6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kâr dağıtmama kararının iptalinde şirketin gerçek mali durumunun araştırılması zorunluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5898 E. 2011/16953 K. · · İlk derece: 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı

Gerekçe özeti

Kâr dağıtmama kararının iptali davasında (TTK 381), kararın kanuna/ana sözleşmeye/iyiniyet kurallarına aykırılığı, şirketin defter ve kayıtları üzerinden gerçek mali durumu (mevcut borçların vade ve miktarı) belirlenerek değerlendirilmelidir; bu araştırma yapılmadan verilen hüküm eksik incelemeye dayanır.

Ele alınan sorunlar

Kâr dağıtmama kararının iptalinde eksik inceleme → kabul

İddia: Davalı, şirketin borçları nedeniyle kârın dağıtılmadığını, şirket istikrarı için dağıtım yapılmaması gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: TTK 381 uyarınca kâr dağıtmama kararının iptali isteminde, kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, şirketin gerçek mali durumu üzerinden değerlendirilmelidir. Mahkeme, davalı borçlarının kâra göre cüz'i olduğu sonucuna bu konuda rapor almadan ve borçların vade tarihleri itibariyle ulaştığı miktarı gözetmeden varamaz; şirketin kayıt ve defterleri de incelenmek suretiyle genel kurul tarihine kadar mevcut borçların ne olduğu belirlenip, şirketin mali portresine göre kâr dağıtmamaya yönelik kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kâr dağıtmama kararının iptalinde şirketin gerçek borç ve mali durumunun defterler üzerinden araştırılması gerektiği yönünden emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtmama genel kurul kararının iptali objektif iyiniyet eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 381

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5898 E.  ,  2011/16953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2009 tarih ve 2007/568-2009/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %24 oranında hisse sahibi olduğunu, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında şirketin kar payı dağıtımı yapmadığını, en son 06.06.2007 tarihli genel kurul 4. gündem maddesi ile müvekkilinin muhalefet şerhi bulunmasına rağmen kar payı dağıtımının reddedildiğini ileri sürerek, genel kurul 4. nolu gündem maddesinin iptalini, kar payının şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ortaklar arasında akdedilen 17.02.2001 tarihli protokol ile davacının borçları şirketçe ödendikten sonra kar payı dağıtımına geçileceğinin kararlaştırıldığını, henüz borçların tamamının ödenmediğini, şirket istikrarı için kar payı dağıtımının yapılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dağıtılmamasına karar verilen geçmiş dönem şirket karlarının toplam tutarı ile protokol uyarınca şirketçe üstlenilen davacıya ait borçların karşılaştırılmasında, şirket karının dağıtılmamasını haklı gösterecek nedenlerin olmadığı, kar payı dağıtım şekline şirket genel kurulunun karar vermesi gerektiği gerekçesiyle iptal davasının kabulüne, tahsil davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK 381. maddesi uyarınca açılan genel kurul kararının iptali davası olup, davacı genel kurulda alınan kar dağıtılmamasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş, davalı ise, şirketin borçları nedeniyle karın dağıtılmadığını savunmuştur. Mahkemece, davalının borçlarının elde edilen kara göre cüz-i bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece bu konuda rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, davanın devamı süresince mahkemece değerlendirilen borçların dışında, başkaca borçların bulunduğu savunulmuştur. Ayrıca, mahkemece davalı şirkete ait borçların vade tarihleri itibariyle ulaştığı miktara göz önüne alınmaksızın cüz-i bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Bu durumda mahkemece davalı şirketin kayıt ve defterleri de incelenmek suretiyle genel kurul tarihine kadar mevcut borçlarının ne olduğunun, şirketin mali portresine göre kar dağıtmamaya yönelik alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040795600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.