözleşmeyle bağlı olup edimlerini yerine getirmelerinin bekleneceği, ancak davalı tarafça sözleşmeye uyulmadığı, sözleşmenin süresinden önce haksız bir şekilde fesih yoluyla sonlandırıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.551,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «taşıma sözleşmeleri» tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurulup, taşıma sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması «ispat şartı» olup «geçerlilik şartı» değildir.
Ancak «ibraz» edilen 19.09.2013- 19.09.2014 tarihleri arasında bir yıl geçerli olduğu belirtilen personel «taşıma sözleşmesi» davacı ve «taşıtan» firma adına tarafından imzalanmış olup, adı geçen davalı şirketin yetkili «temsilcisi» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece taraflar arasında yapılmış «taşıma sözleşmesinin» süresinin ve şartlarının taraf delilleri nazara alınarak tespit edilmesi, sözleşmenin haksız feshedilip edilmediğinin ve haksız feshin varlığının tespiti halinde de davacının uğradığı «kazanç kaybı» miktarının şifahi taşıma sözleşmesine göre belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10025 E. , 2010/11228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2007 gün ve 2007/620 - 2007/765 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.04.2010 gün ve 2008/12634 - 2010/3831 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Denizbank Pendik şubesinde bulunan 213.290 USD parasını 25.06.2002 tarihinde davalı bankanın Soğanlık Şubesi’ne tele grafik yaptığını, müvekkilinin davalı bankaya başvurduğunda “müvekkili adına 23.01.2012 vade tarihli 220.000 pay eurobond alım işlemi yapıldığını” öğrendiğini, ancak müvekkilinin davalı bankaya kendi adına parasını değerlendirmesi için bir yetki vermediğini, yatırım danışmanlığı sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkilinin talimatı olmadan yapılan işlem nedeniyle davacının uğradığı zarar ile paranın iadesi istemiyle gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalı bankanın yaptığı işlem nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, 31.000 USD davacı zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 28.06.2002 valörüyle 23.01.2012 vadeli 220.000 USD nominal tutarlı eurobond alımı yapmak üzere bankanın Kartal Şubesi ile anlaştığını, zamanın kısıtlı olması nedeniyle davacıdan telefon ile talimat alınmış olduğunu, yazılı talimat alınmadığını, ertesi gün yazılı talimatın imzalanacağının kararlaştırıldığını, ancak davacının paranın Denizbank’a iadesini istediğini, müvekkili bankaca yapılan işlemin davacının talimatı üzerine yapıldığını, davacının iyiniyetli davranmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, davacı tarafından verilen şifahi talimatı bilahare yazılı hale getirmeyen davalı bankanın %50 oranında, davacının da şifahi talimatından sonradan vazgeçmesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek, davanın kısmen kabulüne karar verildi ise de, davacı tarafından temyiz edilmeyen mahkemenin bu gerekçesi karşısında, davacının dava konusu eurobond alımında şifahi talimat verdiğinin kesinleşmiş olduğu, davalı bankanın, davacının şifahi talimatını yerine getirmesinin bir kusur değil, talimata uygun işlem olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042575900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz