6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13756 E. 2013/14368 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 265 müktesep hak ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2011/13756 E.  ,  2013/14368 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2011 tarih ve 2009/265-2011/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketçe yapılan "www.sahibinden.net" isimli marka başvurusunun, başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle 35.sınıfın bir kısım alt gruplarının başvurudan çıkartıldığını, ancak markanın çıkartılan sınıflar yönünden tanımlayıcı olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkiline ait "SAHİBİNDEN" markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 02.02.2009 tarih ve 2009-M-4117 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının tescil başvurusunda bulunduğu "www.sahibinden.net" ibaresinin reddedildiği "açık artırmaların düzenlenmesi ve mağazacılık hizmetleri"nde somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yapılan hizmetin niteliğini, karakteristik bir özelliğini doğrudan doğruya tanımladığı, ayrıca davacı tarafça bu marka altında yapılacak hizmetin gerçekten "SAHİBİNDEN" olmaması halinde 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi anlamında yanıltıcı olacağı, bu nedenle bu ibarenin bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davacının "SAHİBİNDEN " isimli tescilli bir çok markası mevcut ise de, reddedilen hizmetler için müktesep hak sağlayacak "SAHİBİNDEN NET" isimli tescilli bir markasının bulunmadığı ve söz konusu hizmetler yönünden "www.sahibinden.net" markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının “www.sahibinden.net” ibareli markasının tescili talebinin davalı TPE tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince nihai olarak reddine dair YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece “SAHİBİNDEN” ibaresinin 35/4. ve 35/8. sınıflarda 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendi gereğince vasıf bildirici işaret olduğu ve aynı maddenin (son) fıkrası uyarınca da kullanımla ayırt edicilik nitelik kazandırılmadığı

gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin emsal nitelikteki 09.04.2012 tarih ve 15303/5635 sayılı, 27.04.2012 tarih 15849/6947 sayılı, 17.12.2012 tarih 14067/20952 sayılı ve 18.12.2012 tarih 14872/21080 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, “SAHİBİNDEN” ibaresinin, reddedilen 35. sınıftaki hizmetler için doğrudan cins, vasıf vb. şekilde karakteristik özellik belirten tasviri bir işaret olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, davacı şirket tarafından başvuru konusu hizmetler üzerinde kullanılacağından aynı KHK'nin 7/1-f bendi anlamında yanıltıcılık söz konusu olamayacağından ticaret alanında herkesin kullanımına açık bir işaret olarak da nitelendirilmesi doğru değildir. Davacının “SAHİBİNDEN” asıl unsurlu internet alan adı altında 1999 yılından beri elektronik ticaretle iştigal ettiği de dosyadaki açıklama ve belgelerden de anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu başvuruyu oluşturan işaretin ayırt edicilik vasfının bulunması nedeniyle mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14672 E. 2012/20581 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14067 E. 2012/20952 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14872 E. 2012/21080 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16047 E. 2013/15100 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13756 E.  ,  2013/14368 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2011 tarih ve 2009/265-2011/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketçe yapılan "www.sahibinden.net" isimli marka başvurusunun, başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle 35.sınıfın bir kısım alt gruplarının başvurudan çıkartıldığını, ancak markanın çıkartılan sınıflar yönünden tanımlayıcı olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkiline ait "SAHİBİNDEN" markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 02.02.2009 tarih ve 2009-M-4117 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının tescil başvurusunda bulunduğu "www.sahibinden.net" ibaresinin reddedildiği "açık artırmaların düzenlenmesi ve mağazacılık hizmetleri"nde somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yapılan hizmetin niteliğini, karakteristik bir özelliğini doğrudan doğruya tanımladığı, ayrıca davacı tarafça bu marka altında yapılacak hizmetin gerçekten "SAHİBİNDEN" olmaması halinde 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi anlamında yanıltıcı olacağı, bu nedenle bu ibarenin bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davacının "SAHİBİNDEN " isimli tescilli bir çok markası mevcut ise de, reddedilen hizmetler için müktesep hak sağlayacak "SAHİBİNDEN NET" isimli tescilli bir markasının bulunmadığı ve söz konusu hizmetler yönünden "www.sahibinden.net" markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının “www.sahibinden.net” ibareli markasının tescili talebinin davalı TPE tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince nihai olarak reddine dair YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece “SAHİBİNDEN” ibaresinin 35/4. ve 35/8. sınıflarda 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendi gereğince vasıf bildirici işaret olduğu ve aynı maddenin (son) fıkrası uyarınca da kullanımla ayırt edicilik nitelik kazandırılmadığı

gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin emsal nitelikteki 09.04.2012 tarih ve 15303/5635 sayılı, 27.04.2012 tarih 15849/6947 sayılı, 17.12.2012 tarih 14067/20952 sayılı ve 18.12.2012 tarih 14872/21080 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, “SAHİBİNDEN” ibaresinin, reddedilen 35. sınıftaki hizmetler için doğrudan cins, vasıf vb. şekilde karakteristik özellik belirten tasviri bir işaret olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, davacı şirket tarafından başvuru konusu hizmetler üzerinde kullanılacağından aynı KHK'nin 7/1-f bendi anlamında yanıltıcılık söz konusu olamayacağından ticaret alanında herkesin kullanımına açık bir işaret olarak da nitelendirilmesi doğru değildir. Davacının “SAHİBİNDEN” asıl unsurlu internet alan adı altında 1999 yılından beri elektronik ticaretle iştigal ettiği de dosyadaki açıklama ve belgelerden de anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu başvuruyu oluşturan işaretin ayırt edicilik vasfının bulunması nedeniyle mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042023500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.