6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet iddiasında görevli mahkeme ticaret mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/139 E. 2022/495 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Manevi Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Davacının iddiaları marka hakkına dayalı üstün hak iddiası niteliğinde olmayıp, davalının beyanlarıyla davacıyı ve ticari faaliyetlerini kötülediği ve gerçeğe aykırı/yanıltıcı açıklamalarda bulunduğu iddiasına dayanıyorsa, bu tür davalarda uyuşmazlık TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilir ve görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi değil, ticaret mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Haksız rekabete dayalı davada görevli mahkemenin tespiti → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın marka hakkına tecavüz değil haksız rekabet hükümlerine (TTK m.55/1-a,1-2) dayandığını, davalıların beyanlarının müvekkilini kötülediğini ve gerçeğe aykırı/yanıltıcı olduğunu, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık markasal kullanıma dayalı değildir; davacı tarafından markadan kaynaklanan üstün hakka dayalı bir talep de bulunmamaktadır. Marka hakkına dayalı olarak davacı tarafından davalı hakkında ayrı bir dava (İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde) zaten devam etmektedir. Somut olayda davacı, davalının kendisine ait marka hakkına tecavüz edildiğine dair beyanlarla müvekkilini ve ticari faaliyetlerini kötülediğini (TTK m.55/1-a,1) ve markanın kendisine ait olduğunu belirterek gerçeğe aykırı/yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu (TTK m.55/1-a,2) ileri sürmekte olup, tüm iddialarını TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümlerine dayandırmaktadır. Bu nedenle davaya bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir. Mahkemece, davacının marka hakkına dayanmadığı, TTK'daki haksız rekabet hükümlerine dayandığı gözetilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Marka üzerindeki üstün hak iddiasına dayanmayan, ancak markaya ilişkin beyanlarla kötüleme/yanıltıcı açıklama iddiasına dayalı davalarda görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi değil ticaret mahkemesi olduğu yönünde tespit içermektedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Marka hakkına dayalı üstün hak iddiası bulunmayan, TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümlerine dayanan (kötüleme, yanıltıcı beyan) davalarda görevli mahkeme ticaret mahkemesidir; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi değildir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet görev marka hakkına tecavüz kötüleme yanıltıcı beyan manevi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 55/1-a,1TTK 55/1-a,2TTK 54 · 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu — 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 76

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/139

KARAR NO 2022/495

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/09/2021

NUMARASI 2021/128 Esas - 2021/730 Karar

DAVA

Haksız Rekabetin Tesbiti - Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/03/2022

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalıların, dava dilekçesinde gösterilen alan adları üzerinden yayınladıkları basın açıklamasında; "Ülkemizde son dönemlerde tescilli markamızın yoğun bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanıldığı görülmektedir. ‘’...‘’ markası şirketimizin tescilli markası olmasına rağmen, başta ... A.Ş olmak üzere ‘’...‘’ markası bilinçli bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanılmaktadır. Bahsi geçen şirkete ait marka ‘Y...’ olmasına rağmen, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak biçimde, bilinçli olarak sadece ‘’...’’ olarak kullanılmakta, kamuoyunda yanlış algı oluşturulmaktadır." şeklinde beyanları ile müvekkili şirketi "..." markasını bilinçli bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanmakla itham ettiğini, davalıların basın açıklamasında müvekkili şirketin kendi markalarına tecavüz ettiği yönünde beyanlarla TTK m.

55/1(a-1,2) maddeleri uyarınca müvekkili şirketin faaliyetlerini kötüleyerek ve ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu iddia ederek yanıltıcı beyanlarda bulunarak haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve ilgili açıklamaların kalıcı olarak yayından kaldırılmasını, manevi zararın tazminini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın her iki tarafın da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde sicile kaydı yapılan markalardaki üstün haklara yönelik olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 76. Maddesi uyarınca bu yasa kapsamında giren davalara bakmakla görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, ayrıca görevin kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, dosyanın görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ... markasının gerçek sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalıların www...com.tr alan adlı internet sitesini kullanmalarının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalıların tecavüzü nedeniyle İst.1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/57 D.iş sayılı dosyada internet sitesine erişimin engellenmesine karar verdiğini,yine aynı mahkemenin 2020/259 Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhinde marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve maddi zararının tazmini talepli dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, bu davanın ise haksız rekabet hükümlerine dayalı açıldığını, davalıların beyanatlarında, müvekkili şirketin davalılara ait markaya tecavüz ettiğine ilişkin beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu ve müvekkilinin ticari faaliyetlerini kötülediğini, gerçek hak sahibi olduklarını ileri sürerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu,eylemlerinin TTK m.55/1-a,1-2 mad.

gereği kötüleme ve yanıltıcı beyanda bulunma şeklinde haksız rekabet oluşturduğunu, mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı taraf, müvekkili şirketin tescile dayalı hakkı bulunmasına rağmen, davalıların beyanlarında müvekkili şirketin "..." markasını kullanarak kendilerine ait marka hakkına tecavüz edildiğine dair beyanlarda bulunarak müvekkilinin kötülendiğini, ayrıca bu markanın müvekkiline ait olduğu halde kendilerine ait olduğunu belirterek yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu belirterek haksız rekabetin tespiti, men'i, gerçeğe aykırı beyanların düzeltilmesi,manevi tazminat istemli olarak bu davayı açmıştır. Mahkemece ise ihtilafın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde sicile kaydı yapılan markalardaki üstün haklara ilişkin olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık markasal kullanıma dayalı olmadığı gibi davacı tarafından markadan kaynaklanan üstün hakka dayalı bir talep de bulunmamaktadır.

Marka hakkına dayalı olarak davacı tarafından davalı hakkında İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/259 Esas sayılı dosyasında devam eden dava bulunmaktadır. Aksine somut olayda davacı; davalının, müvekkilinin kendilerine ait marka hakkına tecavüz edildiğine dair beyanlarda bulunarak müvekkilini ve ticari faaaliyetlerini kötülediğini (TTK m.55/1-a,1), yine bahse konu markanın kendisine ait olduğunu belirterek kendi faaliyetleri ve işletme işaretleri hakkında gerçeğe aykırı ya da yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu (TTK m.55/1-a,2) ileri sürmekte olup, davacı tüm iddialarını TTK m.54 vd hükümlerine düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandırmaktadır. Bu nedenle somut olayda davaya bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir.

(Aynı yönde Yargıtay 11. HD'nin 21/03/2011 tarih, 2009/10459 E. 2011/2949 K. ve 10/12/2015 tarih, 2014/19065 E. 2015/13291 K. Sayılı içtihatları). Bu durum karşısında mahkemece, davacının marka hakkına dayanmadığı, 6102 sayılı TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandığı gözetilerek, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 Tarih 2021/128 Esas 2021/730 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/104160 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.