6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8450 E. 2013/14386 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçe özel şartı kanuni temsilci üst taşıyıcı hasar ihbarı alt taşıyıcı özel dava şartı taşıyıcının sorumluluğu sigorta ettiren sorumluluk sigortası hile teminat kapsamı riziko muacceliyet işlemiş faiz taşıyıcı ihbar sigorta poliçesi hasar temerrüt teminat temsil teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 101 · TTK — TTK 1299

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 05.02.2013 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel şartlar kısmında kamyon klozunun kabul edildiği, ayrıca buna ek olarak taşınan emtianın kısmen çalınması halinin de teminat altına alındığı, somut olayda ise taşınan emtianın kamyon ile birlikte tamamen çalınması nedeniyle oluşan zararın teminat dışı bulunduğu ve bu durumda davanın reddinin gerektiği açıklanarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel şartlar kısmının teminat dışındaki haller ve diğer hususlar başlıklı bölümünde, sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin, araç işleteninin ve araç sürücülerinin hilesi, kastı veya ağır kusurunun neden olduğu hasar ve zararların teminat dışı olduğu belirtildikten sonra şayet sigorta ettirenin bu gibi şahısların veya yan taşıyıcıların neden oldukları zararı önlemek için durumun gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini kanıtlaması durumunda sigortacının sorumluluğunun doğacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı üst taşıyıcı tarafından taşınacak mallar alt taşıyıcıya teslim edilmiş, malların alıcılarına ulaştırılmaması nedeniyle araç sürücüsü hakkında hazırlık soruşturması başlatılmıştır. Davacı, dava dışı alt taşıyıcıya daha önce de taşıma işi yaptırdığı gibi davaya konu taşımada da araç sürücüsünün sürücü belgesi ile taşımanın gerçekleştirildiği aracın ruhsat fotokopisini almış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı üst taşıyıcı alt taşıyıcının neden olduğu zararı önlemek için durumun gerektirdiği tüm özeni göstermiştir. Bu durumda, yukarıda değinilen poliçe özel şartı uyarınca meydana gelen zarar, poliçe teminatı kapsamında kaldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı da talep edilmiş olup mahkemece takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile bu istemin reddine karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte muaccel olacağı düzenlenmiş ve temerrüt için özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümlerden sayılan BK’nun 101. maddesinin temerrüt yönünden uygulanma olanağı mevcuttur. Öte yandan, taraflar arasındaki poliçede de sigortalının gerekli tüm belgeleri sigortacıya tevdi etmesini takiben en kısa sürede hasarın ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça davalı şirkete hasar ihbar edildiğine göre yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde ve istekle bağlı kalınarak işlemiş faiz alacağının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2411 Esas, 2013/1943 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15577 E. 2013/287 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5129 E. 2013/6623 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pasif husumet yokluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/8450 E.  ,  2013/14386 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2011 gün ve 2009/515-2011/556 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/02/2013 gün ve 2012/2411-2013/1943 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirketin karayolu ile gerçekleştireceği taşımaların davalı tarafça taşıyıcı sorumluluk abonman sigorta poliçesi kapsamında sigorta teminatı altına alındığını, 31.08.2008 tarihinde müvekkilinin daha önce de birlikte iş yaptığı dava dışı şahsa ait araca muhtelif firmalara ait emtiayı yüklemesine rağmen şöför tarafından emtianın varma yerine ulaştırılmadığını, müvekkilinin araçta emtiası taşınan firmalara zararlarını ödediğini, ancak davalının müvekkiline ödemede bulunmadığını, bu kapsamda başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 05.02.2013 tarihli kararı ile davalı yararına bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel şartlar kısmında kamyon klozunun kabul edildiği, ayrıca buna ek olarak taşınan emtianın kısmen çalınması halinin de teminat altına alındığı, somut olayda ise taşınan emtianın kamyon ile birlikte tamamen çalınması nedeniyle oluşan zararın teminat dışı bulunduğu ve bu durumda davanın reddinin gerektiği açıklanarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel şartlar kısmının teminat dışındaki haller ve diğer hususlar başlıklı bölümünde, sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin, araç işleteninin ve araç sürücülerinin hilesi, kastı veya ağır kusurunun neden olduğu hasar ve zararların teminat dışı olduğu belirtildikten sonra şayet sigorta ettirenin bu gibi şahısların veya yan taşıyıcıların neden oldukları zararı önlemek için durumun gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini kanıtlaması durumunda sigortacının sorumluluğunun doğacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı üst taşıyıcı tarafından taşınacak mallar alt taşıyıcıya teslim edilmiş, malların alıcılarına ulaştırılmaması nedeniyle araç sürücüsü hakkında hazırlık soruşturması başlatılmıştır. Davacı, dava dışı alt taşıyıcıya daha önce de taşıma işi yaptırdığı gibi davaya konu taşımada da araç sürücüsünün sürücü belgesi ile taşımanın gerçekleştirildiği aracın ruhsat fotokopisini almış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı üst taşıyıcı alt taşıyıcının neden olduğu zararı önlemek için durumun gerektirdiği tüm özeni göstermiştir. Bu durumda, yukarıda değinilen poliçe özel şartı uyarınca meydana gelen zarar, poliçe teminatı kapsamında kaldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Ancak, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı da talep edilmiş olup mahkemece takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile bu istemin reddine karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nun 1299. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleştiğinin sigortacıya ihbar borcunun 1292. madde gereğince doğduğu tarihte muaccel olacağı düzenlenmiş ve temerrüt için özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümlerden sayılan BK’nun 101. maddesinin temerrüt yönünden uygulanma olanağı mevcuttur. Öte yandan, taraflar arasındaki poliçede de sigortalının gerekli tüm belgeleri sigortacıya tevdi etmesini takiben en kısa sürede hasarın ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Davacı tarafça davalı şirkete hasar ihbar edildiğine göre yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde ve istekle bağlı kalınarak işlemiş faiz alacağının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2411 Esas, 2013/1943 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2411 Esas, 2013/1943 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041800000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.