6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4833 E. 2011/16676 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi ticari temerrüt faizi ticari dava niteliği temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının vadeli hesabındaki paraya 01.10.2002 tarihine kadar vadeli mevduat faizinin uygulanması gerektiği, bu tarihe kadar davacının anapara ve faiz alacağının 125.351,50 TL olduğu, bu tarihten dava tarihine kadar vadesiz mevduat faizinin ise 7995,75 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme düşüldüğünde davacı alacağının 97.912,49 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 97.912,49 TL’nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık vadesiz hesaba uyguladığı faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, mevduat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı alacağına yazılı şekilde faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin, bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve ticari nitelikteki bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden istenebilecek ticari temerrüt faiz oranının, TCMB. nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı olması nedeniyle buna göre faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davalı banka yönünden ise, 5411 sayılı Yasa’nın 140. maddesine göre davalının harçtan muaf olduğu gözetilmeden, karar ve ilam harcından sorumlu tutulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4607 E. 2012/6638 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4833 E.  ,  2011/16676 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2007/313-2009/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın birleştiği Esbank AŞ. Eskişehir Şubesinde müvekkilinin vadeli hesabının bulunduğunu, bu hesaptaki paranın talimatı olmadığı halde davalı tarafından vadesiz hesaba dönüştürüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin faiz gelirinden mahrum kaldığını, hesaptaki paraya dava tarihine kadar vadeli mevduat faizinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 307.946,33 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hesabının olduğu bankanın önce Etibank AŞ. ile daha sonra Toprakbank AŞ. ile birleştirildiğini, daha sonra bu bankanın da Bayındırbank AŞ. ile devren birleştirildiğini, vadeli hesaplardaki paranın 01.10.2002 itibariyle hesap sahiplerinin başvurmaması halinde vadesiz hesaba dönüştürüleceğinin ilan edildiğini, davacının bankaya müracaat etmemesi nedeniyle vadeli hesabın vadesiz hesaba dönüştürüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının vadeli hesabındaki paraya 01.10.2002 tarihine kadar vadeli mevduat faizinin uygulanması gerektiği, bu tarihe kadar davacının anapara ve faiz alacağının 125.351,50 TL olduğu, bu tarihten dava tarihine kadar vadesiz mevduat faizinin ise 7995,75 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme düşüldüğünde davacı alacağının 97.912,49 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 97.912,49 TL’nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık vadesiz hesaba uyguladığı faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, mevduat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı alacağına yazılı şekilde faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin, bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve ticari nitelikteki bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden istenebilecek ticari temerrüt faiz oranının, TCMB. nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı olması nedeniyle buna göre faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davalı banka yönünden ise, 5411 sayılı Yasa’nın 140. maddesine göre davalının harçtan muaf olduğu gözetilmeden, karar ve ilam harcından sorumlu tutulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040532200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.