6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5130 E. 2011/16291 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava yolu ile taşıma ttk 790 navlun alacağı ihbar yükümlülüğü navlun işlemiş faiz ihbar geçersizlik icra inkar tazminatı inkar tazminatı temerrüt teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 766TTK 790

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yurtdışına hava yolu ile taşıma ücretine ilişkin olduğundan somut olaya Varşova Sözleşmesi ve hükümlerini uygulanması gerektiği, dava ve takip konusu 42 faturdan 35 tanesinde “alıcı ödemeli gidip, alıcısı tarafından ödemesi kabul edilmeyen gönderi ile ilgili uluslarası taşıma ücreti”nin yazılı olmasının yapılan bu taşımaların alıcı ödemeli olarak gönderildiğinin davalı tarafından da kabul edildiği anlamına geldiği, malın alıcıya teslim edilmesi ile taşıma ücretinin borçlusunun davalı değil dava dışı alıcı firmanın olacağı, taraflar arsındaki sözleşmenin 7.maddesinde ödemeli olarak gönderilen malların taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödememesi halinde gönderenin bu ücreti ödeyeceği kararlaştırılmışsa da bu maddenin TTK'nun 766 ve 790. maddesine aykırı olduğu, davacının TTK'nun 790. maddesinde belirtilen şekilde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmeye aykırı davranarak taşıma ücretini alıcı firmadan talep etmeden malları teslim ettiği için 35 faturanın toplam bedeli olan 9.987,23 TL taşıma ücretinin ödenmemesine katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,takip konusu alacak miktarından 9,987,23 TL ve davalı yanca itiraz edilmeksizin kabul edilen 9.06 TL çıkarıldıktan sonra geriye kalan 2,197,58 TL asıl alacağın ve 879,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,davalının temerrüde düşürülmemesi sebebiyle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sözleşmeyle kararlaştırılan alacağın likit bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava taşıma akdinden kaynaklanan navlun alacağının tahsiline ilişkin olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile gönderilenin ödemesi gereken navlun ücretini ödememesi halinde davalı gönderenin bu ücretleri ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Ortada taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bu hükmünü geçersiz kılacak bir yasa hükmü de mevcut değildir. Davacı tarafından taşınan ürünler gönderilene teslim edilmiş olup, davalı yanca navlun ücretinin gönderilen tarafından ödendiği de savunulup kanıtlanmamıştır. Tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme ile davalı gönderenin, gönderilenin ödemekle yükümlü olduğu navlun ücretinin ödenmemesi halinde dahi navlun ücretini ödemeyi kabul etmesi karşısında mahkemece davalının tüm ücretten sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının kısmen sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2330 E. 2012/3278 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5130 E.  ,  2011/16291 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.11.2009 tarih ve 2006/277 - 2009/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili firmanın 01/07/2002 tarihinde davalı borçlu ile Cari Hesap Ve Fiyat Uygulaması Sözleşmesi imzalayarak davalının yurtdışı gönderilerini taşıma işini üstlendiğini,müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği taşıma işini yerine getirdiğini ancak davalının taşıma ücretlerini ödemediğini,bu nedenle müvekkilinin davalı aleyhine İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2005/8392 esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu takibe de davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişti.

Davalı vekili, müvekkilinin yurtdışı gönderilerini davacı firma aracılığı ile alıcı ödemeli olarak gönderdiğini, buna rağmen davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak taşıma ücreti alınmaksızın gönderileri alıcısına teslim ettiğini, dava konusu eşya taşıma işinin uluslararsı nitelikte olup uluslar arası eşya taşıma hukuku kurallarına tabii olduğunu, CMR ve Varşova sözleşmeşlerinin ilgili maddeleri gereğince taşınan yükün alıcı tarafından teslim alınması ile taşıma ücretinin alıcı tarafından ödenmesi zorunluluğu olduğunu bu sebeplerle müvekkilinin taşıma ücretinden sorumlu olmadığını, dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yurtdışına hava yolu ile taşıma ücretine ilişkin olduğundan somut olaya Varşova Sözleşmesi ve hükümlerini uygulanması gerektiği, dava ve takip konusu 42 faturdan 35 tanesinde “alıcı ödemeli gidip, alıcısı tarafından ödemesi kabul edilmeyen gönderi ile ilgili uluslarası taşıma ücreti”nin yazılı olmasının yapılan bu taşımaların alıcı ödemeli olarak gönderildiğinin davalı tarafından da kabul edildiği anlamına geldiği, malın alıcıya teslim edilmesi ile taşıma ücretinin borçlusunun davalı değil dava dışı alıcı firmanın olacağı, taraflar arsındaki sözleşmenin 7.maddesinde ödemeli olarak gönderilen malların taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödememesi halinde gönderenin bu ücreti ödeyeceği kararlaştırılmışsa da bu maddenin TTK'nun 766 ve 790.

maddesine aykırı olduğu, davacının TTK'nun 790. maddesinde belirtilen şekilde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmeye aykırı davranarak taşıma ücretini alıcı firmadan talep etmeden malları teslim ettiği için 35 faturanın toplam bedeli olan 9.987,23 TL taşıma ücretinin ödenmemesine katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,takip konusu alacak miktarından 9,987,23 TL ve davalı yanca itiraz edilmeksizin kabul edilen 9.06 TL çıkarıldıktan sonra geriye kalan 2,197,58 TL asıl alacağın ve 879,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,davalının temerrüde düşürülmemesi sebebiyle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sözleşmeyle kararlaştırılan alacağın likit bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava taşıma akdinden kaynaklanan navlun alacağının tahsiline ilişkin olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile gönderilenin ödemesi gereken navlun ücretini ödememesi halinde davalı gönderenin bu ücretleri ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Ortada taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bu hükmünü geçersiz kılacak bir yasa hükmü de mevcut değildir. Davacı tarafından taşınan ürünler gönderilene teslim edilmiş olup, davalı yanca navlun ücretinin gönderilen tarafından ödendiği de savunulup kanıtlanmamıştır. Tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme ile davalı gönderenin, gönderilenin ödemekle yükümlü olduğu navlun ücretinin ödenmemesi halinde dahi navlun ücretini ödemeyi kabul etmesi karşısında mahkemece davalının tüm ücretten sorumlu olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının kısmen sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039466400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.