Sermaye artırımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10901 E. 2010/11177 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, 36650 DM karşılığı (32400) YTL'nin tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı ortaklığın usulüne gerçekleşmediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının şirket ortağı olduğunu savunmuştur. Her ne kadar mahkemece TTK'nun 329 ve 405 nci maddeleri hükümlerince davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Davalı tarafça davacıya verilen "... Gıda Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi"başlıklı belgede davacıya hisse devir edenin ... olduğu ve beheri (385) DEM karşılığı 90 adet hissenin toplam (34650) DEM karşılığında davalı şirkete ortak yapıldığı belirtilmesine karşılık, Takasbank'ın mahkemeye muhatap 06.06.2007 tarihli yazısında davalı pay defteri bilgilerine göre davacının 77 adet hisse senedi ile davalı şirkete ortak olduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf pay devreden olarak görünen ...'in kendilerince tanınmadığını imzanın böyle bir kişiye ait olup olmadığının da incelenmesi gerektiği iddiasında da bulunduğundan ve emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak Dairemiz'e intikal eden dosyalardan davalının bağlı olduğu grup tarafından çifte kayıt tutulduğu iddialarına da yer verildiğinden ve davacı tarafça bilirkişi deliline de dayanıldığından mahkemece uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının gerçekte davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın gerçeleşip gerçekleşmediği, ortak iseortaklığın sermaye artırımı sırasında pay almak suretiyle mi, yoksa devir suretiyle mi gerçekleştiği, davacıya ait payların şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve somut pay bilgilerinin neler olduğu, yeni pay alınmak suretiyle ortak olunmuş ise nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal bedel üzerinde bir para tahsil edilmişse primli pay senedi çıkarılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı hususlar değerlendirilerek neticesine bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin 2008/8164 E, 2010/4386 K ve 21.04.2010 tarihli ilamın ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık tespiti | Pay defteri kaydı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10534 E. 2010/1758 K.
Ortak:pay defteri · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaGıda Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi"başlıklı belgede davacıya hisse devir edenin ... olduğu ve beheri (385) DEM karşılığı 90 adet hissenin toplam (34650) DEM karşılığında davalı şirkete ortak yapıldığı belirtilmesine karşılık, Takasbank'ın mahkemeye muhatap 06.06.2007 tarihli yazısında davalı «pay defteri» bilgilerine göre davacının 77 adet «hisse senedi» ile davalı şirkete ortak olduğu belirtilmiştir.
… ı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının gerçekte davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın gerçeleşip gerçekleşmediği, ortak iseortaklığın «sermaye artırımı» sırasında pay almak suretiyle mi, yoksa devir suretiyle mi gerçekleştiği, davacıya ait payların şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve somut pay bilgilerinin neler olduğu, yeni pay alınmak suretiyle ortak olunmuş ise nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal bedel üzerinde bir para tahsil edilmişse primli pay senedi çıkarılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı hususlar değerlendirilerek neticesine bir karar verilmek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanması …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olduğunun davalı tarafından kabul edilerek «pay defterine» kaydedildiği, bu nedenle dava açmada «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının dava açmada «hukuki yararının» bulunduğunun kabulü ile ortaklığın ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin ve ne miktar hisse karşılığı kaç lira bedelle hisse sahibi olduğunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olduğunun davalı tarafından kabul edilerek «pay defterine» kaydedildiği, bu nedenle dava açmada «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacının dava açmada «hukuki yararının» olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davacının dava açmada «hukuki yararının» bulunduğunun kabulü ile ortaklığın ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin ve ne miktar hisse karşılığı kaç lira bedelle hisse sahibi olduğunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5741 E. 2013/5247 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · infazda tereddüt · infaz · temlik · temerrüt faizi · asıl alacak · çek · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, çeki «temlik cirosu» ile devreden, «çek» bedelini tahsil ettiği dosya kapsamından anlaşılan, kendisine çek bedelinin ödenmesiyle kredi açılmış olan davalının sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle Davanın ... yönünden kabulü ile davacı tarafın dava tarihi itibariyle 54.500 DEM «asıl alacak» olmak üzere işlemiş faiziyle birlikte toplam 86.815,80 DEM davalı ...'den alacaklı olduğunun tespitine, asıl alacağa .../.../2000 tarihinden itibaren döviz bazında …
… dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, mahkemece hükmedilen tutara ....2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca "%75 oranında faiz uygulanması" şeklinde «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de; bu hususun düzeltilmesi yenide …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10901 E. , 2010/11177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 gün ve 2007/68 - 2007/647 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.04.2010 gün ve 2008/8164 - 2010/4386 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun yüksek faiz garantisi ve paraların her an geri verileceği vaadiyle yurt dışında para topladığını, müvekkilinin de bu garantiye güvenerek 07.07.1998 tarihinde (34.650) DM yatırdığını, ihtara rağmen davalı tarafın parayı iade etmediğini ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirket arasında SPK, TTK ve ilgili mevzuat doğrultusunda geçerli hisse senedi devri yapılamayacağının tesbitine, sözleşmedeki imzanın hisse devreden olarak gösterilen ... adıl kişiye ait olup olmadığının tesbiti ile (34.650) DM karşılığı (32.400) YTL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karr verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, 36650 DM karşılığı (32400) YTL'nin tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı ortaklığın usulüne gerçekleşmediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının şirket ortağı olduğunu savunmuştur. Her ne kadar mahkemece TTK'nun 329 ve 405 nci maddeleri hükümlerince davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Davalı tarafça davacıya verilen "... Gıda Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi"başlıklı belgede davacıya hisse devir edenin ... olduğu ve beheri (385) DEM karşılığı 90 adet hissenin toplam (34650) DEM karşılığında davalı şirkete ortak yapıldığı belirtilmesine karşılık, Takasbank'ın mahkemeye muhatap 06.06.2007 tarihli yazısında davalı pay defteri bilgilerine göre davacının 77 adet hisse senedi ile davalı şirkete ortak olduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf pay devreden olarak görünen ...'in kendilerince tanınmadığını imzanın böyle bir kişiye ait olup olmadığının da incelenmesi gerektiği iddiasında da bulunduğundan ve emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak Dairemiz'e intikal eden dosyalardan davalının bağlı olduğu grup tarafından çifte kayıt tutulduğu iddialarına da yer verildiğinden ve davacı tarafça bilirkişi deliline de dayanıldığından mahkemece uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının gerçekte davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın gerçeleşip gerçekleşmediği, ortak iseortaklığın sermaye artırımı sırasında pay almak suretiyle mi, yoksa devir suretiyle mi gerçekleştiği, davacıya ait payların şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve somut pay bilgilerinin neler olduğu, yeni pay alınmak suretiyle ortak olunmuş ise nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal bedel üzerinde bir para tahsil edilmişse primli pay senedi çıkarılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı hususlar değerlendirilerek neticesine bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin 2008/8164 E, 2010/4386 K ve 21.04.2010 tarihli ilamın ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının ONANMASINA ilişkin Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILARAK, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042486200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz