Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7418 E. 2011/17246 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ rehin↗ muacceliyet↗ infaz↗ alacak davası↗ temlik↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maaşından ¼ icra kesintisi uygulanması gerektiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında rızaen akdedilmiş tüketici kredi sözleşmesi ve davacının taahhütleri doğrultusunda yapmış olduğu borca mahsuben kesintilerin dava tarihinden itibaren davacının maaşının 1/4'ü ile sınırlı tutulmasına, dava tarihinden sonra yapılmış bu miktardan fazla kesintilerin davacıya iadesine, dava tarihinden önce yapılmış kesintilerin davacının, davalı bankaya mevcut borcu ve taahhütleri nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ödenmeyen kredi borcu nedeniyle davacının maaşına konulan blokenin kaldırılması ve elkonulan kısmın iadesi talebine ilişkindir. Davacı tarafından, 2009 yılı Şubat ve Mart aylarına ait maaşı üzerine el konulduğu iddiasıyla, tutar gösterilerek alacak davası açılmıştır. Mahkemece kurulan hükümde, dava tarihinden sonraki kesintilerin maaşın 1/4'ü ile sınırlı tutulmasına karar verilmiş ise de, açık olarak hangi tutara hükmedildiği
belirtilmeden, bu miktardan fazla kesintilerin iadesine karar verilmiştir. Bu şekilde infazı kabil bulunmayan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, dosya kapsamından, davacının, imzaladığı tüketici kredi sözleşmesinin 11. maddesi ve bu sözleşmelere ek rehin ve temlik maddeleri ile maaş, ikramiye, temettü ve her türlü hak ve alacaklarını önceden davalıya rehnettiği, bankanın da alacağı nedeniyle davacının maaşının tamamı üzerinde bloke işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Davacının, bu blokenin kaldırılması yönündeki talebi, dava tarihinden önceki dönem için, kesintilerin davacının borcu ve taahhütleri nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. İİK'nun 82 ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçerli değildir. Ancak, davalı bankanın, muaccel alacağı nedeniyle, davacının memuriyet maaşına ilişkin hesabına yatırılan maaşın 1/4'ünü haczedebilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemece, davacının maaşının 1/4'ten fazlasının haczedilemeyeceği belirtilerek, buna göre hesap yapılıp hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle Şubat ve Mart ayı maaşına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7273 E. 2014/13953 K.
Ortak:bloke · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2-Kabule göre de, dosya kapsamından, davacının, imzaladığı tüketici «kredi sözleşmesinin» 11. maddesi ve bu sözleşmelere ek «rehin» ve «temlik» maddeleri ile maaş, ikramiye, temettü ve her türlü hak ve alacaklarını önceden davalıya rehnettiği, bankanın da alacağı nedeniyle davacının maaşının tamamı üzerinde «bloke» işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
… osya kapsamına göre, davacının maaşından ¼ icra kesintisi uygulanması gerektiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında rızaen akdedilmiş tüketici «kredi sözleşmesi» ve davacının «taahhütleri» doğrultusunda yapmış olduğu borca mahsuben kesintilerin dava tarihinden itibaren davacının maaşının 1/4'ü ile sınırlı tutulmasına, dava tarihinden sonra yapılmış b …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak davacının maaş hesabına herhangi bir icrai işlem («haciz») olmaksızın «bloke» koyamayacağı, banka «kredi sözleşmesinde» bankadaki mevduatın bloke edilebileceğine dair hüküm bulunsa dahi maaşlar yönünden baştan itibaren Borçlar Kanunun 19 ve 20 maddeleri gereğince mümkün olmadığı, an …
Ancak, somut olayda «bloke» «koyma» işlemi davacının «mevduat hesabı» üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · mevduat hesabı · haciz
Benzer bu karardaAncak, somut olayda «bloke» «koyma» işlemi davacının «mevduat hesabı» üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak davacının maaş hesabına herhangi bir icrai işlem («haciz») olmaksızın «bloke» koyamayacağı, banka «kredi sözleşmesinde» bankadaki mevduatın bloke edilebileceğine dair hüküm bulunsa dahi maaşlar yönünden baştan itibaren Borçlar Kanunun 19 ve 20 maddeleri gereğince mümkün olmadığı, an …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15875 E. 2012/15253 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz kararda2-Kabule göre de, dosya kapsamından, davacının, imzaladığı tüketici «kredi sözleşmesinin» 11. maddesi ve bu sözleşmelere ek «rehin» ve «temlik» maddeleri ile maaş, ikramiye, temettü ve her türlü hak ve alacaklarını önceden davalıya rehnettiği, bankanın da alacağı nedeniyle davacının maaşının tamamı üzerinde «bloke» işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · istirdat · haciz · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, davacının «kefaletinden» kaynaklı borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafından maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve haksız alındığı ileri sürülen paranın «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece İİK'nun 83. maddesi uyarınca davacının maaşının tamamı üzerine «haciz» konulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca maaş üzerine 1/4 oranında haciz konulabileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14724 E. 2015/287 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Kabule göre de, dosya kapsamından, davacının, imzaladığı tüketici «kredi sözleşmesinin» 11. maddesi ve bu sözleşmelere ek «rehin» ve «temlik» maddeleri ile maaş, ikramiye, temettü ve her türlü hak ve alacaklarını önceden davalıya rehnettiği, bankanın da alacağı nedeniyle davacının maaşının tamamı üzerinde «bloke» işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı............i Şubesi'nde yer alan hesabının ¼ haricindeki kısmı üzerine konulan blokenin kaldırılmasına, davacının «bloke» konulan hesabından kanuni takip dosyasına aktarıldığı anlaşılan toplam 1.231,03 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil · istirdat · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı............i Şubesi'nde yer alan hesabının ¼ haricindeki kısmı üzerine konulan blokenin kaldırılmasına, davacının «bloke» konulan hesabından kanuni takip dosyasına aktarıldığı anlaşılan toplam 1.231,03 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacının maaş hesabına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılması, maaşın 1/4'i üzerindeki blokenin devamı, fazla kesintinin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına rağmen, «istirdadına» karar verilen alacak miktarı davacının 2008 yılı Nisan-Mayıs ayları maaşı toplamından bu aylar maşının 1/4'inin çıkartılması suretiyle tespit edilmiştir.
Oysa ki davalı banka 15/04/2009 tarihli yazısıyla, davacının maaş hesabından davacının «kefil» olması sebebiyle yapılan icra takip dosyasına 28/04/2008 tarihinde 1.244,88 TL, 24/10/2008 tarihinde 71,00 TL aktarıldığını bildirmiş olup, dava tarihi olan 06/06/ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7418 E. , 2011/17246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2010 tarih ve 2009/430-2010/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maaşını davalı şubesi nezdindeki hesabından aldığını, aynı şubeden kullandığı tüketici kredisinin ödeme gecikmeleri nedeniyle maaşının tamamına ve fazla çalışma ücretine el konulduğunu, bankanın yasal yollara başvurmadan direk maaşın tamamına el koymasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek, kredi hesabına geçirilen Şubat ve Mart ayına ait maaş ve sair ödemeleri olan 3.379,12 TL'nin el konulduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davalının, imzaladığı tüketici kredi sözleşmesi ile, müvekkil bankanın, hesapları üzerindeki rehin hakkını kabul ettiğini ve hesaplarına yatan paraları borcuna karşılık bankaya temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maaşından ¼ icra kesintisi uygulanması gerektiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında rızaen akdedilmiş tüketici kredi sözleşmesi ve davacının taahhütleri doğrultusunda yapmış olduğu borca mahsuben kesintilerin dava tarihinden itibaren davacının maaşının 1/4'ü ile sınırlı tutulmasına, dava tarihinden sonra yapılmış bu miktardan fazla kesintilerin davacıya iadesine, dava tarihinden önce yapılmış kesintilerin davacının, davalı bankaya mevcut borcu ve taahhütleri nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ödenmeyen kredi borcu nedeniyle davacının maaşına konulan blokenin kaldırılması ve elkonulan kısmın iadesi talebine ilişkindir. Davacı tarafından, 2009 yılı Şubat ve Mart aylarına ait maaşı üzerine el konulduğu iddiasıyla, tutar gösterilerek alacak davası açılmıştır. Mahkemece kurulan hükümde, dava tarihinden sonraki kesintilerin maaşın 1/4'ü ile sınırlı tutulmasına karar verilmiş ise de, açık olarak hangi tutara hükmedildiği
belirtilmeden, bu miktardan fazla kesintilerin iadesine karar verilmiştir. Bu şekilde infazı kabil bulunmayan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, dosya kapsamından, davacının, imzaladığı tüketici kredi sözleşmesinin 11. maddesi ve bu sözleşmelere ek rehin ve temlik maddeleri ile maaş, ikramiye, temettü ve her türlü hak ve alacaklarını önceden davalıya rehnettiği, bankanın da alacağı nedeniyle davacının maaşının tamamı üzerinde bloke işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Davacının, bu blokenin kaldırılması yönündeki talebi, dava tarihinden önceki dönem için, kesintilerin davacının borcu ve taahhütleri nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. İİK'nun 82 ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçerli değildir. Ancak, davalı bankanın, muaccel alacağı nedeniyle, davacının memuriyet maaşına ilişkin hesabına yatırılan maaşın 1/4'ünü haczedebilmesi mümkündür.
Bu durumda, mahkemece, davacının maaşının 1/4'ten fazlasının haczedilemeyeceği belirtilerek, buna göre hesap yapılıp hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle Şubat ve Mart ayı maaşına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040980700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz