6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2197 E. 2013/18647 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Zamanaşımı
3 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel ilişki kambiyo senedi sebepsiz zenginleşme bono haciz zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 66 · TTK — TTK 661

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bononun 20.12.2001 vadeli olup 14.11.2006 tarihinde takibe konulduğu, TTK'nun 661. maddesinde belirlenen 3 yıllık zamanaşımı süresinin 20.12.2004 yılında ve BK 66. maddesindeki 1 yıllık sebepsiz zenginleşme süresinin ise 20.12.2005 yılı itibarı ile dolduğu, bu durumda takibin zamanaşımı süresinde yapılmadığı ve buna bağlı olarak açılan itirazın iptali davasının da süresinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından bonoya dayalı olarak ancak genel haciz yolu ile yapılan takibe karşı davalı tarafından itirazda bulunulması sonucu açılan işbu davada davacı, kambiyo senedi vasfında olan bonoya dayalı olarak alacak talebinde bulunmamış, davalı ile arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu iddia etmiş ve takibin de genel haciz yolu ile yapıldığını belirtmiştir. Bu durumda davacı davasını salt senede dayandırmayıp, temel ilişkiye dayandırmış olması nedeniyle mahkemece öncelikle taraflar arasındaki temel ilişkinin niteliğinin belirlenmesi, belirlenen temel ilişkiye göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin tespit edilerek sonucuna göre davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi, zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılırsa bu kez yargılamaya devam olunarak davacının temel ilişkiyi ve alacak iddiasını kanıtlamak suretiyle istemde bulunabileceği nazara alınarak, bu hususlar üzerinde durulması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı temel ilişki üzerinde durulmadan yazılı şekilde bononun zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2197 E.  ,  2013/18647 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2007/872-2011/457 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete 2001 tarihinde ortak olduğunu ve bu ortaklık için 170.000 ABD Doları getirmeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüdün karşılığı davalıdan 20.12.2001 vadeli, 25.10.2001 tanzim tarihli ve 170.000 ABD Dolar bedelli senet alındığını, müvekkilinin bu senet bedelini ödemesi için davalı ile çeşitli defalar görüşmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini ve aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı haksız olarak itirazda bulunduğunu, davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığını, söz konusu senede dayalı olarak kambiyo senedine ilişkin takip yapılmayıp, genel haciz yolu ile takip yapıldığını, senetteki alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, icra takibinin dayanağı olan senedin takip tarihinde zamanaşımına uğramış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bononun 20.12.2001 vadeli olup 14.11.2006 tarihinde takibe konulduğu, TTK'nun 661. maddesinde belirlenen 3 yıllık zamanaşımı süresinin 20.12.2004 yılında ve BK 66. maddesindeki 1 yıllık sebepsiz zenginleşme süresinin ise 20.12.2005 yılı itibarı ile dolduğu, bu durumda takibin zamanaşımı süresinde yapılmadığı ve buna bağlı olarak açılan itirazın iptali davasının da süresinde olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından bonoya dayalı olarak ancak genel haciz yolu ile yapılan takibe karşı davalı tarafından itirazda bulunulması sonucu açılan işbu davada davacı, kambiyo senedi vasfında olan bonoya dayalı olarak alacak talebinde bulunmamış, davalı ile arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak bonoda yazılı miktarda alacaklı olduğunu iddia etmiş ve takibin de genel haciz yolu ile yapıldığını belirtmiştir. Bu durumda davacı davasını salt senede dayandırmayıp, temel ilişkiye dayandırmış olması nedeniyle mahkemece öncelikle taraflar arasındaki temel ilişkinin niteliğinin belirlenmesi, belirlenen temel ilişkiye göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin tespit edilerek sonucuna göre davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi, zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılırsa bu kez yargılamaya devam olunarak davacının temel ilişkiyi ve alacak iddiasını kanıtlamak suretiyle istemde bulunabileceği nazara alınarak, bu hususlar üzerinde durulması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının dayandığı temel ilişki üzerinde durulmadan yazılı şekilde bononun zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039960900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.