Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14543 E. 2011/16891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ infazda tereddüt↗ tescilsiz tasarım↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ infaz↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ sulh↗ taahhütname↗ terkin↗ kötüniyet↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile iltibas oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit
markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını terkin tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve haksız rekabet oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının tescilsiz tasarımlarının da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş. ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı taahhüt ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp cezai şarta hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece her ne kadar davacıların unvanı karar yerinde yanlış yazılmışsa da, yapılan bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına, yine her ne kadar davalı ... isimli şahıs firması, 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün tarafı değilse de, davalı Genmar A.Ş.’nin sattığı dava konusu olan tüm ürünlerin bu davalıya, diğer davalı ... firması tarafından yurt dışından ithalat yoluyla sağlandığının anlaşılmasına, bu durum karşısında mahkemece davalı Intermar Simanto Nahmias firmasının da davacılara karşı, 02.08.2000 tarihli sözleşmenin kapsamı dışındaki tasarım hakkına tecavüz fiillerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, yine mahkemece davalıların sattığı Jump 401 ve Jump 445-a modellerinin, ilk kez davacılarca kullanıldığına davalılar tarafından karşı çıkılmayan tescilsiz tasarımlarla benzer kabul edilmesinde ve davalıların anılan modelleri satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine karar verilmesinde, davalıların sattığı Jump 414 numaralı modelin ise davacıların tasarımlarına benzer olmadığından, bu modele ilişkin davanın reddedilmesinde, ayrıca hükmedilen tazminata tespit tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı Genmar A.Ş. yönünden ise ayrıca 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 15.11.2007 tarih ve 2005/565 Esas - 2007/276 Karar sayılı kararı ile Adidas Solomon AG. şirketine ait 25.03.1985 tarihli ve 084904, 084905, 084929 ve 085025 numaralı iki ve dört şeritli markaların, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde düzenlenen kullanmama nedenine dayanılarak hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayalı hükümsüzlük kararları, geçmişe yönelik sonuç doğurmayıp, anılan KHK’nin 43. maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten sonrası için hüküm ifade edeceğinden, davacı tarafın iki ve dört şeritli markaları, işbu dava tarihi itibariyle koruma altındadır. Dolayısıyla mahkemenin, davalıların anılan markaları kullanmasının, davacıların marka hakkının ihlali niteliğinde olmadığı yönündeki kabulü doğru değildir.
Ayrıca mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı Intermar Simanto Nahmias firmasına ait 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markanın, bu haliyle kullanıldığı takdirde, hükümsüz kılındığı tarihe kadar kullanımının yasaya aykırı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak davalıların, dava tarihinden sonra hükümsüz kılınan bu markayı, uyuşmazlık konusu emtialar üzerinde, tescil olunduğu şekliyle değil, markada yer alan “Jump” ibaresi olmaksızın, üç şerit ve bir noktadan ibaret şekil unsuruyla kullandığı, söz konusu şekle ilişkin olarak da, anılan davalının işbu davanın açılmasından önce yaptığı 11.08.2000 tarih ve 16817 sayılı marka tescil başvurusunun, davacı adına tescilli ve tanınmış üç şeritten oluşan şekil markalarına benzerliğinden dolayı reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının tescilli 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markasının, “Jump” ibaresi olmaksızın sadece şekil olarak kullanılması, davacının tescilli üç şeritli markasıyla iltibas oluşturacağından, davalıların bu kullanımı, KHK’nin 14. maddesine uygun bir kullanım olarak da kabul edilemez. Çünkü 14. maddeye göre, ancak tescilli bir markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanılması, tescilli bir markanın yasal kullanımı olarak kabul edilir. Bu nedenle mahkemenin açıklanan hususlara ilişkin yanılgılı nitelendirmesi de doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin 08.06.2005 tarihli dilekçesinde de açıkladığı üzere, benzerlik iddiasında bulunduğu modeller üç adet olup (Jump 401, 445-a ve 414), davalıların bu model ayakkabıları satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hakkındaki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı birinci bentte açıklanmıştır. Ancak davacılar tarafından model benzerliği iddiasının dışında, davalılar tarafından satıldığı bildirilen diğer ayakkabılarda marka olarak kullanılan logonun, davalının 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” markası değil, “Jump” ibaresi bulunmaksızın sadece şekil markası olduğu, bu durumun da müvekkillerinin marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğu iddia edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacıların hem marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet, hem de 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırılık iddialarının, yukarıda açıklanan şekilde, dava konusu olan her bir ayakkabı modeline göre ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yine mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde, davalının sadece 16816 numaralı markası tescil ve daha sonradan iptal edilmiş olduğu halde, hangi markalardan bahsedildiği de belirtilmeden, “davalı tarafın iptal edilen markaları kullanmasının önlenmesine” karar verilmesi ve miktarı ve dosya numarası belirtilmeden, “tespit giderlerinin davalılardan alınmasına” hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olarak taraf vekillerinin, yine reddedilen (250.000) USD cezai şart bedeli için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğine yönelik olarak da davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/570 E. 2018/8109 K.
Ortak:cezai şart · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını «terkin» tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve «haksız rekabet» oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının «tescilsiz tasarımlarının» da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş. ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı «taahhüt» ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp «cezai şarta» hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak dava, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı Genmar A.Ş. yönünden ise ayrıca 02.08.2000 tarihli «sulh protokolünün» ihlali nedeniyle «cezai şart» bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Bu durumda davalının tescilli 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markasının, “Jump” ibaresi olmaksızın sadece şekil olarak kullanılması, davacının tescilli üç şeritli markasıyla «iltibas» oluşturacağından, davalıların bu kullanımı, KHK’nin 14. maddesine uygun bir kullanım olarak da kabul edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD «cezai şartın» 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ...
A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · dosya masrafı · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD «cezai şartın» 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ...
A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9057 E. 2016/8492 K.
Ortak:sulh protokolü · cezai şart · marka hakkına tecavüz · protokol · sulh · ilan · vekalet ücreti · iltibas
İncelediğiniz kararda2-Ancak dava, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı Genmar A.Ş. yönünden ise ayrıca 02.08.2000 tarihli «sulh protokolünün» ihlali nedeniyle «cezai şart» bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını «terkin» tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve «haksız rekabet» oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının «tescilsiz tasarımlarının» da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş. ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı «taahhüt» ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp «cezai şarta» hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacıların hem «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet», hem de 02.08.2000 tarihli «sulh protokolüne» aykırılık iddialarının, yukarıda açıklanan şekilde, dava konusu olan her bir ayakkabı modeline göre ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir kara …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itiba …
A.Ş. arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ...'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesi öngörülmüştür.
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, «bozma sonrası» verilen ikinci karar ile de «marka hakkına tecavüz» nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · borcun ifası · bozma sonrası karar · vekalet ücreti takdiri · reeskont faizi · taşıyan · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itiba …
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, «bozma sonrası» verilen ikinci karar ile de «marka hakkına tecavüz» nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
… minin sınırlı olarak men'i olarak anlaşılacak olmasına; sözleşmede aksi kararlaştırıldığından 6098 sayılı TBK'nın 179/1. maddesi uyarınca sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» ile birlikte «borcun ifasının» da istenebilecek olmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3937 E. 2020/1189 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını «terkin» tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve «haksız rekabet» oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının «tescilsiz tasarımlarının» da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş. ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı «taahhüt» ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp «cezai şarta» hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davalının tescilli 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markasının, “Jump” ibaresi olmaksızın sadece şekil olarak kullanılması, davacının tescilli üç şeritli markasıyla «iltibas» oluşturacağından, davalıların bu kullanımı, KHK’nin 14. maddesine uygun bir kullanım olarak da kabul edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; davacının tescilli «form» markasının çok önemsiz bir çıkıntı dışında davalı ayakkabısında ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı, davalının ayakkabıda ilaveten kendi JUMP markasını kullanmasının hatta bu markanın da tanınmış olmasının marka «iltibasını» önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu hatta şekil markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği gerekçesiyle, kesinleşen kararlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ilk kararla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara 14/12/2012 «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ıslah · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; davacının tescilli «form» markasının çok önemsiz bir çıkıntı dışında davalı ayakkabısında ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı, davalının ayakkabıda ilaveten kendi JUMP markasını kullanmasının hatta bu markanın da tanınmış olmasının marka «iltibasını» önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu hatta şekil markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği gerekçesiyle, kesinleşen kararlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ilk kararla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlara 14/12/2012 «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
… a benimsenen gerektirici sebeplere, Dairemizin 07.05.2014 tarih 2013/12080e 2014/8714k sayılı ilamının (2) numaralı bendinde açıklandığı üzere davalılarca davacının «ıslah» dilekçesiyle ileri sürdüğü faiz talebine karşı süresinde «zamanaşımı» definde bulunulmakla davacı tarafından ancak 14.12.2012 ıslah tarihinden geriye doğru beş yıllık zamanaşımı süresinde işleyecek faizin istenebilecek olmasına ve bu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14543 E. , 2011/16891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2005/55 - 2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davalılar avukatı.... gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden,temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin spor malzemelerinin üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini ve tescilli ve tanınmış "üç şerit" ve "adidas logo" markalarının sahibi olduğunu, davalıların ise üretip sattığı "Jump" markalı spor ayakkabıları üzerinde, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde iki şerit ve dört şerit işaret markalarının kullanıldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet ve müvekkillerinin marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin tespitini ve önlenmesini, davalı Genmar A.Ş.'nin 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırı davranışları nedeniyle (250.000) USD cezai şart bedelinin temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan tahsilini, (30.000) TL maddi (100.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tüm davalılardan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile iltibas oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit
markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını terkin tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve haksız rekabet oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının tescilsiz tasarımlarının da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş.
ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı taahhüt ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp cezai şarta hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece her ne kadar davacıların unvanı karar yerinde yanlış yazılmışsa da, yapılan bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına, yine her ne kadar davalı ... isimli şahıs firması, 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün tarafı değilse de, davalı Genmar A.Ş.’nin sattığı dava konusu olan tüm ürünlerin bu davalıya, diğer davalı ... firması tarafından yurt dışından ithalat yoluyla sağlandığının anlaşılmasına, bu durum karşısında mahkemece davalı Intermar Simanto Nahmias firmasının da davacılara karşı, 02.08.2000 tarihli sözleşmenin kapsamı dışındaki tasarım hakkına tecavüz fiillerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, yine mahkemece davalıların sattığı Jump 401 ve Jump 445-a modellerinin, ilk kez davacılarca kullanıldığına davalılar tarafından karşı çıkılmayan tescilsiz tasarımlarla benzer kabul edilmesinde ve davalıların anılan modelleri satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine karar verilmesinde, davalıların sattığı Jump 414 numaralı modelin ise davacıların tasarımlarına benzer olmadığından, bu modele ilişkin davanın reddedilmesinde, ayrıca hükmedilen tazminata tespit tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı Genmar A.Ş. yönünden ise ayrıca 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 15.11.2007 tarih ve 2005/565 Esas - 2007/276 Karar sayılı kararı ile Adidas Solomon AG. şirketine ait 25.03.1985 tarihli ve 084904, 084905, 084929 ve 085025 numaralı iki ve dört şeritli markaların, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde düzenlenen kullanmama nedenine dayanılarak hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayalı hükümsüzlük kararları, geçmişe yönelik sonuç doğurmayıp, anılan KHK’nin 43. maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten sonrası için hüküm ifade edeceğinden, davacı tarafın iki ve dört şeritli markaları, işbu dava tarihi itibariyle koruma altındadır. Dolayısıyla mahkemenin, davalıların anılan markaları kullanmasının, davacıların marka hakkının ihlali niteliğinde olmadığı yönündeki kabulü doğru değildir.
Ayrıca mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı Intermar Simanto Nahmias firmasına ait 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markanın, bu haliyle kullanıldığı takdirde, hükümsüz kılındığı tarihe kadar kullanımının yasaya aykırı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak davalıların, dava tarihinden sonra hükümsüz kılınan bu markayı, uyuşmazlık konusu emtialar üzerinde, tescil olunduğu şekliyle değil, markada yer alan “Jump” ibaresi olmaksızın, üç şerit ve bir noktadan ibaret şekil unsuruyla kullandığı, söz konusu şekle ilişkin olarak da, anılan davalının işbu davanın açılmasından önce yaptığı 11.08.2000 tarih ve 16817 sayılı marka tescil başvurusunun, davacı adına tescilli ve tanınmış üç şeritten oluşan şekil markalarına benzerliğinden dolayı reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının tescilli 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markasının, “Jump” ibaresi olmaksızın sadece şekil olarak kullanılması, davacının tescilli üç şeritli markasıyla iltibas oluşturacağından, davalıların bu kullanımı, KHK’nin 14. maddesine uygun bir kullanım olarak da kabul edilemez. Çünkü 14. maddeye göre, ancak tescilli bir markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanılması, tescilli bir markanın yasal kullanımı olarak kabul edilir. Bu nedenle mahkemenin açıklanan hususlara ilişkin yanılgılı nitelendirmesi de doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin 08.06.2005 tarihli dilekçesinde de açıkladığı üzere, benzerlik iddiasında bulunduğu modeller üç adet olup (Jump 401, 445-a ve 414), davalıların bu model ayakkabıları satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hakkındaki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı birinci bentte açıklanmıştır. Ancak davacılar tarafından model benzerliği iddiasının dışında, davalılar tarafından satıldığı bildirilen diğer ayakkabılarda marka olarak kullanılan logonun, davalının 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” markası değil, “Jump” ibaresi bulunmaksızın sadece şekil markası olduğu, bu durumun da müvekkillerinin marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğu iddia edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacıların hem marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet, hem de 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırılık iddialarının, yukarıda açıklanan şekilde, dava konusu olan her bir ayakkabı modeline göre ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yine mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde, davalının sadece 16816 numaralı markası tescil ve daha sonradan iptal edilmiş olduğu halde, hangi markalardan bahsedildiği de belirtilmeden, “davalı tarafın iptal edilen markaları kullanmasının önlenmesine” karar verilmesi ve miktarı ve dosya numarası belirtilmeden, “tespit giderlerinin davalılardan alınmasına” hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olarak taraf vekillerinin, yine reddedilen (250.000) USD cezai şart bedeli için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğine yönelik olarak da davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olarak taraf vekillerinin, reddedilen (250.000) USD cezai şart bedeli için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğine yönelik olarak da davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040807200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz