6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3486 E. 2011/16674 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı iyiniyet kuralı genel kurul kararının iptali ibra iyiniyet anonim şirket yönetim kurulu kararı eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf, davalı şirketin yapmış olduğu 13.08.2007 tarihli genel kurulda, 3 yıldır ibra edilmeyen yöneticiler tarafından hazırlanan bilançonun gerçeği yansıtmadığını, şirketin gelir ve giderlerinin usulünce denetlenmediğini ileri sürerek, bilançonun kabulüne, denetçinin ibrasına, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ve hazinenin hissedarı olduğu taşınmazın satın alınmasına ilişkin kararların iptalini talep etmiş, mahkemece, davacı iddialarının incelenmesi için iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış ise de, her iki bilirkişi raporunda da davacının iddialarının yeterince incelenmediği, bilançonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının şirketin tüm defter ve kayıtları incelenerek açıklığa kavuşturulmadığı anlaşıldığı gibi, ilk bilirkişi raporundan tamamen farklı görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, mahkemece yapılması gereken, davacının iddiaları ve bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazları göz önüne alınarak, şirket muhasebesi, vergi ve şirketler hukuku uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden TTK.nun 457 vd. maddelerinde düzenlenen bilanço ilkeleri ışığında davalı şirketin defter ve kayıtları incelenerek genel kurulda kabul edilen bilançonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, denetçi raporunun yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6936 E. 2012/13747 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Özel denetçi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3486 E.  ,  2011/16674 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2007/477-2009/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından olduğunu, 13.08.2007 tarihinde yapılan genel kurulda, denetçinin ibrası, bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesi ve şirkete arsa alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek, anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf, davalı şirketin yapmış olduğu 13.08.2007 tarihli genel kurulda, 3 yıldır ibra edilmeyen yöneticiler tarafından hazırlanan bilançonun gerçeği yansıtmadığını, şirketin gelir ve giderlerinin usulünce denetlenmediğini ileri sürerek, bilançonun kabulüne, denetçinin ibrasına, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ve hazinenin hissedarı olduğu taşınmazın satın alınmasına ilişkin kararların iptalini talep etmiş, mahkemece, davacı iddialarının incelenmesi için iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış ise de, her iki bilirkişi raporunda da davacının iddialarının yeterince incelenmediği, bilançonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının şirketin tüm defter ve kayıtları incelenerek açıklığa kavuşturulmadığı anlaşıldığı gibi, ilk bilirkişi raporundan tamamen farklı görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, mahkemece yapılması gereken, davacının iddiaları ve bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazları göz önüne alınarak, şirket muhasebesi, vergi ve şirketler hukuku uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden TTK.nun 457 vd. maddelerinde düzenlenen bilanço ilkeleri ışığında davalı şirketin defter ve kayıtları incelenerek genel kurulda kabul edilen bilançonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, denetçi raporunun yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040529100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.