Tedbirin infazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6881 E. 2024/3114 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedbirin infazı↗ banka teminat mektubu↗ yediemin↗ kısıtlılık↗ ba formu↗ teminat mektubu↗ vekâlet ücreti↗ münhasırlık↗ ihtiyati tedbir↗ iş bölümü↗ infaz↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ dosya masrafı↗ ilan↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/193 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sünnet külotu tasarımı olduğunu, mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı dosyasının 11.04.2018 tarihli kararı ile karşı tarafın Rabır Sünnet Külotu/ Orjinal Medikal markalı sünnet külotunun, 2003/03747 no.lu sünnet külotu tasarımının müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ettiğinin tespit edilip ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararının tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamını talep ettiklerini, davalının üretim ve satış yaptığı sünnet külotu ve kalıpları tasarım haklarının ihlali olduğunu, yargılama sonunda tasarıma tecavüzün durdurulması kararı ile sünnet külotu üretiminde kullanılan kalıplara bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarına bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarının reklam ve tanıtımını içeren katalog ve basılı evraklara bulundukları yerlerde el konularak imhasını, sünnet külotlarının ve üretiminde kullanılan kalıbın ihracatının engellenmesine, tecavüz kararının masrafı davalılardan alınarak ülke çapında ilanını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/94 D.iş tespit giderleri ile tedbir uygulama giderlerinin davalıya yükletilmesini, tespit ve tedbir için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarımı sünnet külotu davalı tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve ayırt edicilik unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasında tamamen eksik incelemeye dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradığını, haksız olarak ikame edilmiş bu dava kapsamında öncelikle müvekkili hakkında verilmiş olan tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasarımlarının davacı ürünleri ile benzer oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya ait 2003/03747 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu davalı ürünlerine bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları koşuluyla kalıpların ihracatının men'ine, masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar 60.000,00 TL teminat mukabilinde, davalıya ait tecavüz oluşturan ürünlerine ve bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak yediemine teslimine, 1 haftalık yasal süre içerisinde nakdi teminat veya aynı miktarda muteber banka teminat mektubu ibraz edildiğinde tedbirin uygulanmasına, 1 hafta içerisinde tedbir infaz edilmediği takdirde kendiliğinde kalkmış sayılmasına, infaz için Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün yetkili ve görevli kılınmasına, infazda bir tasarım bilirkişisinin hazır bulundurulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin rapora karşı itirazları dikkate almadığını, raporun hükme elverişli olmadığını, raporda tasarımcının seçenek özgürlüğü olduğu yönündeki görüşü kabul etmediklerini, ürünün tabi olduğu mevzuat gereği içermek zorunda kaldığı çeşitli özellikler ve ürünün teknik işlevinin getirdiği kısıtlamaların tasarımın seçenek özgürlüğünde dikkate alınacağını, sünnet külodu tasarımlarının teknik işleve konu olan tasarım çeşitleri olduğunu, raporda google arama motorundaki bir takım görsellere yer verilmiş ise de tasarımların çoğunun birbirine benzeyen ürünlerden oluştuğunu, sebebinin ise teknik işlev görme zorunluluğundan kaynaklandığını, seçenek özgürlüğünün dar yorumlanması gerektiğini, kullanan kişinin doğrudan sağlığına etki edecek olması nedeni ile tasarımın geliştirilmesinde yasal standartların dikkate alınması gerektiğini, raporda tasarımların benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının dikkat ve özeni dikkate alındığında davacı tarafın tasarımı ile davalının tasarımı arasında benzerlik olduğu, tasarımdan kaynaklı hakların ihlal edildiği yönünde görüşün yerinde olmadığını, SMK 56 maddesi gereğince tasarımın yenilik ve ayırt ediclik unusurları mevcut olması halinde koruanabileceğini, rapordaki karşılaştırma metodunun SMK 56 md anlamında yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, teknik zorunluluk arz eden unsurların benzerlik karşılaştırmasında göz ardı edilmesi gerektiğini, teknik işlevsel unsurlardaki benzerlikelrin Tüzük 6 ncı madde ve 10 uncu madde yönünden önceki tasarım için hak ihlali yaratmayacağının açık olduğunu, sünnet külodu tasarımının ön kısmındaki koruyucu kapak bölümün bilirkişi itarafından belirlenen elipsoid formda olması ve yukarı bölümündeki dönüş formunu içermesinin teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve bu bölümün elipsoid/damla şeklinde olmasının ürüne yenilik katmayan harcı alem bir özellik olduğunu, yıllardır piyasada herkes tarafından kullanıldığını, tecavüz koşulalrının gerçekleşmediğini, bir tasarımda değişiklie gidilerek meydana getirilen sonraki tasarımın genel görünümü esaslı şekilde öncekinden farklı ise sonraki tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının kabul edileceğini, 6769 sayılı SMK 81 inci maddeye göre somut olayda ayniyet veya genel görünüm yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını, tecavüz ve tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda davacıya ait tasarım ile davalının ürünün bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklar olmadığı, tekstil giyim böümünün benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, kabu bölümünün her ikisinin de benzer olup damla şeklinde yarım elipsoid formda olduğu, her iki tasarımın benzer biçim oran doku ve plastik malzemede olduğu, pansuman bölgesi koruyucu kabuk bölümü üzeri hava deliklerinin her iki tasarımda dik şekilde ürünün merkez dik aksında, tek sıra dizili şekilde olduğu, delik çaplarının benzer oranda olduğu, tasarımların benzer algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğünün olduğu tespit edilmiş olmakla endüstri tasarımcısı bilirkişinin yer aldığı her iki rapor aynı doğrultuda olup Dairemizce de yeterli ve hükme elverişli görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/336 E. 2023/7285 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve «ayırt edicilik» unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı «ihtiyati tedbir» dosyasında tamamen «eksik incelemeye» dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradı …
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bulunan bilirkişi heyetinin hem ... raporu hem de ek raporunun hatalı ve «eksik incelemeler» ve tespitler içerdiğini, bilirkişi raporunda tasarımın bütünsel olarak incelemediğini, seçenek özgürlüğü açısından değerlendirme yapılmadığını, tasarımda farklılık olarak ileri sürülen hususların somutlaştırılmadığını, dava konusu ürünün hitap ettiği alıcı çevresinin sosyal, ekonomik ve eğitim farklılıklarının göz önüne alınarak «ortalama tüketici» olup olmadıklarının değerlendirilmediğini, bu nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · kazanılmış hak · usulden reddi · ortalama tüketici · kesin hüküm
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına 2003/03747 sayı ile «tescilli tasarımın» ... ve ayırt edici özelliklerine haiz olmadığını, davalı adına tescilli "Sünnet Külotu" tasarımının, davalının tescilinden çok daha önceki bir tarihte Amerika Birleşik Devletleri’nde tescile bağlandığını ileri sürerek davalı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tasarımının ... ve ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davacı yanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2008/248 E., 2011/241 K. sayılı dosyasında müvekkilinin 2003/03747 no.lu tasarımının hükümsüzlüğünü talep ettiğini ve mahkemece davanın reddedildiğini, «kesin» hüküm olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2019 tarih, 2018/502 E. ve 2019/201 K. sayılı kararıyla; davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ısında mahkemece davacı tarafça ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ile sunduğu delillerin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1471 E. 2022/5846 K.
Ortak:yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/94 D.iş tespit giderleri ile tedbir uygulama giderlerinin davalıya yükletilmesini, tespit ve tedbir için müvekkili lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini, «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
… tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve «ayırt edicilik» unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı «ihtiyati tedbir» dosyasında tamamen «eksik incelemeye» dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradı …
Benzer bu kararda… lıya ait ürünlerdeki kullanılan tasarımlardan farklı olduğu, dolayısıyla tasarıma tecavüz bulunmadığı, yine faydalı modellerdeki istemler yönünden de davalı tarafın «geçersiz» kılınan faydalı modelindeki buluşun gerek buluş özeti, gerekse istemler yönünden davacı tarafa ait buluş ile farklı olduğu, birleşen dava yönünden davalıya ait faydalı model geçersiz kılınmakla birleşen dava konusuz kalmış olup az önce de belirtildiği üzere davalının faydalı modelindeki buluşun gerek buluşun özeti, gerekse istemler bakımından davacıya ait faydalı model belgesindeki buluştan farklı olduğu, davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, dava tarihi itibariyle davacının birleşen dava yönünden haksız olduğu, buna göre ilk derece mahkemesince birleşen dava yönünden davacı aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacı adına tescilli faydalı model ve endüstriyel tasarım ile davalı kullanımı arasında tescilli hakkın mahiyetine uygun inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı denetime açık biçimde sektör bilirkişisinin de «dahil» olduğu bilirkişi kurulundan rapor alınıp uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak, «eksik inceleme» ile birleşen davaya ilişkin karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen inceleme · mücbir sebep · işlemden kaldırma · davanın konusu · denetime elverişlilik · yenileme · geçersizlik · dahili dava
Benzer bu karardaMedikal adına tescilli faydalı modelin «yenileme» süresinin dolduğu, ücretinin yatırılmayarak yenilenmediği, altı aylık «mücbir sebep» süresinin dolduğu ve yapılan itirazlar mücbir sebep olarak kabul edilmediğinden faydalı modelin 10/04/2014 tarihinden itibaren «geçersiz» kılınarak «işlemden kaldırıldığı», buna göre birleşen davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf etmiştir.
… lıya ait ürünlerdeki kullanılan tasarımlardan farklı olduğu, dolayısıyla tasarıma tecavüz bulunmadığı, yine faydalı modellerdeki istemler yönünden de davalı tarafın «geçersiz» kılınan faydalı modelindeki buluşun gerek buluş özeti, gerekse istemler yönünden davacı tarafa ait buluş ile farklı olduğu, birleşen dava yönünden davalıya ait faydalı model geçersiz kılınmakla birleşen dava konusuz kalmış olup az önce de belirtildiği üzere davalının faydalı modelindeki buluşun gerek buluşun özeti, gerekse istemler bakımından davacıya ait faydalı model belgesindeki buluştan farklı olduğu, davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, dava tarihi itibariyle davacının birleşen dava yönünden haksız olduğu, buna göre ilk derece mahkemesince birleşen dava yönünden davacı aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacı adına tescilli faydalı model ve endüstriyel tasarım ile davalı kullanımı arasında tescilli hakkın mahiyetine uygun inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı denetime açık biçimde sektör bilirkişisinin de «dahil» olduğu bilirkişi kurulundan rapor alınıp uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- İlk derece mahkemesince birleşen davada, «dava konusu» faydalı modelin müddet olduğundan bahisle karar «verilmesine yer olmadığı» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/587 E. 2023/4296 K.
Ortak:ayırt edicilik · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve «ayırt edicilik» unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı «ihtiyati tedbir» dosyasında tamamen «eksik incelemeye» dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradı …
… rlüğü olduğu yönündeki görüşü kabul etmediklerini, ürünün tabi olduğu mevzuat gereği içermek zorunda kaldığı çeşitli özellikler ve ürünün teknik işlevinin getirdiği «kısıtlamaların» tasarımın seçenek özgürlüğünde dikkate alınacağını, sünnet külodu tasarımlarının teknik işleve konu olan tasarım çeşitleri olduğunu, raporda google arama motorundaki bir takım görsellere yer verilmiş ise de tasarımların çoğunun birbirine benzeyen ürünlerden oluştuğunu, «sebebinin» ise teknik işlev görme zorunluluğundan kaynaklandığını, seçenek özgürlüğünün dar yorumlanması gerektiğini, kullanan kişinin doğrudan sağlığına etki edecek olması nedeni ile tasarımın geliştirilmesinde yasal standartların dikkate alınması gerektiğini, raporda tasarımların benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının dikkat ve özeni dikkate alındığında davacı tarafın tasarımı ile davalının tasarımı arasında benzerlik olduğu, tasarımdan kaynaklı hakların ihlal edildiği yönünde görüşün yerinde olmadığını, SMK 56 maddesi gereğince tasarımın yenilik ve ayırt ediclik unusurları mevcut olması halinde koruanabileceğini, rapordaki karşılaştırma metodunun SMK 56 md anlamında yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, teknik zorunluluk arz eden unsurların benzerlik karşılaştırmasında göz ardı edilmesi gerektiğini, teknik işlevsel unsurlardaki benzerlikelrin Tüzük 6 ncı madde ve 10 uncu madde yönünden önceki tasarım için hak ihlali yaratmayacağının açık olduğunu, sünnet külodu tasarımının ön kısmındaki koruyucu kapak «bölümün» bilirkişi itarafından belirlenen elipsoid «formda» olması ve yukarı bölümündeki dönüş formunu içermesinin teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve bu bölümün elipsoid/damla şeklinde olmasının ürüne yenilik katmayan …
Benzer bu karardaŞti unvanlı Babyjem markası ile çeşitli bebek ürünlerini ürettiği ve sektöründe tanınmış saygın firmalarından biri olduğunu, davacının sünnet külotunun yeni bir ürün olmadığını, davacının tescilinden önce başkaları tarafından kamuya sunulduğunu, yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığını, Bakırköy 1.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2015/05386- 2 ve 3 nolu tasarımların 2015/05386-1 nolu tasarım karşısında «mükerrer» tasarım olduklarından hükümsüz kılınması gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürmelerine rağmen gerek bilirkişi raporunda gerek mahkeme kararında kendi içinde mükerrer olup olmadıklarının değerlendirilmediğini, bu sebeple kararın bozulması ve 2015/05386/2 ve 3 nolu tasarımların hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin 2003/03747 nolu tasarımı ile 2015/05386/1,2 ve 3 nolu tasarımlarda kullanılan plastik şeklin birebir aynı olup tasarım bütün olarak değerlendirilse de müvekkili tasarımının, külotlardan farkının sünnet için penise yönelik koruma, havalandırma ve idrar çıkmasını sağlayan deliklere sahip bombeli bir plastik kap ihtiva etmesi olduğunu, davalının tasarımlarındaki plastiğin aynı olmasının başlı başına hükümsüzlük «sebebi» olduğunu, külotunun farklı olmasının veya plastik şekli ip ya da slipin tutmasının tasarım hukukunda önemi bulunmadığını, davalı şirket sahibinin müvekkilinin eski …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · mükerrerlik
Benzer bu kararda… ısmı olduğunu ve tutma yerlerinin algıda değişiklik yaratmadığını, 1, 2 ve 3 nolu çoklu tasarımların birbirinin aynısı olduğunu, 2015/05386-2 ve 3 nolu tasarımların «mükerrer» tasarım oldukları için ayrıca hükümsüz kılınması gerektiğini ve tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ederek, davalı adı …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/30 E. sayılı dosyası ile davacıya ait dava konusu 2003/03747 nolu «tescilli tasarımının» hükümsüzlüğü davası açıldığını, müvekkili tasarımının, davacının hiçbir tescilli tasarımına tecavüz teşkil etmediğini ve bilinçli nihai tüketici tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2015/05386- 2 ve 3 nolu tasarımların 2015/05386-1 nolu tasarım karşısında «mükerrer» tasarım olduklarından hükümsüz kılınması gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürmelerine rağmen gerek bilirkişi raporunda gerek mahkeme kararında kendi içinde mükerrer olup olmadıklarının değerlendirilmediğini, bu sebeple kararın bozulması ve 2015/05386/2 ve 3 nolu tasarımların hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin 2003/03747 nolu tasarımı ile 2015/05386/1,2 ve 3 nolu tasarımlarda kullanılan plastik şeklin birebir aynı olup tasarım bütün olarak değerlendirilse de müvekkili tasarımının, külotlardan farkının sünnet için penise yönelik koruma, havalandırma ve idrar çıkmasını sağlayan deliklere sahip bombeli bir plastik kap ihtiva etmesi olduğunu, davalının tasarımlarındaki plastiğin aynı olmasının başlı başına hükümsüzlük «sebebi» olduğunu, külotunun farklı olmasının veya plastik şekli ip ya da slipin tutmasının tasarım hukukunda önemi bulunmadığını, davalı şirket sahibinin müvekkilinin eski …
… 2 ve 3 numaralı tasarım tescillerinin, başvuru tarihi olan 27.07.2015 tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, «mükerrer» tescil niteliği taşımadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1629 E. 2024/625 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/94 D.iş tespit giderleri ile tedbir uygulama giderlerinin davalıya yükletilmesini, tespit ve tedbir için müvekkili lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini, «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 no.lu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, «ilk derece kararının kaldırılmasına», asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, davalının 2003/02811 tescil no.lu faydalı model …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · davanın konusu · kazanılmış hak · ilk derece kararının kaldırılması · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 no.lu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, «ilk derece kararının kaldırılmasına», asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, davalının 2003/02811 tescil no.lu faydalı model …
… n düzenleme ile davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması dikkate alındığında; asıl dava yönünden davanın konusuz kaldığı, mahkemece asıl davada; «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde yasaya ve dosya kapsamı delillere aykırılık bulunmadığı, birleşen davada; davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasının talep ed …
… eçerliliğini yitirdiği, yine davacıya ait 2003/02811 no.lu faydalı modelin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kayıtlarına göre hükümden düştüğü dolayısıyla «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… msüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine, birleşen davada, davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulması istemlerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6881 E. , 2024/3114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1407 Esas, 2022/1561 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/193 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sünnet külotu tasarımı olduğunu, mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı dosyasının 11.04.2018 tarihli kararı ile karşı tarafın Rabır Sünnet Külotu/ Orjinal Medikal markalı sünnet külotunun, 2003/03747 no.lu sünnet külotu tasarımının müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ettiğinin tespit edilip ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararının tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamını talep ettiklerini, davalının üretim ve satış yaptığı sünnet külotu ve kalıpları tasarım haklarının ihlali olduğunu, yargılama sonunda tasarıma tecavüzün durdurulması kararı ile sünnet külotu üretiminde kullanılan kalıplara bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarına bulundukları yerlerde el konularak imha edilmesini, sünnet külotlarının reklam ve tanıtımını içeren katalog ve basılı evraklara bulundukları yerlerde el konularak imhasını, sünnet külotlarının ve üretiminde kullanılan kalıbın ihracatının engellenmesine, tecavüz kararının masrafı davalılardan alınarak ülke çapında ilanını, Bakırköy 1.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/94 D.iş tespit giderleri ile tedbir uygulama giderlerinin davalıya yükletilmesini, tespit ve tedbir için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarımı sünnet külotu davalı tarafın ürünü ile benzerlik göstermiyor olmasına rağmen haksız olarak huzurda açılan dava ile muhatap olduğunu, ürünlerin karşılaştırılması bilgilenmiş kullanıcı ve ayırt edicilik unsurları bakımından alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelendiği takdirde de açıkça görülebilecek ve esasen davacı tarafın ürünü ile müvekkiline ait ürünün tasarım açısından farklı olduklarının net bir şekilde ortaya çıkacağını, bu itibarla arz ettikleri nedenler muvacehesinde tasarım geliştirmede özgürlük derecesi de dikkate alındığında, müvekkiline ait ürün ile davacının ürünü benzer olmadığından müvekkilinin hem bilirkişi raporuna hem de tedbire kanuni süresi içinde itiraz ettiğini ve henüz bu itirazlar hakkında bir karar verilmediğini mahkememizin 2018/94 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasında tamamen eksik incelemeye dayanan ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bir bilirkişi raporu kapsamında haksız olarak işbu dava ile muhatap olmuş ve verilen tedbir kararı ile zarara uğradığını, haksız olarak ikame edilmiş bu dava kapsamında öncelikle müvekkili hakkında verilmiş olan tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasarımlarının davacı ürünleri ile benzer oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya ait 2003/03747 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu davalı ürünlerine bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları koşuluyla kalıpların ihracatının men'ine, masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar 60.000,00 TL teminat mukabilinde, davalıya ait tecavüz oluşturan ürünlerine ve bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren katalog ve basılı evraklara münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan kalıplara el konularak yediemine teslimine, 1 haftalık yasal süre içerisinde nakdi teminat veya aynı miktarda muteber banka teminat mektubu ibraz edildiğinde tedbirin uygulanmasına, 1 hafta içerisinde tedbir infaz edilmediği takdirde kendiliğinde kalkmış sayılmasına, infaz için Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün yetkili ve görevli kılınmasına, infazda bir tasarım bilirkişisinin hazır bulundurulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin rapora karşı itirazları dikkate almadığını, raporun hükme elverişli olmadığını, raporda tasarımcının seçenek özgürlüğü olduğu yönündeki görüşü kabul etmediklerini, ürünün tabi olduğu mevzuat gereği içermek zorunda kaldığı çeşitli özellikler ve ürünün teknik işlevinin getirdiği kısıtlamaların tasarımın seçenek özgürlüğünde dikkate alınacağını, sünnet külodu tasarımlarının teknik işleve konu olan tasarım çeşitleri olduğunu, raporda google arama motorundaki bir takım görsellere yer verilmiş ise de tasarımların çoğunun birbirine benzeyen ürünlerden oluştuğunu, sebebinin ise teknik işlev görme zorunluluğundan kaynaklandığını, seçenek özgürlüğünün dar yorumlanması gerektiğini, kullanan kişinin doğrudan sağlığına etki edecek olması nedeni ile tasarımın geliştirilmesinde yasal standartların dikkate alınması gerektiğini, raporda tasarımların benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının dikkat ve özeni dikkate alındığında davacı tarafın tasarımı ile davalının tasarımı arasında benzerlik olduğu, tasarımdan kaynaklı hakların ihlal edildiği yönünde görüşün yerinde olmadığını, SMK 56 maddesi gereğince tasarımın yenilik ve ayırt ediclik unusurları mevcut olması halinde koruanabileceğini, rapordaki karşılaştırma metodunun SMK 56 md anlamında yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, teknik zorunluluk arz eden unsurların benzerlik karşılaştırmasında göz ardı edilmesi gerektiğini, teknik işlevsel unsurlardaki benzerlikelrin Tüzük 6 ncı madde ve 10 uncu madde yönünden önceki tasarım için hak ihlali yaratmayacağının açık olduğunu, sünnet külodu tasarımının ön kısmındaki koruyucu kapak bölümün bilirkişi itarafından belirlenen elipsoid formda olması ve yukarı bölümündeki dönüş formunu içermesinin teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve bu bölümün elipsoid/damla şeklinde olmasının ürüne yenilik katmayan harcı alem bir özellik olduğunu, yıllardır piyasada herkes tarafından kullanıldığını, tecavüz koşulalrının gerçekleşmediğini, bir tasarımda değişiklie gidilerek meydana getirilen sonraki tasarımın genel görünümü esaslı şekilde öncekinden farklı ise sonraki tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarının kabul edileceğini, 6769 sayılı SMK 81 inci maddeye göre somut olayda ayniyet veya genel görünüm yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını, tecavüz ve tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda davacıya ait tasarım ile davalının ürünün bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklar olmadığı, tekstil giyim böümünün benzer/aynı biçim oran, doku, malzeme ve yerleşimde olduğu, kabu bölümünün her ikisinin de benzer olup damla şeklinde yarım elipsoid formda olduğu, her iki tasarımın benzer biçim oran doku ve plastik malzemede olduğu, pansuman bölgesi koruyucu kabuk bölümü üzeri hava deliklerinin her iki tasarımda dik şekilde ürünün merkez dik aksında, tek sıra dizili şekilde olduğu, delik çaplarının benzer oranda olduğu, tasarımların benzer algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğünün olduğu tespit edilmiş olmakla endüstri tasarımcısı bilirkişinin yer aldığı her iki rapor aynı doğrultuda olup Dairemizce de yeterli ve hükme elverişli görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040712100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz