6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/599 E. 2013/1607 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine dosya masrafı yasal faiz eksik inceleme teslim

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 2FSEK 3FSEK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sahip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya teslim ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair karine olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir masrafa ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- 5846 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesinde sayılan mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip mimari projeden ayrı olarak korunabilmesi için söz konusu konutun aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu konutun estetik niteliğe sahip bu nedenle FSEK 4/3. maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmişse de, genel ve soyut açıklamalar içeren bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Öte yandan, davacının meydana getirdiği "mimari proje" üzerinde FSEK 2/3. maddesi uyarınca eser sahipliği mevcut olmakla birlikte; davalının maliki olduğu konutta yaptığı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiilen gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu eylemin de davacının "mimari proje" üzerindeki eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına bir tecavüz oluşturduğunun kabulüde mümkün değildir.

Bu durumda, dava konusu konutun bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasın gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8991 E. 2012/14712 K.

    Ortak:Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8975 E. 2012/14596 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8977 E. 2012/14854 K.

    Ortak:Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/599 E.  ,  2013/1607 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.01.2011 tarih ve 2009/117-2011/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait olan 20/1 pafta, 75/10 ada, 10 numaralı parselde bulunan ... İlçesi ... Mahallesi Köy Civarı Mevkili arsadaki konutun mimarı olduğunu, müvekkili tarafından çizilmiş mimari projesine uygun olarak inşaatın tamamlanması üzerine yapı kullanma izin belgelerinin alındığını ve eser sahibi müvekkilinin izni ve onayı alınmaksızın eserde birtakım değişiklikler, yenilikler ve ilaveler yapıldığını, bu değişikliklerin tespiti için ... Asliye Hukuk Mah. 2009/62 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırdıklarını, bu değişikliklerin teknik ihtiyaçtan kaynaklanmadığı tespit edildiğini ve Belediye' ye şikayette bulunduklarını, yapılan değişikliklerin müvekkilinin eserinin bütünlüğünü ve hususiyetini bozduğunu, ticari itibarını zedelediğini, ileri sürerek 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, mimari eserin eski hale iadesine ve dava konusu taşınmazda inşaatın durdurulması yolunda ihtiyati tedbire kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının söz konusu inşaatın hem mimarı hem de müteahhidi olduğunu, anahtar teslimi olarak aldığı inşaatı bitirmeyerek 2009 Temmuz'da yarım bırakarak gittiğini, müvekkilinin davacının bıraktığı yerden inşaatı tamamlamaya başladığını, davacının gönderdiği ihtar ile alacak talebinde bulunduğunu, ancak müvekkilinin borca itiraz ettiğini, tespit talebinde bulunmaları sonucu dvacının inşaaatı yarım bıraktığı durum itibariyle birçok noktada kendi çizdiği projeye uygun olmayan işler yaptığının tespit edildiğini, taraflar arasında ödeme ile ilgili sorun çıkınca davacı müteahhit projeye aykırı işler yapıldığını ileri sürebildiğini, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının sahip olduğu villa tipi evin FSEK kapsamında korunması gereken bir mimari eser olduğu, davacının, proje uyarınca sözleştiği üzere mimari eseri tamamladığı ve davalıya teslim ettiği, bu durumun mali hak bakımından sorun olmadığına dair karine olduğu, davalı yaptığı eklemeler ve değişikliklerle davacının mimari eserinin bütünlüğünü bozduğu, değişikliklerin eski hale iadesinin esaslı bir masrafa ve sıkıntıya yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, 6.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, mimari eserin eski hale iadesine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- 5846 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesinde sayılan mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip mimari projeden ayrı olarak korunabilmesi için söz konusu konutun aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu konutun estetik niteliğe sahip bu nedenle FSEK 4/3. maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmişse de, genel ve soyut açıklamalar içeren bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Öte yandan, davacının meydana getirdiği "mimari proje" üzerinde FSEK 2/3. maddesi uyarınca eser sahipliği mevcut olmakla birlikte; davalının maliki olduğu konutta yaptığı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiilen gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu eylemin de davacının "mimari proje" üzerindeki eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına bir tecavüz oluşturduğunun kabulüde mümkün değildir.

Bu durumda, dava konusu konutun bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü isabetli görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasın gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/257095700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.