Kâr kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6909 E. 2011/16935 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan Pinoli, Japone ve Piano adlı pastaları iltibas yaratır biçimde aynı görünüm ve benzer tat ile yapmak suretiyle haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, TTK.nun 57/5 ve 58.maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespit ve menine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin imal ve satışını yaptığı Pinoli, Piano ve Japone isimli pastaların aynı isim, tat ve şekil ile davalı tarafından üretilip satışa sunulduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan pastaları iltibas yaratır biçimde, aynı görünüm ve benzer tat ile yaptığı ve eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş, ancak davacının bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zarar yönünden TTK' nun 58 ve BK'nun 49. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu ispatlanamadığı gerekçesi ile tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemenin, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirmesi isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur. Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği hallerde BK’nun 42. ve 43. maddeleri gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat Isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, haksız rekabetin tespit ve menine karar verildiğine göre davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacının bu yöndeki isteminin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/77 E. 2023/4358 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan Pinoli, Japone ve Piano adlı pastaları «iltibas» yaratır biçimde aynı görünüm ve benzer tat ile yapmak suretiyle «haksız rekabet» yarattığı gerekçesiyle, TTK.nun 57/5 ve 58.maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespit ve menine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmişti …
… ğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan pastaları «iltibas» yaratır biçimde, aynı görünüm ve benzer tat ile yaptığı ve eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilmiş, ancak davacının bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zarar yönünden TTK' nun 58 ve BK'nun 49. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu …
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · yenileme · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmeti hariç diğer ürünler yönünden «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, özellikle itiraza mesnet 2011/91314 sayılı davalı markasıyla başvuru markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu, itiraza mesnet markalar gıda sektöründe tanınmış olsa da bu tanınmışlığın gıda sektörüyle alakası bulunmayan "Ormancılık ürünlerinin perakendeciliği" hizmetleri bakımından tescil engeli teşkil etmeyeceği, davacının önceki tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» iddiasının da doğru olmadığı, zira davacının önceki tarihli 2011/98663 sayılı markasının resen reddedildiği, 122893 sayılı "TAT MARKET" ibareli markanın da süresi içinde «yenilenmediğinden» hükümden düştüğü, 94/013710, 2004/09995, 2010/77031, 2012/67221 sayılı "TAT" ibareli markalarının 29, 30, 31 ve 39. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli ol …
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacının önceki tarihli markalarının başvuru markasından farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, bu nedenle anılan markaların başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rasında gerek işaret gerekse de mal ve hizmet anlamında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin önceki tarihli "TAT" ibareli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1977 yılından bu yana “TAT” ibareli markalarını kullandığını, müvekkilinin “TAT” ibareli markalar üzerinde «kazanılmış hak» sahibi olduğunu, davalı şirketin dava tarihinde davalı Kurum nezdinde 35. sınıfta tescilli “TAT” ibareli markasının bulunmadığını, tarafların markaları arasında ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6909 E. , 2011/16935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2009 tarih ve 2007/634-2009/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın imal ve satışı müvekkili tarafından yapılmakta olan Pinoli, Japone ve Piano isimli pastaları aynı isim, tat ve şekil ile satmaya başladığını, davalının müşterileri yanıltarak haksız kazanç sağladığını ve bu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesini ve 5.000,00 TL maddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından çikolatalı, çilekli gibi genel isimler altında pasta satışı yapıldığını, kendileri tarafından yapılan pastaların gerek isim ve gerekse şekilleri itibariyle davacı ürünleriyle benzeşmediğini, bu nedenle 556 Sayılı KHK hükümlerine aykırılıktan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan Pinoli, Japone ve Piano adlı pastaları iltibas yaratır biçimde aynı görünüm ve benzer tat ile yapmak suretiyle haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, TTK.nun 57/5 ve 58.maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespit ve menine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin imal ve satışını yaptığı Pinoli, Piano ve Japone isimli pastaların aynı isim, tat ve şekil ile davalı tarafından üretilip satışa sunulduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının, davacı tarafa aidiyeti ve özgün ürünler olarak tanınmışlığı saptanan pastaları iltibas yaratır biçimde, aynı görünüm ve benzer tat ile yaptığı ve eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş, ancak davacının bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zarar yönünden TTK' nun 58 ve BK'nun 49. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu ispatlanamadığı gerekçesi ile tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemenin, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirmesi isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur.
Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği hallerde BK’nun 42. ve 43. maddeleri gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat Isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, haksız rekabetin tespit ve menine karar verildiğine göre davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacının bu yöndeki isteminin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040799000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz