Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5529 E. 2024/3022 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine özgü takip↗ hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ yazılı delille ispat↗ delil niteliği↗ delillerin toplanmaması↗ kesin delil↗ teminat senedi↗ ispat külfeti↗ bedelsizlik↗ ispat yükü↗ bono↗ iflas↗ menfi tespit↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.01.2015 tarih ve 2014/158 E., 2015/10 K. sayılı kararı ile bononun teminat senedi olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/19139 E., 2018/2560 K. sayılı kararıyla, bono üzerindeki "m" harfinin bononun malen ahzolunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, ispat külfetinin davacıda olduğu, buna göre delillerin toplanarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ve bononun bedelsiz kaldığını ispatlaması gerektiği, bu hususta Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesi 2019/288 Esas sayılı dosyası ile görülen ceza davasında davacının dava konusu icra takibi dayanağı olan imzaladığı senedin karşılığının davacı tarafından ödenmiş olduğu kabulüyle işbu dosyada davalı olan sanığın bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhleri dosyada mevcut olup Hukuk Mahkemesi olarak Mahkemenin Ceza Mahkemesinin maddi vakıa kabulleri yönünden bağlı olduğu gözetilerek, diğer bir deyişle Ceza Mahkemesindeki senedin karşılığının ödenerek bedelsiz kaldığı yönündeki maddi olay kabulü bu dava açısından kesin delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, bozma ilamına uyulmasına karşın deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dava, takibe konu bononun teminat olduğu iddiasına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/19139 E., 2018/2560 K. sayılı bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere bononun teminat senedi olduğunu ispat yükü davacıya aittir. Senedin miktarı itibariyle de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu iddianın yazılı delille ispatı gerekir. Mahkemece ispat külfetinin davacı tarafta olduğu kabul edilmekle ceza yargılamasında senedin karşılığının davacı tarafından ödenmiş olduğunun tespit edildiği, sanığın bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı, mahkemenin ceza mahkemesinin maddi vakıa kabulleri yönünden bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan ceza yargılaması sonucu davalı (sanık) hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkûmiyet kararı değildir. Bu nedenle ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacaktır. Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 tarihli ve 2011/19-639 E., 2012/30 K., 31.01.2019 tarihli ve 2017/13-681 E., 2019/46 K. sayılı kararlarında da değinildiği üzere, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının maddi olgunun belirlenmesi yönünden de hukuk hâkimini bağlamayacağının kabulü gerekir.
Somut olayda tanık dinlenmesi ve beyanlarının nazara alınması mümkün olmadığı gibi ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ceza mahkemesince verilmiş mahkumiyet hükmü gibi bağlayıcı olmadığı dikkate alındığında dosya kapsamı itibariyle dava konusu senedin teminat senedi olduğunu davacı taraf usulüne uygun ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3441 E. 2024/6597 K.
Ortak:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · bono · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, «ispat külfetinin» davacı üzerinde olduğu ve «bononun» «bedelsiz» kaldığını ispatlaması gerektiği, bu hususta Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesi 2019/288 Esas sayılı dosyası ile görülen ceza davasında davacının dava konusu icra takibi dayanağı olan imzaladığı senedin karşılığının davacı tarafından ödenmiş olduğu kabulüyle işbu dosyada davalı olan sanığın bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhleri dosyada mevcut olup Hukuk Mahkemesi olarak Mahkemenin Ceza Mahkemesinin maddi vakıa kabulleri yönünden bağlı olduğu gözetilerek, diğer bir deyişle Ceza Mahkemesindeki senedin karşılığının ödenerek bedelsiz kaldığı yönündeki maddi olay kabulü bu dava açısından «kesin delil niteliği» taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 08.01.2015 tarih ve 2014/158 E., 2015/10 K. sayılı kararı ile «bononun» «teminat senedi» olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/19139 E., 2018/2560 K. sayılı kararıyla, «bono» üzerindeki "m" harfinin bononun malen ahzolunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, «ispat külfetinin» davacıda olduğu, buna göre «delillerin toplanarak» bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaA.Ş, «kefili» ... olan «bononun» «sahteliğinin», sahte olduğuna dair maddi olayın varlığının ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiği, Mahkemenin bu kesinleşmiş kabul ile bağlı olduğu, bononun sahteliği ceza mahkemesi kararı ile sabit olmakla; davacıların sahte bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti isteminin de kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarih ve 2017/146 E., 2019/370 K. sayılı dosyasında davalı ...'ın «resmi belgede sahtecilik» ve mağdurun senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilmesi suretiyle yağma suçlarından sanık olarak yargılandığı, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığı, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yağma suçundan ise beraat ettiği ve kararın -işbu temyiz incelemesi tarihi itibariyle- Yargıtay 6.
Öncelikle «hükmün açıklanmasının geri bırakılması» kurumunun hukukî niteliği ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belgede sahtecilik · sahtelik · borçlu olunmadığının tespiti · sahtecilik · infaz · oy yasağı · kötü niyet tazminatı · kefil
Benzer bu karardaA.Ş, «kefili» ... olan «bononun» «sahteliğinin», sahte olduğuna dair maddi olayın varlığının ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiği, Mahkemenin bu kesinleşmiş kabul ile bağlı olduğu, bononun sahteliği ceza mahkemesi kararı ile sabit olmakla; davacıların sahte bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti isteminin de kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarih ve 2017/146 E., 2019/370 K. sayılı dosyasında davalı ...'ın «resmi belgede sahtecilik» ve mağdurun senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilmesi suretiyle yağma suçlarından sanık olarak yargılandığı, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığı, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yağma suçundan ise beraat ettiği ve kararın -işbu temyiz incelemesi tarihi itibariyle- Yargıtay 6.
Mahkemece davalı ... hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği ve bu ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi tarafından bağlayıcı olacağı, yine yağma suçundan verilen beraat kararının kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, icra takibine konu senedin tehditle imzalatıldığını ileri sürerek senedin ve takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5529 E. , 2024/3022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/173 Esas, 2023/37 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takibe konu bononun taraflar arasındaki traktör alım satımına ilişkin olarak teminat amaçlı verildiğini, taraflar arasındaki alım satım nedeniyle davacının davalıya borcu kalmadığını, bu nedenle takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, senedin verilen borç para karşılığı alındığını, teminat vasfı taşımadığını, teminat senedi olduğuna ilişkin taraflar arasında sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.01.2015 tarih ve 2014/158 E., 2015/10 K. sayılı kararı ile bononun teminat senedi olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/19139 E., 2018/2560 K. sayılı kararıyla, bono üzerindeki "m" harfinin bononun malen ahzolunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, ispat külfetinin davacıda olduğu, buna göre delillerin toplanarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ve bononun bedelsiz kaldığını ispatlaması gerektiği, bu hususta Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesi 2019/288 Esas sayılı dosyası ile görülen ceza davasında davacının dava konusu icra takibi dayanağı olan imzaladığı senedin karşılığının davacı tarafından ödenmiş olduğu kabulüyle işbu dosyada davalı olan sanığın bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhleri dosyada mevcut olup Hukuk Mahkemesi olarak Mahkemenin Ceza Mahkemesinin maddi vakıa kabulleri yönünden bağlı olduğu gözetilerek, diğer bir deyişle Ceza Mahkemesindeki senedin karşılığının ödenerek bedelsiz kaldığı yönündeki maddi olay kabulü bu dava açısından kesin delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, bozma ilamına uyulmasına karşın deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dava, takibe konu bononun teminat olduğu iddiasına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/19139 E., 2018/2560 K. sayılı bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere bononun teminat senedi olduğunu ispat yükü davacıya aittir. Senedin miktarı itibariyle de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu iddianın yazılı delille ispatı gerekir. Mahkemece ispat külfetinin davacı tarafta olduğu kabul edilmekle ceza yargılamasında senedin karşılığının davacı tarafından ödenmiş olduğunun tespit edildiği, sanığın bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı, mahkemenin ceza mahkemesinin maddi vakıa kabulleri yönünden bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan ceza yargılaması sonucu davalı (sanık) hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkûmiyet kararı değildir. Bu nedenle ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlamayacaktır. Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 tarihli ve 2011/19-639 E., 2012/30 K., 31.01.2019 tarihli ve 2017/13-681 E., 2019/46 K. sayılı kararlarında da değinildiği üzere, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının maddi olgunun belirlenmesi yönünden de hukuk hâkimini bağlamayacağının kabulü gerekir.
Somut olayda tanık dinlenmesi ve beyanlarının nazara alınması mümkün olmadığı gibi ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ceza mahkemesince verilmiş mahkumiyet hükmü gibi bağlayıcı olmadığı dikkate alındığında dosya kapsamı itibariyle dava konusu senedin teminat senedi olduğunu davacı taraf usulüne uygun ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039601900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz