TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15971 E. 2013/14089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markası aynı tür malları kapsamasına rağmen taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nun 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, taraf markalarının emtia listesindeki mallar "aynı tür" olduğundan KHK'nun 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkili olmayacağı gibi, davacının tanınmış marka olduğunu da kanıtlayamadığı, bu itibarla KHK'nun 8/4. maddesi anlamında tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararın iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu başvuruda ve yine davacı adına tescilli 2000/15648 sayılı markada yer alan "Centenario" kelimesinin markanın tali unsuru niteliğinde bulunduğu, bu nedenle de karşılaştırılan markaların asli unsurları oluşturan diğer işaretler bakımından ise herhangi bir benzerlik ve iltibas bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiş de, anılan raporda dava konusu "Centenario" kelimesinin 33. sınıf içkiler bakımından 556 sayılı KHK'nun 7. maddesi itibariyle hangi suretle karakteristik özellik belirten, dolayısıyla da markanın tali unsuru olarak kabulünü gerektiren bir ibare olduğu hususunda yeterli bir açıklama içermediğinden, söz konusu rapora dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15199 E. 2013/22702 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markası aynı tür malları kapsamasına rağmen taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nun 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, taraf markalarının emtia listesindeki mallar "aynı tür" olduğundan KHK'nun 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkili olmayac …
… rkanın tali unsuru niteliğinde bulunduğu, bu nedenle de karşılaştırılan markaların asli unsurları oluşturan diğer işaretler bakımından ise herhangi bir benzerlik ve «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiş de, anılan raporda dava konusu "Centenario" kelimesinin 33. sınıf içkiler bakımından 556 sayılı KHK'nun 7. maddesi itiba …
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu marka ile davacı markası aynı tür malları kapsamasına rağmen taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, taraf markalarının emtia listesindeki mallar "aynı tür" olduğundan KHK'nın 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkili olmayac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ve dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markası aynı tür malları kapsamasına rağmen taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nun 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, taraf markalarının emtia listesindeki mallar "aynı tür" olduğundan KHK'nun 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkili olmayac …
… rkanın tali unsuru niteliğinde bulunduğu, bu nedenle de karşılaştırılan markaların asli unsurları oluşturan diğer işaretler bakımından ise herhangi bir benzerlik ve «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiş de, anılan raporda dava konusu "Centenario" kelimesinin 33. sınıf içkiler bakımından 556 sayılı KHK'nun 7. maddesi itiba …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
-
Yargıtay 11. HD 2016/4983/2017/7252
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4983 E. 2017/7252 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5174 E. 2012/1785 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · acente · acentelik · ek prim · komisyon · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
2) Davacı vekili, sigorta yetkili «acentesi» olduklarını ve davalılara tali acentelik verildiği halde davalıların tahsil ettikleri paraları müvekkiline ödemediklerini iddia ederek dava açmış, mahkemece her iki davalının «prim» tutarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
Davacı, bu davalının da sorumlu tutulması gerektiğine dair başkaca delil «ibraz» edemediğinden davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15971 E. , 2013/14089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2010/155-2012/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alkollü içki ürettiğini, 33. sınıf emtia yönünden TPE nezdinde tescilli 2000/15648 sayılı "GRAN CENTENARIO" markası bulunduğunu, markasının sektöründe tanınmış olduğunu, davalının aynı sınıf emtiaya ilişkin 2008/33554 sayılı "Zacapa […]O+şekil" ibareli marka başvurusuna karşı TPE nezdinde yaptığı itirazların TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, davacının markası ile şekil, yazılış ve okunuş itibariyle benzerliği bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu marka ile davacı markası aynı tür malları kapsamasına rağmen taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK'nun 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, taraf markalarının emtia listesindeki mallar "aynı tür" olduğundan KHK'nun 8/4 hükmüne göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkili olmayacağı gibi, davacının tanınmış marka olduğunu da kanıtlayamadığı, bu itibarla KHK'nun 8/4. maddesi anlamında tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararın iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu başvuruda ve yine davacı adına tescilli 2000/15648 sayılı markada yer alan "Centenario" kelimesinin markanın tali unsuru niteliğinde bulunduğu, bu nedenle de karşılaştırılan markaların asli unsurları oluşturan diğer işaretler bakımından ise herhangi bir benzerlik ve iltibas bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiş de, anılan raporda dava konusu "Centenario" kelimesinin 33. sınıf içkiler bakımından 556 sayılı KHK'nun 7. maddesi itibariyle hangi suretle karakteristik özellik belirten, dolayısıyla da markanın tali unsuru olarak kabulünü gerektiren bir ibare olduğu hususunda yeterli bir açıklama içermediğinden, söz konusu rapora dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041263700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz