Eski tarihli banka hisselerinin YTL'ye intibakında değer tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7087 E. 2024/3218 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Hisse senetlerinin Yeni Türk Lirasına intibakı özel bir kanun hükmüyle düzenlenmişse, pay sahibinin payı bu düzenlemeye göre belirlenen adet ve itibari değerden ibarettir; senedin alındığı tarihten sonra değişen ekonomik koşullar (enflasyon, döviz, altın vb.) esas alınarak güncel değerin yeniden tespiti isteminin yasal dayanağı yoktur. Ayrıca bedelli sermaye artırımlarına katılmayan pay sahibinin payının nominal değeri artmaz.
Ele alınan sorunlar
Eski tarihli hisse senetlerinin güncel değerinin ekonomik koşullara göre yeniden belirlenmesinin istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, murise ait hisse senetlerinin alındığı tarihteki değerinin bankaca afaki biçimde güncellenerek kaydileştirildiğini, karşılığın enflasyon, altın, döviz veya asgari ücret gibi değerleme yöntemleriyle belirlenmesi gerektiğini, çok eski tarihli hisse senetlerine anılan kanunun uygulanmasının hakkaniyete aykırı sonuç doğuracağını ve mülkiyet hakkının Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı biçimde elinden alındığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı murisi tarafından hisse senetleri alındıktan sonra davalı bankaca çok sayıda bedelli sermaye artırımı yapılmış, murisin bu artırımlara katılmadığı sabit olmuştur. 5615 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 4603 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9 uncu madde, bankanın ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait belirli itibari değerdeki hisse senetlerinin hangi adet ve itibari değerdeki hisse senetlerine tamamlanacağını, bu tamamlamanın banka sermayesi artırılmaksızın bedelsiz olarak yapılacağını ve pay defterine işleneceğini düzenlemiştir. Buna göre Yeni Türk Lirasına geçiş döneminde banka hisse senetlerinin ne şekilde güncelleneceği kanunla düzenlenmiş olup yeniden değerlenen hisse senetleri güncel durum itibarıyla 32 adet ve 32 TL itibari değer olarak belirlenmiştir; ayrıca alındığı tarihten sonra değişen ekonomik koşullara göre değer tespiti isteminin yasal dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kanunla düzenlenen para birimi intibakı karşısında eski tarihli hisse senetleri için ekonomik değerleme yöntemleriyle güncel değer tespiti istenemeyeceği yönüyle emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse senedinin itibari değeri↗ bedelli sermaye artırımı↗ rüçhan hakkı↗ kaydileştirme↗ Yeni Türk Lirasına intibak↗ pay defteri↗ pay oranının tespiti↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3521 E. 2015/10734 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, «zamanaşımı» hususunun hangi dönemde gerçekleştiğinin ve hangi dönem için tazminat talep edilebileceğinin bozma ilamına uyulması halinde mahkemece, 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9950 E. 2018/3428 K.
Ortak:pay defteri
İncelediğiniz kararda… ndiği anlaşılan 02.02.1972 tarihli bir yazı bulunduğunu, bu yazıya istinaden banka ile iletişime geçtiğini, davalı banka tarafından yapılan bilgilendirme sonrasında «kaydi» işlemlerin yapılması için yapılan başvuru sonucu davalı bankaca «pay defterlerinde» adına kayıtlı 32 adet ve 32- TL itibari değerli «hisse senedi» bulunduğu ve 29.12.2014 tarihinde Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş nezdinde 238575 nolu yatırım hesabına aktarıldığının iletildiğini, miras kalan çok eski tarihli 3,200- ETL'lik hisse senetlerinin güncel değerinin «hakkaniyete» uygun bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davalı banka tarafından 1958 ve 1964 yıllarının 3.200- ETL'sinin şuanki değerini 32 TL olarak belirlenmesinin açıkça davacının hakkının «zayi» olmasına neden olduğunu, hisse senetlerinin şu anki değeri belirlenirken, hisse senetlerine ödenen meblağın bankadan satın alındığı tarihteki alım gücünün ve hisse …
… dığı kök ve ek raporu gerekse ikinci bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mevcut haliyle «pay defterinde» davacının hissesi zaten 32 adet ve 32 TL nominal değerinde kayıtlı olduğu nazara alınarak davacının koşulları olmayan hissesinin güncellenmiş değerinin tespiti dav …
Benzer bu kararda… yapılan genel kurullarda alınan kararların ve hisse devirlerinin iptali, şirket paylarının kuruluşta belirtilen oranlarda kendilerine iadesi ve şirket ortağı olarak «pay defterine» yeniden yazılmaları istemlerine ilişkin olarak açılan işbu davada, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü ile, genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine ilişkin istemin reddine, «hisse devir sözleşmelerinin iptali» ile davacılar tarafından asaleten veya vekaleten «pay devri» yapılmadığının, davalı şirketin sermayesi ve hissedarlık yapısının kuruluştaki halini koruduğunun tespitine karar verilmiştir.
3- Ayrıca, davacı tarafın hisse devirlerinin iptali ile şirket paylarının kuruluşta belirtilen oranlarda kendilerine iadesi ve şirket «pay defterine» yeniden yazılmalarına ilişkin talebi yönünden «husumet» «hisse devir sözleşmelerinin» tarafı olmayan davalı gerçek kişiler Metin ve ...'na yöneltilemeyeceğinden işbu davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken anılan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · genel kurul kararının butlanı · pay devir sözleşmesi · yoklukla malul karar · hazirun cetveli · butlan · imza incelemesi · sözleşmenin iptali
Benzer bu kararda… e 28/11/2001 tarihli genel kurullarında davacı ...'nun imzasının sahte olarak atıldığı, genel kurul toplantılarının tamamının ilansız yapıldığı, ancak (her hak gibi «genel kurul kararlarının butlanının» ileri sürülmesinin de «dürüstlük kuralı» çerçevesinde mümkün olacağı (MK 2.md) davacının bu davayı 1996 yılı genel kurul toplantısına dayandırılarak 16 yıl sonra açması, bu kararların «ticaret siciline tescil» edilmiş olması yani işlem güvenliği dikkate alındığında, butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davalıların «hisse devir sözleşmelerinin» asıllarını dosyaya sunamadıkları, fotokopiler üzerinde yapılan incelemede bila tarihli 200.000 TL ve 11.600.000 TL bedelli hisse devir sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olmadığı, 100.000.000 TL bedeli hisse devir sözlemelerindeki imzaların davacıya ait olduğu, devirlere ilişkin davalı «defterlerinde» kayıt bulunmadığı, davacıların 2003 tarihinden itibaren davalı şirkette pay sahibi olarak gösterilmediği ancak davacıların payını devrettiğine dair devir sözleşmesini ve devrin defter kayıtları ile ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine ilişkin istemin reddine, dava konusu «hisse devir sözleşmelerinin iptali» ile davacılar tarafından asaleten veya vekaleten «pay devri» yapılmadığının, davalı şirketin sermayesi ve hissedarlık yapısının kuruluşdaki halini koruduğunun tespitine karar verilmiştir.
… davalı şirkette pay sahibi olarak gösterilmediği, davacı ...'nun davalı şirkette bulunan kendisine ait hisseleri devrettiğine ilişkin herhangi bir devir sözleşmesi «ibraz» edilmediği, davacı şirketin 11.600 ve 200 adet hissesinin devrine ilişkin sözleşmedeki imzanın, sözleşme asıllarının sunulamaması nedeniyle fotokopi belge üzerinde yaptırılmak durumunda kalınan «imza incelemesi» ile davacı ...'na ait olmadığı, davacının hem kendisini hem de davacı şirketi «temsilen» katıldığı 10.12.1997 tarihli genel kurul toplantısında yapılan «sermaye artırımları» sonrası davacı şirketin sahip olduğu 100.000.000 ETL bedelli hissenin devrine ilişkin sözleşmedeki imzanın ise davacı şirketi temsilen diğer davacı ...'nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin 9.12.1999 tarihinden itibaren ve sonraki genel kurullarda ortak olarak görünmediği, diğer davacı ...'nun da 7.7.2003 tarihli genel kuruldan itibaren ortak görünmediği anlaşılmakla, her ne kadar fotokopi belge üzerinde yapılan imza incelemesine itibar edilemeyecek ise de, davalı şirketin 1992, 1993, 1994, 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin 10.12.1997 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına hem kendi adına hem de davacı şirketi temsilen katılmış olup, işbu toplantı «hazirun cetvelinde» davacı şirketin hissesi 400.000 TL, 400 adet, davacı ...’nun hissesi 400.000 TL, 400 adet olarak göründüğünden işbu hisse miktarının o tarihe kadar davacılar için bağlayıcı olduğunun kabulü ile 1997 tarihi itibariyle ve 1997 yılından sonraki sermaye artırımları da nazara alınarak dava tarihine kadar davacıların pay durumlarının değerlendirilmesi gerekirken «hisse devir sözleşmelerinin iptali» ile davalı şirketin sermayesi ve hissedarlık yapısının kuruluştaki halini koruduğundan bahisle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru …
… yapılan genel kurullarda alınan kararların ve hisse devirlerinin iptali, şirket paylarının kuruluşta belirtilen oranlarda kendilerine iadesi ve şirket ortağı olarak «pay defterine» yeniden yazılmaları istemlerine ilişkin olarak açılan işbu davada, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü ile, genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine ilişkin istemin reddine, «hisse devir sözleşmelerinin iptali» ile davacılar tarafından asaleten veya vekaleten «pay devri» yapılmadığının, davalı şirketin sermayesi ve hissedarlık yapısının kuruluştaki halini koruduğunun tespitine karar verilmiştir.
… det hissenin davacı şirkete, 400.000 ETL karşılığı 400 adet hissenin diğer davacı Mahmet Tavlaşoğlu'na ait olduğu ve davacı ...'nun, diğer davacı şirketi münferiden «temsil» ve ilzama yetkili bulunduğu, dosyada bulunan tarihsiz «anonim şirket» «pay devir sözleşmesi» ile davacı şirketin sahip olduğu 12.200 adet hissenin 11.600 adedinin davalı ...'a, 200 adedinin de davalı ...'a devredildiği, bu devirlerden sonra davacı şirketin 400.000 ETL'lik, 400 adet hissesinin kaldığı, yaptırılan «imza incelemesi» neticesinde pay devir sözleşmesindeki imzanın davacı ...'nun eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı şirketin 1995 yılına ait 24.09.1996 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısı «hazirun cetvelinde» davacı şirketin hissesinin 400.000 TL değerinde 400 adet, davacı ...'nun da 400.000 TL değerinde 400 adet olup, davacı şirketin hazirun cetvelinde görünen hissenin sahte olduğu iddia edilen hisse devirlerinden sonra kalan hisse adedinde olduğu ve devredilen hisselerin de davalı ... ve davalı ...'ın hisse tutarlarına kaydedildiği, hazirun cetvelindeki imzanın davacı ...'na ait olmadığının tespit edildiği, 1992, 1993, 1994, 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 10.12.1997 tarihinde yapıldığı, hazirun cetvelinde hisselerin davacı şirketin 400.000 TL 400 adet, davacı ...’nun 400.000 TL 400 adet olarak göründüğü, davacı ...’nun söz konusu genel kurul toplantısına hem kendisi hem de davacı şirketi temsilen katıldığı ve hazirun cetvelindeki imzanın da kendisine ait olduğunun tespit edildiği, işbu genel kurul toplantısında şirketin 20.000.000 ETL olan sermayesinin 5.000.000.000 ETL olarak artırılmasına karar verildiği ve artırım neticesinde davacı şirketin 400.000 ETL olan sermayesinin 100.000.000 ETL’ne, davacı ...’nun kuruluşta mevcut olan 400.000 ETL sermayesinin de 100.000,00 ETL’ye çıkartıldığı, 09.12.1999 tarihli, 1997 ve 1998 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde davacı şirketin pay sahibi olarak gözükmediği, davacı şirketin tarihsiz A.Ş. pay devir sözleşmesi ile 100.000.000 ETL’lik hissesinin davalı ...’a devredildiği, bu sözleşmedeki imzanın davacı ...’na ait olduğunun tespit edildiği, hazirun cetvelinde davacı ...’nun sermaye tutarının 100.000.000 ETL olarak yazılı olduğu ancak imzanın kendisine ait olmadığının tespit edildiği, 13.06.2000 tarihli 1999 yılına ilişkin genel kurul hazirun cetvelinde davacı şirketin pay sahibi olarak görünmediği, davacı ...’nun sermaye tutarının 100.000.000 ETL olarak yazılı olduğu ancak hazirun cetvelindeki imzanın ...’nun eli mahsulü olmadığının belirtildiği, 28.11.2001 tarihli, 2000 yılına ilişkin genel kurul hazirun cetvelinde davacı şirketin pay sahibi olarak görünmediği, davacı ...’nun sermayesinin 100.000.00 ETL olarak belirtildiği ancak imzanın kendisine ait olmadığının bildirildiği ve işbu toplantıda «sermaye artırım» kararı alındığı, 7.7.2003 tarihli, 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin hazirun cetvelinde ne davacı şirketin ne de diğer davacı ...’nun hissedar olarak gözünmediği, 200 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5068 E. 2020/2290 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · temerrüt tarihi · yasal faiz · eksik inceleme · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/111 esas sayılı dosyasında davacının davasının kısmen kabulü ile 24.334,42 TL'nin 18/01/2000 «temerrüt tarihi» itibariyle «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davada fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… .334.42YTL) olarak belirlenen hesaplamanın doğru olduğuna kanaat getirilerek asıl davanın kabulü ile, 45.000 TL'nin 18/01/2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen İst.
Asıl ve birleşen davalar, menkul kıymet alım satım «saklama sözleşmesine» dayalı olarak davacının davalı şirket elemanı tarafından yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada bilirkişi heyetinden birden fazla ek rapor alınmış ve nihayetinde 18.12.2017 tarihli «son» ek rapora itibar edilerek asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7087 E. , 2024/3218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/502 Esas, 2022/1386 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/823 E., 2019/685 K.
Taraflar arasındaki banka hisse senetlerinin güncel değerinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının miras bırakanı ...'ın 1987 yılında vefat ettiğini, murisin ölümünden çok uzun süre sonra davacının miras bırakanın eşyaları arasında Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlendiği anlaşılan 02.02.1972 tarihli bir yazı bulunduğunu, bu yazıya istinaden banka ile iletişime geçtiğini, davalı banka tarafından yapılan bilgilendirme sonrasında kaydi işlemlerin yapılması için yapılan başvuru sonucu davalı bankaca pay defterlerinde adına kayıtlı 32 adet ve 32- TL itibari değerli hisse senedi bulunduğu ve 29.12.2014 tarihinde Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş nezdinde 238575 nolu yatırım hesabına aktarıldığının iletildiğini, miras kalan çok eski tarihli 3,200- ETL'lik hisse senetlerinin güncel değerinin hakkaniyete uygun bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davalı banka tarafından 1958 ve 1964 yıllarının 3.200- ETL'sinin şuanki değerini 32 TL olarak belirlenmesinin açıkça davacının hakkının zayi olmasına neden olduğunu, hisse senetlerinin şu anki değeri belirlenirken, hisse senetlerine ödenen meblağın bankadan satın alındığı tarihteki alım gücünün ve hisse senetlerinin satın alındığı dönemde şirket toplam sermayesinin yüzde kaçına isabet ettiğinin tespit edilmesi ve davacıya tespit edilecek miktarı oranında pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek davacı ...'in bankadaki pay miktarının tespiti ile tespit edilecek pay miktarının müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı banka pay deflerinde, 0l.0l.1958 ve 25.11.1964 tarihlerinde alınan ve 29.12.2014 tarihine kadar ... adına kayıtlı iken ... varisinin başvurusu ile 29.12.2014 tarihinde ... adına devir edilen toplam 32 TL nominal değerli hisse senedi bulunduğunu, ....'ın hisse senetlerini aldığı 1958 tarihinde davalı bankanın TTK hükümlerine göre faaliyet gösteren A.Ş. statüsünde olduğunu, bu dönemde banka sermayesi içerisinde küçük hissedar olarak adlandırılanların büyük paya sahipken, zaman içerisinde gerçekleştirilen sermaye artırımlarında rüçhan haklarını kullanmamaları, sermaye artırımlarını Hazinenin karşılaması nedeniyle hissedar grubunun pay oranının giderek azaldığının, davalı bankanın hiç bedelsiz sermaye artırımı yapmadığını, yapılan sermaye artırımlarının tamamının bedelli olduğunu, müteveffanın rüçhan hakkını kullanarak bedelli sermaye artırımına katılmadığını, söz konusu hissenin nominal değerinde bir artış olmadığını, müteveffa ...'ın banka sermayesi içerisindeki payının 1964 yılında 3.200- ETL payının %(0,0032) olduğunu, söz konusu hissenin yeniden değerlemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek ilk heyetin hazırladığı kök ve ek raporu gerekse ikinci bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mevcut haliyle pay defterinde davacının hissesi zaten 32 adet ve 32 TL nominal değerinde kayıtlı olduğu nazara alınarak davacının koşulları olmayan hissesinin güncellenmiş değerinin tespiti davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murise ait hisse senetleri; 1958 ve 1964 tarihleri arasında satın alındığı, hisse senetlerinin o tarihlerdeki değeri 3.200-ETL olduğunu, davalı bankanın hisse senetlerinin değerini son derece afaki olarak 32 TL olarak güncelleyerek kaydileştirme işlemini bu bedel üzerinden yaptığını, söz konusu meblağın YTL karşılığının enflasyon, altın, döviz, asgari ücret gibi değerleme yöntemleriyle yapılmasının mümkün olduğunu, hisse senetlerinin YTL’na dönüştürülmesi işleminin 5615 Sayılı Kanuna uygun olduğu belirtilsede, bu kanunun çok eski tarihli hisse senetlerine de uygulanmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı, davacı müvekkilinin temel insan haklarından birisi olan mülkiyet hakkı kapsamında yer alan hissesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve T.C Anayasası'na aykırı şekilde elinden alındığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı murisi tarafından 1958 yılında 1.200 ETL tutarında hisse ve 1964 yılında 2.000 ETL tutarındaki hisse senedi alındığı, davalı banka tarafından 1968, 1969, 1979, 1983, 1986, 1989, 1992, 1993, 1995,1997, 1999 ve 2001 yıllarında bedelli sermaye artırımları yapıldığı, murisin bedelli artırımlara katılmadığı hususunun sabit olduğu, 5615 sayılı Kanun'un 27 inci maddesi ile 4603 sayılı T.C Ziraat Bankası A.Ş, ,Türkiye Halk Bankası AŞ, ve Türkiye Emlak Bankası A.Ş. Kanunu'na eklenen; geçici madde 9 Türkiye Halk Bankası'nın ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 97272004 tarihli ve 5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere;
ödenmiş sermaye içerisinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100-TL itibari değerli hisse senetleri: -1-YTL itibari değerli 1 adet, 500 -eTL itibari değerli hisse senetleri:
1- YTL itibari değerli 5 adet ve 1.000-eTL itibari değerli hisse senetleri;
1- YTL itibari değerli 10 adet hisse senedine tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, banka sermayesi artırılmaksızın, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının farklı itibari değerlerdeki hisseleri 1-YTL itibari değerli hisselere çevrilir. Bu şekilde yapılacak tamamlama işlemleri, bankanın hisse senetleri Pay Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı hisse devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz." hükmünü ihtiva etmekte olduğu, buna göre YTL geçiş döneminde davalı bankanın hisse senetlerinin yeni dönemde ne şekilde güncelleneceği kanun ile düzenlenmiş olup , yeniden değerlenen hisse senetlerinin güncel durum itibari ile 32 adet ve itibari değerinin 32 TL olarak belirlendiği ayrıca alındığı tarihden sonra değişen ekonomik koşullara göre değer tesbiti isteminin yasal dayanağı olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka hisse senetlerinin güncel değerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040989400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz