Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/599 E. 2013/1607 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sahip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya teslim ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair karine olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir masrafa ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 5846 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesinde sayılan mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip mimari projeden ayrı olarak korunabilmesi için söz konusu konutun aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu konutun estetik niteliğe sahip bu nedenle FSEK 4/3. maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmişse de, genel ve soyut açıklamalar içeren bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Öte yandan, davacının meydana getirdiği "mimari proje" üzerinde FSEK 2/3. maddesi uyarınca eser sahipliği mevcut olmakla birlikte; davalının maliki olduğu konutta yaptığı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiilen gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu eylemin de davacının "mimari proje" üzerindeki eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına bir tecavüz oluşturduğunun kabulüde mümkün değildir.
Bu durumda, dava konusu konutun bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasın gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… sanat eseri olduğunun kabulü ile her bir binanın çatısında yapılan değişiklik nedeniyle 1.500,00'er TL telif ücreti takdiri suretiyle toplam 45.000,00TL tutarındaki «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8991 E. 2012/14712 K.
Ortak:Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8975 E. 2012/14596 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… hip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya «teslim» ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair «karine» olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir «masrafa» ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 6. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de kısmen benimsenen 19.11.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8977 E. 2012/14854 K.
Ortak:Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2-Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/599 E. , 2013/1607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.01.2011 tarih ve 2009/117-2011/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait olan 20/1 pafta, 75/10 ada, 10 numaralı parselde bulunan ... İlçesi ... Mahallesi Köy Civarı Mevkili arsadaki konutun mimarı olduğunu, müvekkili tarafından çizilmiş mimari projesine uygun olarak inşaatın tamamlanması üzerine yapı kullanma izin belgelerinin alındığını ve eser sahibi müvekkilinin izni ve onayı alınmaksızın eserde birtakım değişiklikler, yenilikler ve ilaveler yapıldığını, bu değişikliklerin tespiti için ... Asliye Hukuk Mah. 2009/62 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırdıklarını, bu değişikliklerin teknik ihtiyaçtan kaynaklanmadığı tespit edildiğini ve Belediye' ye şikayette bulunduklarını, yapılan değişikliklerin müvekkilinin eserinin bütünlüğünü ve hususiyetini bozduğunu, ticari itibarını zedelediğini, ileri sürerek 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, mimari eserin eski hale iadesine ve dava konusu taşınmazda inşaatın durdurulması yolunda ihtiyati tedbire kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının söz konusu inşaatın hem mimarı hem de müteahhidi olduğunu, anahtar teslimi olarak aldığı inşaatı bitirmeyerek 2009 Temmuz'da yarım bırakarak gittiğini, müvekkilinin davacının bıraktığı yerden inşaatı tamamlamaya başladığını, davacının gönderdiği ihtar ile alacak talebinde bulunduğunu, ancak müvekkilinin borca itiraz ettiğini, tespit talebinde bulunmaları sonucu dvacının inşaaatı yarım bıraktığı durum itibariyle birçok noktada kendi çizdiği projeye uygun olmayan işler yaptığının tespit edildiğini, taraflar arasında ödeme ile ilgili sorun çıkınca davacı müteahhit projeye aykırı işler yapıldığını ileri sürebildiğini, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sahip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya teslim ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair karine olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir masrafa ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 5846 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesinde sayılan mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip mimari projeden ayrı olarak korunabilmesi için söz konusu konutun aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu konutun estetik niteliğe sahip bu nedenle FSEK 4/3. maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmişse de, genel ve soyut açıklamalar içeren bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Öte yandan, davacının meydana getirdiği "mimari proje" üzerinde FSEK 2/3. maddesi uyarınca eser sahipliği mevcut olmakla birlikte; davalının maliki olduğu konutta yaptığı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiilen gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu eylemin de davacının "mimari proje" üzerindeki eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına bir tecavüz oluşturduğunun kabulüde mümkün değildir.
Bu durumda, dava konusu konutun bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasın gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/257095700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz