6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık tespiti | Pay defteri kaydı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10534 E. 2010/1758 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defteri hukuki yarar eksik inceleme e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olduğunun davalı tarafından kabul edilerek pay defterine kaydedildiği, bu nedenle dava açmada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirketin ortağı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.

Somut olayda, davalı şirket, halka açık şirket olup, davacı taraf da davadan önce Takasbank A.Ş.’den şirket ortağı olup olmadığına ilişkin bilgi istemiş ve verilen cevap üzerine iş bu dava açılmıştır. Mahkemece, ilk duruşmada davacının ortaklığının davalı tarafından benimsendiği ve davalının dava açılmasına sebep vermediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm verilmiş ise de, davacının ortak olup olmadığı hususuna ilişkin Takasbank A.Ş.’ye mahkemece yazılan yazıya verilen 21.6.2007 tarihli cevabi yazıda davacının halen davalı şirketin ortağı olduğunun kayıtlarda görünmediği belirtilmiştir. Bu itibarla davacının dava açmada hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir.

Kaldı ki, davacının hangi oranda hisse sahibi olduğu hususu temyiz aşamasında dahi belirsiz olup, davacı taraf 30.000 DEM karşılığı 60 adet hisse sahibi olduğunu ileri sürmekte, davalı ise 30.000 DEM karşılığı nominal değeri 1 YTL olan 60 adet hisse karşılığı ortak olduğunu savunmuştur.

Bu durumda, mahkemece, davacının dava açmada hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile ortaklığın ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin ve ne miktar hisse karşılığı kaç lira bedelle hisse sahibi olduğunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5741 E. 2013/5247 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4064 E. 2011/15849 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10534 E.  ,  2010/1758 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2007 tarih ve 2007/62-2007/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 29.12.2000 tarihli hisse devir sözleşmesine göre davalı şirketin ortağı bulunduğunu, davalı tarafından kar payı ödemesi yapılmadığını ve talebine rağmen olumsuz cevap verildiğini, Takasbank’a başvurularak müvekkilinin ortak olup olmadığının sorulduğunu, ancak müvekkilinin ortaklığının görünmediğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin her biri 500 DEM’den 60 hisse ile ortak olduğunun tesbitini, pay defterine ortaklık kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olduğunun davalı tarafından kabul edilerek pay defterine kaydedildiği, bu nedenle dava açmada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirketin ortağı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.

Somut olayda, davalı şirket, halka açık şirket olup, davacı taraf da davadan önce Takasbank A.Ş.’den şirket ortağı olup olmadığına ilişkin bilgi istemiş ve verilen cevap üzerine iş bu dava açılmıştır. Mahkemece, ilk duruşmada davacının ortaklığının davalı tarafından benimsendiği ve davalının dava açılmasına sebep vermediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm verilmiş ise de, davacının ortak olup olmadığı hususuna ilişkin Takasbank A.Ş.’ye mahkemece yazılan yazıya verilen 21.6.2007 tarihli cevabi yazıda davacının halen davalı şirketin ortağı olduğunun kayıtlarda görünmediği belirtilmiştir. Bu itibarla davacının dava açmada hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir.

Kaldı ki, davacının hangi oranda hisse sahibi olduğu hususu temyiz aşamasında dahi belirsiz olup, davacı taraf 30.000 DEM karşılığı 60 adet hisse sahibi olduğunu ileri sürmekte, davalı ise 30.000 DEM karşılığı nominal değeri 1 YTL olan 60 adet hisse karşılığı ortak olduğunu savunmuştur.

Bu durumda, mahkemece, davacının dava açmada hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile ortaklığın ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin ve ne miktar hisse karşılığı kaç lira bedelle hisse sahibi olduğunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008870700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.