İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11829 E. 2013/16404 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisi↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ifa yeri↗ yetkisizlik itirazı↗ yerleşim yeri↗ sigorta tazminatı↗ yetki itirazı↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ dava şartı yokluğu↗ ifa↗ usulden reddi↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması nedeniyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik yetki itirazının incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda HMK 15. maddesi gereğince rizikonun meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, sigorta poliçesinin düzenlendiği yerin yetkili olduğuna ilişkin HMK'da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının yerleşim yeri olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden sigortalının zararını, kendi sigortacısından tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigortalı ile davalı ... şirketi arasında mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmakta olup, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunması nedeniyle HMK'nın 10. maddesine göre icra dairesinin yetkisi belirlenmelidir. HMK'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 89. maddesinde para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olarak belinlenmiştir. Bu durumda, davacı sigortalı, kendi sigortacısından poliçeye istinaden tazminat isteminde bulunduğuna göre ifa mahalli davacının ikametgahıdır. Davacı sigortalı, tazminatın tahsili için kendi ikametgahı olan Konya İcra Dairesi'nde takip başlattığına göre, takibin yetkili icra dairesinde başladığının kabulü gerekir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğu ndan davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8449 E. 2014/14456 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmiş olması nedeniyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik «yetki itirazının» incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda HMK 15. maddesi gereğince «rizikonun» meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, «sigorta poliçesinin» düzenlendiği yerin yetkili olduğuna ilişkin HMK'da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının «yerleşim yeri» olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde icra dairesinin «yetkisiz» olması nedeniyle dava «şartı yokluğu» ndan davanın «usulden reddi» doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaO halde BK.'nın 73/1 maddesi uyarınca bu tür davalara alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de bakılacağı dikkate alınarak «yetki itirazının» reddine karar verilip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu karardaMahkemece, HMK 6. maddesi gereğince davalı «şirketin merkezinin» Ümraniye olması nedeniyle yetkili İcra Dairesi'nin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından, geçerli bir icra takibinin varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taşıma ücreti alacağı, bir miktar «para alacağı» olup alacaklının ikametgahında ödenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2404 E. 2019/7025 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmiş olması nedeniyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik «yetki itirazının» incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda HMK 15. maddesi gereğince «rizikonun» meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, «sigorta poliçesinin» düzenlendiği yerin yetkili olduğuna ilişkin HMK'da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının «yerleşim yeri» olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» istinaden sigortalının zararını, kendi sigortacısından tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı sigortalı ile davalı ... şirketi arasında mali mesuliyet «sigorta poliçesi» bulunmakta olup, taraflar arasında «sigorta sözleşmesi» bulunması nedeniyle HMK'nın 10. maddesine göre «icra dairesinin yetkisi» belirlenmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt yüklenici · teminat
Benzer bu kararda… davacı ile dava dışı asıl işveren arasında düzenlenen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde sigortalı asıl işverenin işçilerinin gördüğü zararlara karşı davalı «alt yüklenicinin» mali sorumluluklarının «teminat» altına alınmamış olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gere …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/742 E. 2015/6418 K.
Ortak:riziko · sigorta poliçesi · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de «icra dairesinin yetkisine itiraz» edilmiş olması nedeniyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik «yetki itirazının» incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda HMK 15. maddesi gereğince «rizikonun» meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, «sigorta poliçesinin» düzenlendiği yerin yetkili olduğuna ilişkin HMK'da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının «yerleşim yeri» olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» istinaden sigortalının zararını, kendi sigortacısından tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı sigortalı ile davalı ... şirketi arasında mali mesuliyet «sigorta poliçesi» bulunmakta olup, taraflar arasında «sigorta sözleşmesi» bulunması nedeniyle HMK'nın 10. maddesine göre «icra dairesinin yetkisi» belirlenmelidir.
Benzer bu karardaSigorta A.Ş.'den talep ettiği, söz konusu kazanın poliçe kapsamına giren bir «riziko» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK’nın 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · yargılama giderleri · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaDava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK’nın 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Afyonkarahisar İş Mahkemesi'nin kararında, davacılar lehine hükmedilen «asıl alacak», faiz miktarları ile, «yargılama giderleri» toplamı olan 117.881,00 TL'nin, KMM K.
Sigorta A.Ş.'den talep ettiği, söz konusu kazanın poliçe kapsamına giren bir «riziko» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11829 E. , 2013/16404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2013 tarih ve 2013/75-2013/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi ile müvekkilinin işyerinde meydana gelen iş kazası sonucu üçüncü kişilerin talep edeceği tazminatların sigorta altına aldığını, müvekkilinin işçisinin geçirdiği kaza nedeniyle mahkemece müvekkili aleyhine tazminat kararı verildiğini, müvekkilinin 117.881,00 TL ödemede bulunduğunu, bu miktarın poliçe teminatı kapsamında davalıdan tahsili için başlattığı icra takibine yönelik olarak davalının icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinini idare merkezinin Ümraniye ilçesi olması nedeniyle davaya bakmakla Ümraniye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davada müvekkiline husumet düşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması nedeniyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik yetki itirazının incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda HMK 15. maddesi gereğince rizikonun meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, sigorta poliçesinin düzenlendiği yerin yetkili olduğuna ilişkin HMK'da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının yerleşim yeri olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden sigortalının zararını, kendi sigortacısından tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigortalı ile davalı ... şirketi arasında mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmakta olup, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunması nedeniyle HMK'nın 10. maddesine göre icra dairesinin yetkisi belirlenmelidir. HMK'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 89. maddesinde para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olarak belinlenmiştir. Bu durumda, davacı sigortalı, kendi sigortacısından poliçeye istinaden tazminat isteminde bulunduğuna göre ifa mahalli davacının ikametgahıdır.
Davacı sigortalı, tazminatın tahsili için kendi ikametgahı olan Konya İcra Dairesi'nde takip başlattığına göre, takibin yetkili icra dairesinde başladığının kabulü gerekir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğu ndan davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041371700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz