Tenkis
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6399 E. 2011/16769 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sorumluluk sigortası↗ işyeri sigortası↗ illiyet bağı↗ rücuen tazminat↗ derdestlik↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu sigortalı işyerindeki hasar ile davalı fabrikasındaki yangın arasında illiyet bağı bulunduğundan hasardan davalının sorumlu olduğu ancak sigortalının hasarın artmaması için gerekli önlemleri almadığından artan hasarda %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.083,89 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 44/1 maddesi “mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir.” hükmünü içermekte olup, yukarıda açıklanan özette de açıklandığı üzere mahkemece tazminat miktarında %25 oranında indirime gidilmiştir.
Oysa; davacı ... tarafından yangın teminatı içerir sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin davacı dışında farklı sigorta şirketleri tarafından müşterek olarak sigortalandığı tarafların beyanlarından anlaşılmakta olup, aynı olaya ilişkin diğer sigorta şirketlerince de davalı aleyhine TTK 1301 maddesi uyarınca rücuen tazminat davaları açıldığı, bunlardan Pendik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nin 2007/109 esas sayılı dosyasının
derdest olduğu ve orada alınan 01.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda sigortalının alabilecek olduğu bir tedbirin bulunmadığı ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Eldeki işbu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı firma zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle %25 oranında müterafik kusurlu bulunmuştur. Bu şekilde aynı olay nedeniyle birbirinden farklı kusur oranları içeren iki farklı bilirkişi raporu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, aynı olay nedeniyle farklı kararlar çıkmasının önlenmesi ve yargı birliğinin sağlanabilmesi amacıyla anılan mahkemece ne şekilde karar verildiğinin de tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle çelişki giderilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16351 E. 2014/16890 K.
Ortak:tenkis · illiyet bağı · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu sigortalı işyerindeki «hasar» ile davalı fabrikasındaki yangın arasında «illiyet bağı» bulunduğundan hasardan davalının sorumlu olduğu ancak sigortalının hasarın artmaması için gerekli önlemleri almadığından artan hasarda %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.083,89 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2)Dava, «işyeri sigorta poliçesi» uyarınca «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa; davacı ... tarafından yangın «teminatı» içerir «sigorta poliçesiyle» sigortalanan işyerinin davacı dışında farklı sigorta şirketleri tarafından müşterek olarak sigortalandığı tarafların beyanlarından anlaşılmakta olup, aynı olaya ilişkin diğer sigorta şirketlerince de davalı aleyhine TTK 1301 maddesi uyarınca «rücuen tazminat» davaları açıldığı, bunlardan Pendik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nin 2007/109 esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve orada alınan 01.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda sigortalının alabilecek olduğu bir tedbirin bulunmadığı ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğ …
Benzer bu kararda2- Dava, İş yeri «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bina maliki olan davalıların ana binanın bağlantı boruları ve atık su kanalındaki her türlü bakım ve gerekli önlemleri almakla yükümlü oldukları, ancak emtiaların «hasara» uğramasında eylemleri nedeniyle sigortalının da aynı oranda sorumluluğunun ve «özen yükümlülüğünün» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yani, bina sahibi, ancak, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Yani, zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müzayaka · mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · özen yükümlülüğü · hakkaniyet · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Yani, bina sahibi, ancak, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» nedeniyle «illiyet bağının» kesildiğini kanıtlar ise «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu «müzayakaya» maruz bıraktığı takdirde hakim, «hakkaniyete» tevfikan zarar ve ziyanı «tenkis» edebilir.” hükümleri nazara alındığında; sigortalının emtiaları yere ya da yere yakın yere istiflemesi nedeniyle tazminat miktarından indirim yapılabilir.
… yeri ve emtialarının zarar gördüğü, davalıların ana binanın bağlantı boruları ve atık su kanalındaki her türlü bakım ve gerekli önlemleri almakla yükümlü oldukları, «hasar» gören emtiaların ancak yere istiflenmesi şeklinde hasar görebileceği, hasar gören emtiaların bu şekilde bırakılmasında sigortalının da aynı oranda sorumluluğunun ve «özen yükümlülüğünün» bulunduğu gerekçesiyle, davalı Ş..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12915 E. 2018/7558 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 49.904,02 TL üzerinden asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 «yasal faizi» ile birlikte devamına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
… rtak ve müdürü olan davalıya müracaat edebilecekken vergi alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği belirli olduğu halde öncelikle şirket aleyhine takipte bulunarak «masrafların» artmasına yol açması nedeniyle artan bu masraflardan davalının sorumlu tutulamayacak olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbiri …
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18779 E. 2015/4506 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaAncak, mahkemece davanın kabul edilmesine ve davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirmesine rağmen davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6399 E. , 2011/16769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2007/280-2009/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince müşterek yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin bitişiğinde bulunan davalı şirketin fabrikasında yangın meydana geldiğini, bu yangındaki duman, klor gazı ve söndürmede kullanılan su nedeniyle sigortalı işyerinde oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumunda davalının bina maliki olarak kusurlu olduğunu ileri sürerek, 9.487,27 Euro’nun 15.01.2007 tarihindeki kur karşılığı faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu sigortalı işyerindeki hasar ile davalı fabrikasındaki yangın arasında illiyet bağı bulunduğundan hasardan davalının sorumlu olduğu ancak sigortalının hasarın artmaması için gerekli önlemleri almadığından artan hasarda %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.083,89 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 44/1 maddesi “mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir.” hükmünü içermekte olup, yukarıda açıklanan özette de açıklandığı üzere mahkemece tazminat miktarında %25 oranında indirime gidilmiştir.
Oysa; davacı ... tarafından yangın teminatı içerir sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin davacı dışında farklı sigorta şirketleri tarafından müşterek olarak sigortalandığı tarafların beyanlarından anlaşılmakta olup, aynı olaya ilişkin diğer sigorta şirketlerince de davalı aleyhine TTK 1301 maddesi uyarınca rücuen tazminat davaları açıldığı, bunlardan Pendik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nin 2007/109 esas sayılı dosyasının
derdest olduğu ve orada alınan 01.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda sigortalının alabilecek olduğu bir tedbirin bulunmadığı ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Eldeki işbu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı firma zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle %25 oranında müterafik kusurlu bulunmuştur. Bu şekilde aynı olay nedeniyle birbirinden farklı kusur oranları içeren iki farklı bilirkişi raporu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, aynı olay nedeniyle farklı kararlar çıkmasının önlenmesi ve yargı birliğinin sağlanabilmesi amacıyla anılan mahkemece ne şekilde karar verildiğinin de tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle çelişki giderilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040781800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz