6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18074 E. 2013/16858 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet taşıma sözleşmesi kâr kaybı içtihadı birleştirme kararı kusur

Atıf yapılan mevzuat: TMK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen tren kazasında davalının %25 oranında kusurunun bulunduğu, olayın meydana geliş şekli ve davacının kaza sonucu uğradığı bedensel uzuv kaybı nedeniyle mağdurun kardeşleri olan davacıların elem, acı ve üzüntü duydukları, bu acıların kısmen de olsa giderilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için 3.000 TL manevi tazminatın 01.08.2002 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.

818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayan kişi ve yakınlarında bir huzur duygusu oluşturmalı, yaşadıkları manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmalı, bozulan manevi dengeyi onarıp tatmin aracı olmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, zenginleşme vasıtası olmamalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Somut olayda anne ve diğer kardeşler için daha önce açılan davada, yaşları 13 ve 22 arası değişen kardeşlere ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş, karar onanarak kesinleşmiştir. Bu kez kaza tarihinde 5 ve 8 yaşlarında bulunan kardeşler için 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup bu miktar olayın oluş şekli, tarafların olayın oluşumundaki kusur oranları, olay tarihi dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7895 E. 2013/9036 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4035 E. 2012/12114 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15901 E. 2011/8404 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13775 E. 2012/3495 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3403 E. 2012/7240 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15348 E. 2012/6021 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/673 E. 2012/6717 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/18074 E.  ,  2013/16858 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2012 tarih ve 2011/1129-2012/993 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacıların kardeşi Serkan'ın 01.08.2002 tarihinde davalıya ait banliyö treninde yolcu olarak seyahat ederken kaza geçirdiğini ve sol ayağının diz altından kopması neticesi %42 oranında malül kaldığını, dava önce anne ve diğer kardeşler için açılan davada anne için 5.000 TL, kardeşler için ise ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, davacı kardeşlerin her biri için 4.000 TL olmak üzere toplam 8.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, cismani zarar nedeniyle manevi tazminatın vücut tamlığı bozulan kişi tarafından istenebileceğini, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen tren kazasında davalının %25 oranında kusurunun bulunduğu, olayın meydana geliş şekli ve davacının kaza sonucu uğradığı bedensel uzuv kaybı nedeniyle mağdurun kardeşleri olan davacıların elem, acı ve üzüntü duydukları, bu acıların kısmen de olsa giderilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için 3.000 TL manevi tazminatın 01.08.2002 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.

818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayan kişi ve yakınlarında bir huzur duygusu oluşturmalı, yaşadıkları manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmalı, bozulan manevi dengeyi onarıp tatmin aracı olmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, zenginleşme vasıtası olmamalıdır.

22. 06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Somut olayda anne ve diğer kardeşler için daha önce açılan davada, yaşları 13 ve 22 arası değişen kardeşlere ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş, karar onanarak kesinleşmiştir. Bu kez kaza tarihinde 5 ve 8 yaşlarında bulunan kardeşler için 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup bu miktar olayın oluş şekli, tarafların olayın oluşumundaki kusur oranları, olay tarihi dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042301800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.