Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1686 E. 2024/3037 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı hakem kararı↗ usulüne uygun tebligat↗ tahkim şartı↗ adil yargılanma hakkı↗ tanıma ve tenfiz↗ bozma sonrası karar↗ savunma hakkı↗ tanıma↗ kamu düzenine aykırılık↗ ticari işletme↗ tahkim↗ hakem kararı↗ kesin süre↗ iş bölümü↗ oy yasağı↗ kamu düzeni↗ temlik↗ tenfiz↗ tebligat↗ iflas↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ... ve ... vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6371 E. 2023/5889 K.
Ortak:tenfiz · görev/görevsizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9002 E. 2014/11502 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «yetkisizlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · ön inceleme duruşması · yetki itirazı · usulden reddi · yetki
Benzer bu karardaAncak, HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca «yetki itirazı» «ilk itirazlardan» olup, HMK'nın 127/1. maddesi uyarınca dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapılması gerekir.
Somut olayda dava dilekçesi davalı vekiline 15/04/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesini 30/04/2013 tarihinde mahkemeye sunmuş, «yetki itirazını» ise 05.09.2013 tarihli ön «inceleme duruşmasında» ileri sürmüştür.
Bu itibarla, mahkemece süresi içerisinde yapılmayan «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmesi gerekirken, davalının yetki itirazı kabul edilerek hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 5. maddesi ile yönetim anlaşmasının 12. maddesinde sözleşmenin tüm açılardan Hollanda yasalarına tabi olacağı ve onlar çerçevesinde yorumlanacağı, ayrıca yetkili mahkemenin Hollanda Amsterdam olarak belirlendiği, Türk Mahkemeleri'nin yargı hakkının bulunmadığı, dava şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2136 E. 2024/4856 K.
Ortak:tanıma · tenfiz · temsil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… başlatıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, yabancı mahkeme kararının Türk mahkeme ve icra dairelerince uygulanmasının mümkün olmadığını, dayanak olabilmesi için «tanıma» ve «tenfizinin» yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tanıma» ve «tenfiz» davalarının «resen araştırma ilkelerine» tabi olmaları, Hollanda Amsterdam Medeni Hukuk Mahkemesinin 23.06.2010 tarih 448934/HA ZA 10-255 sayılı kararı ile Fatsa 1.
… n hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlı olduğu gibi yine aynı Kanun'un 58 inci maddesine göre de yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» olarak olarak kabul edilebilmesi, yabancı ilâmın mahkemece tanınmasına bağlı bulunduğu, (Yargıtay 11.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen araştırma ilkesi · alacağın likit olması · para alacağı · delil niteliği · kesinleşen ilam · bekletici mesele · kesin delil · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/639 Esas-2016/823 Karar sayılı «kesinleşmiş ilamı» ile tanınması nedeniyle yabancı mahkeme ilamının «kesin delil niteliğinde» olmasına, «alacağın likit olması» nedeniyle davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin yerinde olmasına, davanın «para alacağına» ilişkin olması nedeniyle «harç» ve «vekalet ücretinin» nispi olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, i …
İcra Müdürlüğünün 2011/1723 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, ancak borçlunun borcunu ödemediği gibi alacağa haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacak miktarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tanıma» ve «tenfiz» davalarının «resen araştırma ilkelerine» tabi olmaları, Hollanda Amsterdam Medeni Hukuk Mahkemesinin 23.06.2010 tarih 448934/HA ZA 10-255 sayılı kararı ile Fatsa 1.
… tle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan delillerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi ve tanık anlatımlarına başvurulmadığını, «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini, müvekkil ile davacı arasında ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlığın bulunduğunu, yalnızca «bekletici mesele» yapılan yabancı mahkeme kararları dayanak gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk yargısı nezdinde icra kabiliyetinin bulunmadığını, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, nispi olarak hükmedilen «vekalet ücretinin» de usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. istemişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1686 E. , 2024/3037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/110 Esas, 2022/49 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalılar ... ve ... vekilleri
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında çalışmakta iken kazanmış olduğu birikimleri ile davalılarla ortak ticari işletme açtığını, daha sonra davalılar tarafından kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalılarla anlaşmazlığa düşerek bu işletmeden olan alacaklarının, hisselerinin ve paylarının davalılara devredilmesine ilişkin borçlular ile aralarında bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini, davalıların taahhütlerini ihlal ettiklerini ve yaptıkları hukuksuz işlemleri ile müvekkilinin, şirket kanalıyla 3 üncü kişilere ve bankalara borçlanmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin davalılar aleyhine Hollanda'da yargı yoluna başvurduğunu, taraflar ve vekillerinin borcun tasfiyesi konusunda anlaşmaya gittiklerini ve anlaşmanın Amsterdam Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü, Tedbirler Hakimliği tarafından onaylanarak kesinleştiğini, Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK-2400 Pee/AB no.lu kararı gereği davalıların müvekkiline ödeme yapmakla yükümlü olduklarını, müvekkilinin, […]V.'nin davalılardan olan tüm alacaklarına da temlik alacaklısı sıfatı ile talep hakkına sahip olduğunu ileri sürerek Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK 11-24000 Pee/AB no.lu kararının tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, verilen kesin süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme hakem kararının ulusal mevzuta göre tenfizin mümkün olmadığını, zira tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının verildiği duruşmada hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kararının tenfizi talep edilen yabancı mahkeme tarafından herhangi bir yargılama yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda savunma hakkı ihlal edilerek karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adalet Bakanlığından gönderilen yazı cevabında belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri gözetilerek yapılan değerlendirmede diğer hususlarda bir engel bulunmadığının anlaşıldığı, davalı taraf yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle davaya itiraz etmiş ise de kararda davalıların kendilerini avukatla temsil ettirdikleri anlaşıldığından tanıma ve tenfize herhangi engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne Amsterdam Mahkemesi 496431/KG RK 11-2400 PEE/AB numaralı kararın tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 16.10.2023 tarihli ve 2022/6371 E., 2023/5889 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davalı ... vekili; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmaksızın gerekçesiz bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin eklenmediğini, verilen sürede de bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını Adalet Bakanlığı yazısında belirtilen tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığını, bahsekonu yazıda belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engellerinin tamamının işbu davada mevcut olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili; bozma ilamı gereğinin yerine getiremediğini bozma sonrası hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi kararın gerekçesiz olduğunu, bu durumun adil yargılanma hakkının ve Anayasa'nın ihlali olduğunu, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararın verildiği duruşmadan hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kamu düzenine aykırılığın tenfiz mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılması yasağının istisnası olduğunu, yabancı mahkeme kararına konu dava dosyasında müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkili adına işlem yaptığı sözde vekilin yetkisinin olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, müvekkili hakkında 2013 yılında verilmiş iflas kararı ve 2019 yılında verilmiş yapılandırma kararları olduğundan, tenfizi istenen kararının icrasının mümkün olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ... ve ... vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85'er TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039718900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz