6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6672 E. 2011/16821 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 394 pay sahipliği sermaye artırımı olağanüstü genel kurul dürüstlük kuralı anonim şirket kâr dağıtımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 381TTK 394

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, 17/12/2008 tarihli sermaye arttırımında şirketin geçmiş yıllardan birikmiş olan 1.736.516,04 TL tutarındaki karının kısmen dahi olsa kullanılmasına gerek duyulmaksızın, tamamen dış kaynaklardan karşılanmak suretiyle sermaye arttırımı yapılmasının tercih edilmesi neticesinde, davacının sermaye arttırımına katılması için TTK'nun 394. maddesi hükmü uyarınca rüchan hakkını kullanarak, arttırılan sermaye içinde şirketteki pay oranına tekabül eden 73.900,00 TL miktarında nakdi ödeme yapması gerekeceği ve davacının bu ödemeyi yapmaması durumunda da şirketteki %5'lik pay

oranının %2.8'e düşeceği, davalı şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından şirketin 1.736.516,04 TL tutarındaki geçmiş yıllardan birikmiş karlarını kullanarak sermaye ihtiyacını iç kaynaklardan karşılamak ya da en azından dış kaynaklardan sermaye arttırımı ile eş zamanlı olarak bu kârı kısmen veya tamamen pay sahiplerine dağıtmak suretiyle, pay sahiplerinin rüchan haklarını kullanarak nakdi sermaye attırımına katılmalarını kolaylaştırmak olanakları mevcut olduğu halde, şirketin birikmiş karını herhangi bir şekilde kullanmaksızın tamamen nakten ödenmek üzere sermaye arttırım kararı alınmış olması ve böylece davacı azlık pay sahibini şirketteki pay oranını muhafaza etmek için nakdi sermaye ödemesi yapmak külfetine sokmuş olmasının "hakların en az zarar verecek tarzda kullanılması" ilkesi ile bağdaşmadığı ve sermaye attırım kararının TTK'nun 381. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17/12/2008 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan sermaye arttırım kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı anonim şirket olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sermaye artırımına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili, cevap layihasında ve yargılama sırasında, şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olduğunu savunduğuna göre mahkemece, şirketin düzenli kâr dağıtımını temin maksadını gerçekleştirebilmek için gerçekten de sermaye arttırımına ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunda iktisat/ekonomi alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 394 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4184 E. 2012/7313 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6672 E.  ,  2011/16821 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2009 tarih ve 2009/41 - 2009/565 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5 hisse oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin %5 olan hisse oranını çok küçük miktarlara düşürmek amacıyla şirketin 2.000.000,00 TL olan sermayesinin yaklaşık olarak %75 oranında abartılı bir artış ile 1.478.000,00 TL arttırılarak 3.478.000,00 TL'ye çıkartma kararı aldığını, yönetim kurulunun bu teklifi 17/12/2008 tarihli genel kuruldan oylandığını ve müvekkilinin muhalefet oyuna ve muhalefet şerhine rağmen kabul edildiğini, davalı şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olmadığını ileri sürerek sermaye arttırımına ilişkin 17/12/2008 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin davacının katılımı ile 14/04/2003 tarihinde 2.000.000,00 TL esas sermaye ile diyaliz kliniği işletmek ve bu konuda faaliyet gösteren işletmelere ortak olmak amacıyla kurulduğunu, davalının iştiraklerinin bulunduğunu, davalı şirket ve iştiraklerinin zarar ettiğini, davalı şirketin sermayesinin kendi sermaye ihtiyacı için belirlenen 674.000,00 TL ile iştiraklerinin sermaye artışı için gerekli olan 804.000,00 TL olmak üzere toplam 1.478.000,00 TL arttırıldığını, söz konusu nakit ihtiyacını geçmiş dönem karlarından karşılanmasının mümkün olmadığını, sermaye attırım kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, 17/12/2008 tarihli sermaye arttırımında şirketin geçmiş yıllardan birikmiş olan 1.736.516,04 TL tutarındaki karının kısmen dahi olsa kullanılmasına gerek duyulmaksızın, tamamen dış kaynaklardan karşılanmak suretiyle sermaye arttırımı yapılmasının tercih edilmesi neticesinde, davacının sermaye arttırımına katılması için TTK'nun 394. maddesi hükmü uyarınca rüchan hakkını kullanarak, arttırılan sermaye içinde şirketteki pay oranına tekabül eden 73.900,00 TL miktarında nakdi ödeme yapması gerekeceği ve davacının bu ödemeyi yapmaması durumunda da şirketteki %5'lik pay

oranının %2.8'e düşeceği, davalı şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından şirketin 1.736.516,04 TL tutarındaki geçmiş yıllardan birikmiş karlarını kullanarak sermaye ihtiyacını iç kaynaklardan karşılamak ya da en azından dış kaynaklardan sermaye arttırımı ile eş zamanlı olarak bu kârı kısmen veya tamamen pay sahiplerine dağıtmak suretiyle, pay sahiplerinin rüchan haklarını kullanarak nakdi sermaye attırımına katılmalarını kolaylaştırmak olanakları mevcut olduğu halde, şirketin birikmiş karını herhangi bir şekilde kullanmaksızın tamamen nakten ödenmek üzere sermaye arttırım kararı alınmış olması ve böylece davacı azlık pay sahibini şirketteki pay oranını muhafaza etmek için nakdi sermaye ödemesi yapmak külfetine sokmuş olmasının "hakların en az zarar verecek tarzda kullanılması" ilkesi ile bağdaşmadığı ve sermaye attırım kararının TTK'nun 381.

maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17/12/2008 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan sermaye arttırım kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı anonim şirket olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sermaye artırımına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili, cevap layihasında ve yargılama sırasında, şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olduğunu savunduğuna göre mahkemece, şirketin düzenli kâr dağıtımını temin maksadını gerçekleştirebilmek için gerçekten de sermaye arttırımına ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunda iktisat/ekonomi alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040709200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.